18.06.2018
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Detayı
İFLAS ERTELEME YERİNE GETİRİLEN KONKORDATO İLE İLGİLİ BİLİNMEYENLER
Turizmgazetesi'nde çıkan 'Zor durumdaki şirketlere konkordato öneriliyor' haberi üzerine çok sayıda kişi ve firmi bizi arayarak konuyla ilgili bilgi edinmek istediklerini söyledi. Bunun üzerine biz de konuyu bir uzmana sorduk. İşte konkordato ile ilgili bilinen ve bilinmeyenler....

 

 
Geçtiğimiz Şubat ayında İcra İflas Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle, borçlu şirketleri rahatlatan iflas erteleme sistemi kaldırıldı ve onun yerini konkordatonun alması sağlandı. Konkordatonun, uygulamadan kaldırılan iflas ertelemenin yerini alıp alamayacağını ve bu yeni sistemin inceliklerini, konunun uzmanı Avukat Mehmet Cemil Arıman ile konuştuk.
 
 
-707 sayılı khk’deki düzenlemenin ekonomik krizde ödeme zorluğu çeken turistik işletmeler için yeni bir fırsat yarattığını söyleyebilir miyiz?
 
Evet. İcra iflas kanunu’nda yer alan ve borçlunun alacaklılarıyla mahkeme nezdinde anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırması anlamına gelen konkordato müessesesinde, 28.02.2018 tarih 7101 sayılı kanun ile yapılan değişiklikle, zora düşmüş işletmelere nefes aldıracak kanuni çözümler getirildi. Bu değişiklikle amaçlanan, daha önce askıya alınan iflas erteleme müessesesinin boşluğunu doldurmaktı. Bazı eksikleri olsa da, şimdilik bu amaca ulaşıldığını söylemek mümkün.
 
Konkordato iflas ertelemeden farklı bir sistem değil mi?
 
İflas ertelemede, borç batağındaki bir şirketin belli sürede bu bataktan kurtulabileceği konusunda mahkemeyi ikna etmek yeterliydi. Ancak konkordatoda asıl ikna edilmesi gereken, borçludan alacağı olanlar… bu daha zor ama yine de onların ikna olmasını sağlayacak hukuki argümanlar da yok değil borçlunun elinde…
 
Öncelikle kimlerin konkordato imkânından istifade edebileceğini netleştirelim isterseniz
 
Borç ödemekte zorlanan şirketler de şahıslar da bu yola başvurabilirler. Burada bir sınırlama yok. Vadesi gelmiş borcunu ödeyemeyen bir esnaf da, ileri tarihli bir borcunu ödeyememe riski olduğunu gören bir şirket de konkordato başvurusu yapabilir. 
 
Nasıl ve nereye yapılıyor bu başvuru? 
 
Konkordato başvurusu borçlu şahsın ikametgâhının veya iflasa tabi borçlu şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılacak bir dava ile yapılıyor.
 
-Şimdi gelelim konunun can alıcı yanına. Adına konkordato davası açtığınız, zaten borçlarını ödemekte zorlanan bir müvekkilinize nasıl nefes aldırıp, ticari hayatının devam etmesine yardımcı oluyorsunuz?
 
Davayı açtıktan sonra mahkemeden hemen bir ihtiyati tedbir kararı alıyoruz.  Bu karardan itibaren, 
 
Borçlu alacaklılarına ödeme yapma zorunluluğundan kurtuluyor. Üstelik artık borcuna bu tarihten itibaren faiz de uygulanmıyor.
 
•     varsa, mevcut icra takipleri duruyor; yeni takip, ihtiyati haciz yapılamıyor, başkaca tedbirler konulamıyor. 
 
•     önceden yapılmış haciz işlemleriyle muhafaza altına alınmış mallar borçluya iade ediliyor.             Borçlunun banka hesaplarındaki blokajlar ve e-hacizler kalkıyor. 
 
•     alacakları rehinle teminat altına alınmış alacaklılar, haciz yolu ile takip bas¸latabilseler de, rehinli ve ipotekli malların satışları yapılamadığı için borçlu baskı altında kalmıyor.
 
-Sözünü ettiğiniz ihtiyati tedbir kararı herhalde uzun bir süre için verilmiyor. Yoksa borçlu iflastan kurtulur ama bu sefer de alacaklıları batar.
 
Evet. İhtiyati tedbir kararı başlangıçta 3 ay için alınıyor ve sonra iki ay daha uzatılabiliyor. Ama bu süreçte borçlu müvekkille birlikte alacaklıların belirli bir kısmıyla borcun yapılandırılması konusunda anlaşabilirsek, bu süreyi toplamda yaklaşık 2 seneye kadar uzatmak mümkün olabiliyor.
 
-Herhalde işin zor kısmı da burası… bu 3-5 aylık sürenin sonuna kadar alacaklıları ikna etmek gerekiyor. 
 
Evet, borçluya sağlanan bu 3-5 aylık nefes alma sürecinde odaklanılması gereken konu doğal olarak borçların tasfiyesi olmalı. Bunun için de alacaklıların tamamı ile değil ama, hem mahkemede kayıt altına alınmış alacaklı sayısının, hem de toplam alacak tutarının en az yarısını temsil eden kişi ya da kurumlarla anlaşarak, hazırlanan konkordato projesine yani aslında borç yapılandırma projesine imza atmalarını sağlamak gerekiyor.  ( ya da kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini  (1/4) ve alacak tutarının üçte ikisini (2/3) aşan bir çoğunluk sağlanmalı )
 
- Zormuş…
 
O kadar da değil. Daha önce de söylediğim gibi, borçlunun da elini güçlendiren hukuki ve mali argümanlar var. Her şeyden önce, alacaklılar bu yeniden yapılandırmayı kabul etmezlerse, muhtemelen borçlu iflas edecek ve onlar da iflas masasından belki de hiçbir şey alamayacaklar. Bunu dikkate almaları gerekiyor. Alacağını geç veya eksik tahsil etmek, hiç tahsil edememekten iyidir. Bunu düşünmek zorundalar. 
 
- Zor durumdaki bir işletmenin 3-5 ay içinde, taze kaynak olmadan işlerini toparlaması mümkün mü?
 
Borç yapılandırma konusunda borçlu firmalara destek olan, güçlü finans kurumları da var. Bu kurumlar konkordato yoluyla finansal krizden çıkmaya çalışan firmaların piyasa ve banka borçlarını üstlenip nakdi veya gayrinakdi ödemelerle bu borçları kapatıyor; ardından da firmaların bu borcu kendilerine daha uzun bir vadede ve faizsiz olarak, iştigal konuları olan işleri yaparak geri ödemelerini sağlıyorlar. Kısaca sizin sektörden örnek vermek gerekirse; borçlu otelci odalarını satarak, kiralık otomobil işletmesi aracını kiraya vererek borçlarını ödeyebiliyor.
 
- Bu sistem bankalara da uygulanabiliyor mu?
 
İflas erteleme işlerinden edindiğimiz tecrübeyle sabit ki, en zor anlaşılan alacaklılar bankalar. Ama konkordato müessesesinde, karşılığında teminatı olan banka alacakları sisteme kaydedilmiyor ve bu durumda bu bankaların da söz hakkı olmadığı için onları ikna etmek de gerekmiyor. Ama eğer bankanın da teminat eksiği yani riski varsa, o zaman banka da zaten kendiliğinden masaya geliyor ve anlaşmak daha kolay oluyor.
 
- Doğru mu anladım? Mesela 10.000 tl kredi kullanmış olan borçlu bunun karşılığında bankaya bu tutarda bir teminat vermiş örneğin tarlasına ipotek konmasına müsaade etmişse, bu banka alacağı anlattığınız konkordato projesindeki hesaplamada dikkate alınmıyor mu? 
 
Doğrudur; bu alacak konkordato projesine dahil edilmiyor ve borçlu bu banka ile borç yapılandırması konusunda anlaşma mecburiyetinden kurtuluyor. Ama mesela, ipotek verilen arsa kredinin sadece 5.000 tl’sini teminat altına alıyorsa, bankanın 5.000 tl riski var demektir. Banka bu 5.000 tl’lik kısım için konkordato projesine dahil oluyor. Ama bu durumda anlaşmak da daha kolay oluyor.
 
-Yani bu sistemde hem piyasa alacakları hem de teminatsız banka alacaklarını yeniden yapılandırmak mümkün, öyle mi?
 
Evet. Hem de bu süreçte ( yaklaşık iki sene ) cebri icra ve haciz baskısı hissetmeden, kendi işlerine odaklanarak bu borç yapılandırmasını hayata geçirebilir, krizi en az hasarla atlatabilir işletmeler. 
 

 


31-05-2018 09:03

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Habere Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim (ya da) Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar