
| NÜKLEERE HAYIR II Refet Kayakıran
Nükleere Hayır diyerek devamını getirmek ve oturduğum yerden Araştırmacı Gazetecilik örneği vermek üzere Google’a girdim… Güneş enerjisi yazdım… Karşıma çıkan ilk 3 firmaya ve 1 derneğe şu soruyu sordum: ‘’ 330 gün güneş, 10 milyon turist alan, 500.000 yataklı veya örnek olarak ortalama 200 er daireden 1000 sitelik bir bölgeye kaç paraya güneş enerjisi sistemi kurulur?’’
Aldığım bir cevabı aşağıda sizlere özetle iletirken, Antalya-Mersin Ticaret-Sanayi Odalarını, Türofed’i, Aktob’u, Çuktob’u, Betuyab’ı ve bilumum benzeri birlikleri göreve davet etmek isterim. Sadece yatırım parasıyla ebediyen bedavaya yakın kullanılacak tertemiz güneş enerjisine kıyasla 20 milyar dolarlık nükleer santralin yatırım parası bizim cebimizden çıkacağı gibi, üstüne bir de en az bugünkü elektrik faturaları kadar maliyeti ödemeye devam edeceğiz. Değil Akdeniz’e, tüm Türkiye’ye güneş enerjisi sistemleri kurmak için kaynakları bulamazsak, yazıklar olsun! Kaynak konusunda bir fantezi, yazının sonunda…
‘’Bir Evin 1 yıllık enerji ihtiyacını yaklaşık 3 kWp lik bir sistemden karşılayabilirsiniz. 200.000 adet evin enerji ihtiyacı: 200.000x 3 = 600.000 kWp = 600 MWp çıkmaktadır. 1 MWp lik santral maliyetinin 3 Milyon €+ kdv değerinden 600 MWp lik sistem 1.8 Milyar €+ KDV’ye yapılabilmektedir. Enerji genellikle üretildiği yerde tüketildiği için taşıma masrafları ve bakımları yoktur. 40 MWp lik santralde 1 işçi tam gün, 1 işçi yarım gün çalışarak tüm santralin işlerini yapabilir. (Paneller bakım gerektirmez. Görevleri kırılan panelleri değiştirmek, panellerin üzerini temizlemek) Sisteme 50+ yıl ömür biçilmektedir.’’
Bu açıklama dışında mühendis, en büyük sorun olarak, büyük sistemlerde güneşin olmadığı gece saatlerindeki akü ihtiyacını, sistemin zayıflığı olarak da önemle not etmekte. Şu andaki teknoloji ile akülerin büyük sistemlere yetersiz kalması ve ayrıca çok yer kaplaması, yakın gelecekte mutlaka bir çözüme ulaşacaktır. Ancak tahminimiz, nükleer ve fosil enerji lobileri bu akülerin gelişimine mutlaka taş koymaktadır! Dünyanın son 30-40 yıldaki inanılmaz teknolojik gelişimine bakarak, yeterli çaptaki güneş aküsünün çoktan icad edilmediğini kim söyleyebilir? Ancak anlaşılan, şu aşamada büyük yatırımlarda geceleri klasik enerji sistemleri devreye girmek zorunda (küçük ev tipi yatırımlarda sorun yok)… Bu dahi %50 bedava enerji değil mi?
Türkiye gibi güneş deposu bir ülke, Güneş Sistemi akülerine, Tübitak ve Üniversitelerle dünya çapında yoğun bir araştırmaya girse, sorun eminim 3-5 yıla çözülür. Bugünlerde elektrikli otolora çok önem veren Sanayicilerimiz ve Hükümet, güneş enerjisine daha büyük ilgi gösterse olmaz mı?
Bu akü sorununun çözüleceğine inanarak sorunu tekrarlayalım: Hadi 2-3 milyar olmasın da, akü geliştirilmesi için yapılacak harcamalarla 5 milyar dolara mal olacak bir güneş enerjisi sistemini, ömür boyu sıfır işletme maliyeti ile yaratmak mümkün iken… En az 20 milyar dolara mal olacak, çevre riskleri şimdiden belli olan ve üstüne şu andaki elektrik maliyetine yakın faturalandırılacak Nükleer santral planlamak akıl işi midir?
Kaynak nasıl mı bulunacak? İşi büyütelim ve tüm Türkiye’ye güneş enerjisi sistemi kuralım ve tüm Türkiye’de her aileye ve her işletmeye soralım: 2 yıllık yatırımdan sonra 40-50 yıl bedava ve tertemiz bir enerji kullanmanız için ev/işyeri çapına göre en küçük konut baz alınarak asgari 1000 TL ödemeniz gerekli (sistem 40-50 yılda bir, en son teknoloji ile revize edilecek olsun)… Bu asgari 1000 TL de isterseniz size 15 yıllık kredi ile Bankadan verilecek ve yıllık sabit 75 TL ödeyeceksiniz…
Ne eder, sadece işi olan ve ev sahibi en az 5 milyon aileden asgari toplanacak 1000 er TL? Tüm ülkedeki ticaret, sanayi, turizm işletmelerini de eklerseniz, elde edilecek 10 milyarlar finansman ile Türkiye, güneşin yanı sıra rüzgarı da, deniz suyunu da devreye sokar ve sıfır enerji maliyetli dünyanın en gelişmiş ekonomisi olacağı gibi, tüm dünyaya bu sistemleri satar!
Ama var mı memlekette Petro-Nükleer emperyal lobilere boyun eğmeyecek kafalar? Yoksa sadece tüm ülkeyi ebediyen kirleterek, nesiller boyu borca sokarak, birkaç ailenin nükleer santral, boru hattı, rafineri saadeti mi önemli? Yok mu memlekette adaletli bir kalkınma üretecek kafalar?
Not: Bu ilk basit girişten sonra, Güneş, Rüzgar, Su enerjisi konularına katkı yapacak her türlü uzman fikre bu köşede memnuniyetle yer verilecektir. |