26.05.2020
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi.com


Otelleri.net
Türkiye Otelleri otelleri.net adresinde.


Yazarlar - SUAVİ AHİPAŞAOĞLU
KORONA ETKİSİYLE HERŞEY DÂHİLDEN TAM PANSİYON +'YA VEYA HERŞEY DAHİL TAM PANSİYONA

 

2020 yılında uluslararası turizmden elde edilecek gelirler toplamda bir önceki yılın % 20’sini aşarsa sektörün Dünya çapında başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ülke bazında da aynı söylem geçerlidir. Göreceli olarak en az kayba uğrayacak bölgeler Monaco, Nice gibi delüks otelcilikte kendisini kanıtlamış bölgelerdir. Her ülkede üst segmentlere hitap eden bölgeler bulmak mümkündür. Türkiye’de de muhtemelen en az kayba uğrayacak bölgeler, Kundu ile Selimiye ve benzerleridir. Kundu deluks imajı ile Selimiye ise sakin imajı ile öncelik alacaktır. Lüks ve sakin imajlarını daha önceki dönemlerde pekiştirmiş tekil işletmeler de 2020 tatil taleplerinde ön sıralarda olacaklardır. Aradaki yerler de, özellikle Bodrum ve diğer Antalya da, elbette talep alacaklardır ama oralara olan talep konaklama işletmelerinin COVİD 19 karşısında aldıkları tedbirler ve alan işletmelerin bu tedbirleri gerçekten uygulayacaklarına olan güvene bağlı kalacaktır. 
 
Kriz döneminden yararlanarakyYarım pansiyon konaklama sistemine geçme yönünde ciddi çağrılar duymaktayız. Kulağımıza da pek hoş geliyor. Yarım pansiyonda işletme içki satar, öğle yemeği satar, çevre esnaf kazanır, işletmenin maliyetleri düşer vs. Bunları söyleyenler gönüllerine göre düşünüyorlar. Ne yazık ki ülkemizin gerçekleri pek öyle değil; hele ki 2020 CORONA turizmi gerçekleri hiç öyle değil. Unutulmasın ki “HERŞEY DAHİL” sistemi bir başka kriz döneminin etkili pazarlama aracı olarak ortaya çıkmış ve Türk Turizmini içine girdiği darboğazdan mümkün olan en az hasarla çıkarmıştır. Daha sonraki dönemlerde bu sistemden vaz geçilmesi mümkün olamamıştır; çünkü sistem gereği Türkiye ucuz ülke konumuna girmiştir. 
 
Turizm 20 yüzyıl başlarında Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşinin en üst basamağında iken kitleselleşme ve ucuzlatma politikaları sonucu 20 yüzyılın ikinci yarısından itibaren orta ve giderek orta altı gelir gruplarının tüketim kalıplarının vazgeçilmez unsurları arasına girmiştir. Herşey dahil turizminin en önemli cazibe unsuru misafirin yola çıkmadan olası her harcamasını yapmış olmasıdır. Sürpriz harcaması olmayacak ve geri döndüğünde kredi kartındaki açığı nasıl kapatacağını düşünmeyecektir. Türkiye’ye gelen turistlerin çoğunun cüzdanında belki bir hediye/hatıra alırım diye yanına aldığı 100-200 Euro/Dolardan başka para bulunmamaktadır. Körfez krizinden çok daha şiddetli olması beklenen CORONA KRİZİnde konukların daha yüksek harcama eğilimine gireceklerini beklemek hayalciliktir. Dolayısıyla gelmesi muhtemel konukların otel tercihlerinde birinci derece etkili olacak unsur yine sihirli sözcük “Herşey Dahil” olacaktır. 
 
Tatil işletmesinin seçiminde konukların dikkate alacakları bir başka önemli unsur da mekanın ortak kullanım alanlarının genişliği olacaktır. Şehir içlerindeki sıkış tepiş otellere pek talep olacağı kanaatinde değiliz. Örneğin 200 yataklı bir otelin 10 metre uzunluğunda ve 10 metre derinliğinde bir plajı varsa o tesise pek kimse gitmek istemeyecektir. Aynı şekilde mekanların genişletilebilme olanağının olması lokanta, bar, animasyon vb ortak kullanım alanları için de geçerlidir. Ortak alanlarda sosyal mesafe kuralına uyamayacak işletmelerin 2020 yılını pas geçmelerinde yarar vardır. Bu yılın gözde işletmeleri geniş mekanlara yayılmış, şehirden uzak tesisler olacaktır.
 
Ortak kullanım alanları arasında en önemli mekan, herkesin aşağı yukarı aynı zaman diliminde kullanmak isteyeceği yeme-içme mekanlarıdır. 1 dolar ucuz olsun isterse bulaşık suyu olsun diyen alt gelir grubunun sefilleri dışında kimse açık büfelerin o sıkışık kuyruklarına girmek istemeyecektir. Türkiye zaten Körfez Krizi ile fiyat konumlandırmada irtifa kaybetmiştir. Hala bu kaybı telafi edememişken bir kez daha fiyatlar genel düzeyinde irtifa kaybetmeye tahammülü yoktur. Peki krizin olduğu böylesine belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde fiyat artırabilir mi? Maalesef o da pek mümkün görünmemektedir. Önemli olan yeni işletmecilik teknikleri ile maliyetleri mümkün olduğunca düşürmektir. Bu noktada Seçmeli Set mönü + ara öğün ikramları +  sınırsız içecekler bir çözüm olarak sunulabilir. Herşey masaya/şezlonga servis şeklinde olacaktır. Aklımıza yıllar önce Aksaray Orhan Ağaçlı Tesislerinde rahmetli Yusuf kardeşimizin seyyar salata barı 40kişilik gruba 10 dakika bile sürmeyen ve misafirin isteğine göre hazırlanan salata servisi geliyor. 
 
Evet 2020 yazında konaklama işletmelerinin “HERŞEY DAHİL A LA CARTE” veya “TAM PANSİYON PLUS” olarak masaya/şezlonga servis ağırlıklı bir yapıya bürünmeleri gerekecektir. Bu yapının korunması, kriz sonrası dönemde hizmet kalitesi de sağlanabilirse belki de fiyatların yükseltilmesine ve hatta gerçekten de yarım pansiyon sistemine geçilebilmesine gerekli altyapıyı hazırlayabilecektir. 
 

16-05-2020 22:39
Önceki Yazıları

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar