19.07.2018
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Yazarlar - YAVUZ ATAÇ
1 Yorum | Yorumlar
TURİZMDE YAŞANANLAR RECEP TAYYİP ERDOĞAN YÜZÜNDEN Mİ ?

 

Çok konuştuğumu söylediğini biliyordum ama geçenlerde benden bahsedilince bu kez, “Turizmde uzun cümlelerin adamı” diye söylemiş. 
 
Havalimanı bekleme salonu içinde bomboş bir kafenin en orta masasında oturuyordu. Ayağa kalkıp, bir eliyle omuzuma dokunup “Selamlar, yolculuk nereye” diye sorarak elimi sıktı. 
 
Konuşup, kimseyi dinlemeyen bir “üstün insan” modeli olduğunu bildiğim için ”Fizan” dedim. Tahmin ettiğim gibi duymamıştı bile.
 
Daha sonra masaya yaklaşmakta olan bayan bir garsonun buyurun kelimesini bile beklemeden. Eliyle işaret ederek “İki Türk kahvesi, orta şekerli olsun” dedi. Kahvenin bir tanesini az şekerli olsun diye düzeltmek yine bana kaldı.
 
Turizmde ne iş yaptığı tam olarak anlaşılmıyor ama bir ucundan politikaya bulaşmış gibi. Gerekli gereksiz bir şeyler anlatmaya çalışıyor. “Eğer Reis, Cumhurbaşkanı seçilmezse. Olağanüstü hal (OHAL)’de kalkarsa, turizmde bu sene Avrupalı sayısında yüzde yüz artış yaşarız” dedi.
 
Güldüm. “Olur” dedim. Her şey dahil uygulamasında çok başarılıyız. Çocuklu ailelere yönelik tatilde fevkaladeyiz. Single tatilinde fena değiliz. Şayet üst segment grubu içine dahil edersek ‘Gerontofili’ konusunda tabir-i caizse fevkaladenin Fevk’iyiz. Yalnız fiyatlarımız çok düşük diye söyleyince. “Yahu soruyorlar cevap veriyorum. Zaten herkes aynı lafları ediyor. Doğru değil mi?” diyerek, sözlerini doğrulamamı bekledi.
 
“Boş işlerle uğraşma” dedim. Çünkü benzer bir mevzuyu birkaç gün önce, Hollanda’da, bir doğum günü davetinde tanışmış olduğum Turizm ve Otelcilik Yükseköğretim görevlisi bir Alman bayan açmıştı. 
 
Türk ve turizmci olduğumu öğrenince. Turizmde iki yıldır yaşanan gerilemenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkili olup olmadığını sordu.
 
Türk turizmdeki gerileyiş iki yıl değil, üç yıl önce başladığını söyledim. Çünkü 2015 sezonu sayısal olarak iyi bir sezon olarak gözükebilir ama gelir, kârlılık anlamında otellerimiz için çok kötü bir yıl olduğunu biliyordum. 
 
Eğer Cumhurbaşkanı farklı biri olsaydı. turizmde hayat güllük gülistanlık mı olacak? Yani otellerimiz `Her şey dahil` yerine geceleme, kahvaltı veya yarım pansiyon mu hizmet verecek? Güneş-deniz-kum tatili yapan tatilciler yerine daha fazla harcama yapan tarih, kültür ve doğanın yanı sıra gastronomi turistlerini mi ağırlayacaktık?
 
Tesislerimiz hepsi yenileyecek. 12 ay açık kalacak. Sektörün eleman sıkıntısı kalmayacak. Otellerin konaklama, geceleme fiyatları İspanya veya en kötü ihtimal Yunanistan’ın seviyesini mi ulaşacak?
 
Daha da ötesi Türkiye, Avrupa Birliğine üye mi olacak? Türk vatandaşlarına uygulanan vize şartı mı kaldıracaktı? Yoksa Diyarbakır-Toledo, Mardin-Verona mı olacak?
 
Zaten Türkiye’nin, Avrupa ile yaşadığı problemler yüz yıl önce neyse bugünde çok farklı değil. Hatta birebir aynısı olduğunu bile söyleyebilirim  dedim.
 
100 yıldır yaşanan Ermeni soykırımı iddialarının. Sevr’de Kürtlere verilen bağımsız devlet sözünün. Yunanı denize dökme hikayelerinin üzerine Avrupa Birliği çizik mi atacak? 
 
Hadi Alman bayan belki böyle düşünüyor ama ülkemizde benzer düşünenlerin sayısı az değil. Sanılıyor ki Cumhurbaşkanı değişirse 5 milyon değil 85 milyon Alman tarafından ziyaret edilen bir turizm ülkesi olacağız.
 
Pekala hiç mi etkisi olmadı diye sorarsanız. Elin kızına söylemedim ama ocak- haziran dönemini kapsayan ziyaretçi sayılarını 2017 yerine 2015 sezonu ile kıyaslayın. Çıkacak sonucu ise sırf birkaç Avrupa ülkesi ile yaşanan siyasi gerilimin turist gelişine yansıdığını düşünmeyin. 
 
IŞİD tarafından gerçekleştirilen Sultanahmet Meydanı'nda canlı bomba saldırısı. Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısı. Yılbaşı gecesi yaşanan İstanbul Reina terör saldırısı. Suriyeli mültecilerin yarattığı panik ve üstüne üslük FETÖ darbe girişiminin hiç mi etkisi olmadığını sanıyorsunuz?
 
Ne var ki insanlarımız tamamen kutuplaşmış. Kim işine ne geliyorsa onu anlatıp, ona inanıyor. Turizmin kanaat önderleri ise laf olsun diye OHAL’ın kalkması gerekir. Çünkü Avrupalılar demokratik ülkelere seyahat ediyor diyor?.. Anlaşılan bizler turizmde her şeyi doğru yapıyoruz. Tek eksiğimiz demokrasi!
 
Neyse ‘üstün insan’ modeline ne cevap mı verdim?
 
“Bak Sezen ne güzel söylüyor” dedim. 
 
Masum değiliz, hiç birimiz..
 

12-07-2018 16:49

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
N.FuatErsoy
13-07-2018 10:35
Üstün insan ve tek eksik demokrasi
tek eksiğimiz demokrasi ve Üstün insan iyimiş :) sanırım kendisini tanıyorum, okurken gözümün önüne geldi kendisi :) güzel yazı Yavuz bey elinize sağlık
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar