19.08.2018
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Yazarlar - KANAT ATKAYA
ALDIĞIN O KOYU YERİNE KOY LÜTFEN

 

Antalya Tekirova'dakİ Kleopatra Koyu veya yörede yaşayanların andığı adla Mehmetali Bükü, cennetten kopup memlekete eklemlenmiş bir doğa güzelliği... 
 
Ağaçların suya erdiği, endemik bitkilerin hayata ve zamana tutunmaya çalıştığı, yolu düşenin huzur arayıp bulduğu güzeller güzeli bir koy...
 
Rant hayaliyle üstüne dökülecek salyadan korumak, kollamak, geleceğe emanet etmek için gözümüz gibi sakınmak gereken bir miras... 
 
Hal böyleyken "yine' ihaleye çıkartıldı ve "verildi" Kleopatra Koyu...
 
"Yine" diyorum çünkü 2015'teki ihale tepkilerle birlikte püskürtülmüştü. 
 
Ancak "Kime verildi?" diye soracak olursanız işin o kısmı biraz karışık. 
 
Alanın bile haberi yok desem inanır mısınız? 
 
Arkadaşımız Aysel Alp, Kleopatra Koyunu kimin aldığını ve koya nasıl bir tesis yapılacağını öğrenmek için yola çıkmış, akla hayale gelmeyecek tuhaflıkta bir manzarayla karşılaşmış.
 
Olaylar şöyle gelişiyor... 
 
Koy, 30 Mayıs'ta düzenlenen ve "butik ihale" izlenimi yaratan bir ihale ile "5+24", toplam 29 yıllığına bir firmaya tahsis edildi. 
 
Yöre halkı damdan düşen bu ihalenin ardından ayaklandı, sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri vb bir protesto eylemi düzenledi. 
 
Koya kimin ne yapacağı, nasıl bir tesisleşme ile canına okunacağı ise ne hikmetse anlaşılamadı. 
 
Arkadaşımız Aysel Alp ihaleyi kazanan Sembol Inşaat'm ortaklarından Fettah Tamince'yi aradığında şu cevabı aldı: "Benim günübirlik tesisle ne işim olur? Milyarlık cirosu olan bir turizm markasıyım. Günübirlik tesiste anama yoğurt yaptırıp, hanıma da gözleme mi açtıracağım? Noter aracılığıyla bakanlığa başvurduk, 'Biri bizim adımızı mı kullandı?' diye sorduk. 
 
Anlamaya çalışıyoruz...
 
" Bu kez Sembol Turizm ve Otelcilik AŞ'nin ortaklarından olan ve ihale katılımcısı olarak belgelerde adı geçen Sedat Yıldız'ı aradı. 
Onun cevabı da kafanın henüz karışmamış kısımlarını karıştıracak şekildeydi: 
 
"Ne ihalesi? Biz mi almışız? Kaça almışız?" Bir şirketin ihaleyi kazandığından haberi olmamasını bir yere kadar anlayabiliyorum da, katıldığını hatırlamaması biraz tuhaf değil mi? 
 
Arkadaşımız hatırlatmış tabii hangi ihale olduğunu. 
 
Bunun üzerine de "Tamam, biz vekâlet vermiştik. Demek almışız" cevabı gelmiş. "Peki ne yapmayı düşünüyorsunuz?" sorusunun cevabı ise "Ne bileyim ne yapacağız? İlgilenen kişiyle konuşup size döneyim" olmuş ancak ne arayan olmuş, ne soran... 
 
Bu noktada "Acaba ihale yapılmamış olabilir mi? 
 
Bir hayali endişenin peşinde mi koşuyoruz?" diye soruyor insan kendi kendine değil mi? 
 
Arkadaşımız kendi kendine soracağına, doğru olanı yapmış ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Nurettin Taş'a sormuş bu soruyu. 
 
Gelen cevap şöyle: 
 
"30 Mayıs'ta ihaleyi sonuçlandırdık. 505 bin lira yıllık kira bedeliyle, 29 yıllığına bir firma aldı. Koya 5 yıldızlı otel yapılması mümkün değil. Günübirlik kullanım alanımız var. Bir de bungalovlar olacak. Bunların sayısı ise imar planıyla belli olacak, tmar planı ihaleyi kazanan firma tarafından yapılacak, bizim görüşümüze sunulacak. Biz uygun görüş verirsek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na gidecek. Onlar da onaylarsa uygulamaya girecek..." 
 
imar planı belirsiz, daha da ötesi kazananın insafına bırakılmış bir ihaleden ve doğurabileceği tahribattan hayır gelir mi acaba? 
Ne diyordu Aleyna Tilki? 
 
"Aldığın o koyu, yerine koy lütfen..." (Hürriyet)
 

14-06-2018 12:00
Önceki Yazıları
ARADIĞINIZ TURİSTE ULAŞILAMIYOR
03-03-2016 11:04 | 1 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar