13.12.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
TÜRSAB'IN SEÇİMİ

 

 
Türsab’ın –özellikle- son döneminde yarım yüzyıla yaklaşan zorlu bir mücadelenin sonunda oluşturulan, mesleki geleneklere göre yönetildiğini öne sürecek pek az kişi çıkar.
 
Bugün (26 kasım 2017) Birliğin görev süresi yasal açıdan sona eren eski yönetim kurulunun aldığı, yasalara açıkça aykırı  erteleme kararının aşağıdaki son paragrafı; Türsab’ın kötü yönetildiğinin itirafından öteye hiç bir anlam taşımıyor. 
 
“...Bu nedenle; Genel Kurul öncesinde gerek sözlü, gerekse sosyal medyada üyeler arasında meydana gelen yazışma trafiğine bağlı olarak ortamın gerginleştiğinin tespit edilmesi ve Genel Kurula katılacak üyeler arasında önemli bir kutuplaşmanın meydana gelmesi, dolayısıyla Genel Kurul salonunda ciddi bir kaos yaşanacağı öngörüldüğünden ve toplantı esnasında huzur ve sükunetin kontrol edilmesinin mümkün olamayacağı anlaşıldığından 23.Olağan Genel Kurulun ertelenmesine, oybirliği ile karar verildi.” 
 
Birliğin, savaş, iç karışıklık, sıkıyönetim, salgın hastalıklar ve ekonomik kriz dahil en ağır koşullarda seçimlerini yaptığını bilmezden gelerek, bu kararı alan yönetim kurulu üyeleri; ileride Türsab’a verdikleri zararın manevi ağırlığı altında umarım ezilmezler. Kuşkusuz yasalara aykırı davranmaktan kaynaklanacak bir takım yaptırımlarla karşılaşmaları olasılığının güçlü olduğunu unutmayalım.
 
Üstelik bu karara imza atanlar ; görevi üyelerinin mesleki çıkarlarını gözeterek, Türk Turizminin gelişmesine katkıda bulunmak olan TÜRSAB’ın, binlerce üyesinin yurtdışında yoğun çabalarla ;” ülkelerinin güvenli olduğunu kanıtlamak adına verdikleri mücadeleyi, tek kalemde sildiklerinin, onların emeklerini hiçe saydıklarının” farkında bile değiller. 
 
2-3 Aralık tarihlerinde toplanacak genel kurula katılacak üyeler; salon  güvenliğinden kuşku duyulduğu gerekçesiyle ertelemeye kalkışan eski yönetimden, bu davranışın hesabını mutlaka soracaklardır.
 
Yasalara açıkça aykırı erteleme kararının açıklanmasından kısa bir süre sonra, eski Yönetim Kurulu Başkanı da 2-3 Aralık tarihlerinde --bu kez çoğunluk aranmadan- toplanacak Genel Kurulda aday olmayacağını açıkladı.
 
“...Biliyorsunuz ki, 1983 yılında başlayan TÜRSAB Yönetim Kurulu üyeliğim, günümüze kadar muhtelif zaman aralıkları ile süre geldi ve 1999 yılından bu yana geçen onsekiz yıllık süre içerisinde de Yönetim Kurulu Başkanı olarak sizlere, sektöre ve Birliğe hizmet vermeye devam ettim.
 
 İfade etmeliyim ki, benim için her anı büyük bir onur ve keyif dolu olan bu uzun zaman dilimi, daima hayatımın en özel bölümünde muhafaza edilecektir. 
 
Ancak, camiamızda artık kavgaya, kine ve bölünmeye gönlüm razı gelmiyor. Zira devir, birlik ve beraberlik içerisinde hareket etme, kenetlenme devridir. 
 
Ancak, yaşadığımız ve hiç alışık olmadığımız bu gergin süreç şahsım üzerine kurgulanarak devam ettirildiğinden, ömrünün büyük bir bölümünü bu sektöre ve Birliğimize hizmet ederek geçiren bir büyüğünüz olarak kabullenme sınırımı aşmış bulunmaktadır. 
 
Bu nedenle; Birliğin 23.görev dönemi Yönetim Kurulu Üyeliği adaylığından çekildiğimi bilgilerinize sunuyorum.” 
 
Açıklamanın üslubu, gerçek olduğu kuşkulu bir kırılganlıktan çok, seçimlerde muhalefetin karşısına çıkacak cesaretin bulunamayışından kaynaklandığı izlenimi veriyor, dersek haksızlık etmiş olmayız.
 
Üstelik yönetime yakın çevrelerce yayılan, seçimler öncesinde demokrasi dışı bir takım gelişmeler yaşanacağına ilişkin söylentiler ortadayken, bu çekilmenin Birliğin geleceği için kaygı duyan özverili bir davranış olduğunu kabul  etmek hayli zor.
 
TÜRSAB; yarım yüzyıla yaklaşan geçmişiyle, turizm sektöründe yasayla kurulmuş, kamu kurumu niteliğindeki tek meslek örgütü iken, geçtiğimiz yıllarda Atilla KOÇ’un Bakanlığı döneminde bu niteliğini güçlendirmek yerine, Esnaf Odaları ile aynı statüye getirilmiş, ayrıca ticari girişimlerde bulunmasının önü açılınca, sorumsuzca yönetilen bir ticarethaneye dönüşmüştü. 
 
Siyasal İktidarları; seyahat acentelerinin mesleki çıkarlarını gözeterek, turizmin gelişip güçlenmesi bağlamında; sektördeki iç ve dış gelişmelere ilişkin doğru bilgilendirmesi gereken TÜRSAB, son yıllarda bu işlev yerine, kamu kuruluşlarıyla ticari ilişkileri sürdürme görevini üstlendiği izlenimi veriyordu.
 
Siyaset kurumunun doğru bilgilendirilmesi bir yana, sektörü olumsuz etkileyecek hayati kararlar karşısında, kraldan ziyade kralcı bir tutum alındığı kimse için sır değildi.
 
Uzun süre denetlenmeyişi, son Genel Kurul öncesi dağıtılan rapora yansıyan temelsiz bir takım alacak kayıtlarıyla, kırılgan mali yapıyı gözlerden saklamaya yetmemiş olmalı ki, bir meslek kuruluşu -belki de- Türkiye tarihinde ilk kez, ticari borçları yüzünden icra takibine uğradı.
 
Şimdi bütün üyeleri;  TÜRSAB’ı içine düşürüldüğü bu dar boğazdan çıkarmak amacıyla, birlikte davranmak ve gerçek işlevini yerine getirmesi için katkıda bulunmak zorundalar. 
 
Geçmişte TÜRSAB’ın kurumsallaşması, büyüyerek güçlenmesi ve sektörün çıkarlarını savunma amacıyla, günlerce göremediği çocuklarının yüzlerine hasret kalan, kısıtlı kaynaklarıyla yurtdışı etkinliklere katılan, kendi işlerini ikinci plana iten bir kuşağın temsilcilerinden birisi olarak, yukarıdaki istekleri dile getirmenin görevim olduğuna inanıyorum.
 
Seyahat Acenteliği mesleğinin en alt basamaklarından başlayarak, sektörün en üst makamında çalışmış  bir turizmci kimliğimle, bu süreçte –başta- Sayın Bakan olmak üzere siyaset kurumuna da önemli görevler düştüğünü kayda geçmeliyim.
 
İçine girilen bu seçim sürecinde; sandık dışı yöntemlere başvurulduğu izlenimi uyandıracak yaklaşımları önlemenin, herkesten önce onların sorumluluğunda olduğunun altını çizmek gerekiyor. 
 

26-11-2017 12:00

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.