13.12.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
SONUNDA 'HAK' DA YASALAŞMIŞ..

 

 
Türkiye; Cumhuriyet tarihinin en ağır bunalımına doğru hızla yol alırken, ülke sanal bir gündemle zaman kaybediyor.
 
Turizm sektörü de seksenli yılların ortalarından bu yana belirlenmiş  pazar hedeflerinden, aynı hızla uzaklaşıyor. Sektörün meslek kuruluşları ise bu gidişin olası ağır maliyetini siyaset kurumuna anlatmak yerine, hükümetin politikalarını desteklediklerini gösteren açıklamalar yapıyorlar.
 
Oysa gerçek gündem çok farklı. Önümüzdeki dönemde daha vahim gelişmelerle karşılaşma olasılığı artıyor.
 
Gündemin 27 Kasıma kadar üst sıralarında yer alacağı anlaşılan Zarraf davası, kamuoyuna kabul ettirilmek istendiği gibi; Türkiye’nin yolunu kesme amaçlı bir “büyük oyunun” nedeni olmaktan çok, ABD başta Batı ile gerilen ilişkilerin kaçınılmaz sonucudur. 
 
Siyaset kurumu; nasıl bölgedeki sorunların gerçek nedenlerini bilmeden, sığ mezhepçilik yaparak, oy devşirme anlayışıyla Ortadoğu batağına saplandığımızı fark edemiyorsa, bizim sektör yöneticileri de iktidarın gündeme getirdiği Avrasya’ cılığı, krizden çıkışın alternatifi sanıyorlar.
 
İçlerinden hiç kimse ortaya çıkarak; kapasitesinin yüzde yetmişi kıyı tatiline göre tasarlanmış sektörün; Rusya dışında 11 saate kadar varan uzaklıklardan Türkiye’ye hangi uçaklarla, hangi tüketici profiline hizmet vereceğini sorgulamıyor.
 
İşin daha vahim yanı ise;  kıyı tatilinin en önemli bölgesi Antalya’nın Avrasya turizminin merkezi olacağını sanan ve buna inanan sektör meslek örgütü yöneticilerinin görevde bulunmaları.
 
Oysa Avrasya adıyla tanımlanan coğrafya; gerginliğin tırmandığını gösteren gelişmelere gebe. 
 
Örnek mi istiyorsunuz?  
 
S. Arabistan Müftüsünün; İsrail yerine Hizbullah ve Hamas ’ la mücadeleyi cihat ilan eden açıklamaları.. Bu sözlerin ardından, bölgedeki gerginliğin yeni bir evreye gireceğini görmemek mümkün mü?
 
Bölgede köktenci anlayışı temsil eden siyasal İslam yerine, arkalarında İsrail'in de yer alacağı, Suudilerin öncülüğündeki Arapların  Sünni Hilal Projesinin, İran'ın Körfezdeki varlığı bahane edilerek, bir savaşa yol açabileceği öylesine belirgin ki..
 
Böyle bir gelişmenin  gündemde olmasının bile Türk Turizmini olumsuz etkilemeyeceğini kim söyleyebilir?
 
Bu gelişmelerin yaşandığı ortamda, yeni tartışmalara yol açabilecek HAK ‘ın “helal akreditasyon kurumunun” bir yasayla kurulmasına, sektörden tek bir eleştiri gelmeyişini anlamak çok güç.
 
Türkiye’de helal ile haram tartışmalarına turizm sektörünü de katacak bu kurumun yaratacağı sakıncaların, kısa sürede gündeme geleceğine hiç kuşkum yok.
 
Sözüm; izlediği politikalarla dış politika ve ekonomide krize girileceğini sezinleyen iktidarın, Atatürk ile yaptığı çıkışı kendi tabanında dengelemek amacıyla, Vahabiliğe prim veren bu denge arayışı karşısında sessiz kalan turizmcilere: Helal Olsun.
 

19-11-2017 12:00

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.