22.11.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
1 Yorum | Yorumlar
TÜRSAB GENEL KURUL ÖNCESİ VE BİR ÇİN MASALI

 

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’nin yaklaşan Genel Kurulu nedeniyle, seyahat acenteliği mesleğine ilişkin düşüncelerimi paylaştığım yazıların sonuncusu, araya Turizm Şurası girdiği için biraz gecikti. 
 
Geçen süre içinde 27 Ekim günlü yazıda değinilen; Türsab kökenli şirketleşmelerden kaynaklanan, basına da yansıyan çok talihsiz gelişmeler yaşandı.
 
Birliğin- aslında mevcut yönetim döneminde son yapılan yasal değişiklikten sonra, belki de oda demek daha doğru olacak- adının borç, alacak, kredi, rehin ve en üzücüsü; haciz işlemleriyle birlikte anılması, bu satırları yazarken acı veriyor.
 
Ne ilgisi var, sorusu aklınıza gelebilir. 
 
Henüz otuzlu yıllarımın başındayken, yönetimine seçildiğim günden ayrıldığım 1991 yılına kadar geçen –iki yılı hariç- 12 yıllık dönemde; arkadaşlarımla birlikte, uykusuz gecelerimizin, zor koşullarda yapılan seyahatlerin, ülkeye tek bir turist gelsin diye aşındırılan kapıların, Mesleğimizi ve Birliği’mizi kamuoyuna kabul ettirmek için harcanan emeklerimizin, bu durumu biraz olsun eleştirme hakkını verdiğine inanıyorum.
 
Ancak bu aşamada eleştirileri bir yana bırakmanın daha doğru olacağına, TÜRSAB’ı bu güç durumdan kurtarmak için girişimde bulunulması gerektiğine de inanıyorum. 
 
Şimdi yapılması gereken; kongreden önce talip olanlarla, mevcut yönetimin hızla bir araya gelerek; TÜRSAB’ın gerçek durumunu gözden geçirmeleri ve çözüm için çaba harcamalarıdır. Burada daveti yapması gereken tarafın yönetim olduğuna kuşku yoktur.
 
Öte yandan ortada TÜRSAB’ın yönetimini bir yana bırakalım, sektörü derinden etkileyen daha vahim gelişmeler de var.
 
Türkiye’nin dış siyaseti ve sınırlarındaki savaş,  Dünya’da hızla gelişen sayısal teknolojinin sektör üzerindeki etkileri, şimdiye kadar yaşananlarla karşılaştırıldığında mesleği çok farklı sorunlarla karşı karşıya getirdi. 
 
Dünya’daki gelişmeler  gözönüne alınmadan, “Seyahat Acenteliği” mesleğinin düze çıkacağını sanmak, işlerin yolunda gittiğini ifade etmek, safdillikten öteye geçemez.
 
Mevcut yönetimin yorgunluğu ve  sergiledikleri yaklaşımın bu süreci yönetemeyeceği ortada.
 
Seçimler öncesi dile getirilen eleştiri ve çözüm önerilerinin; kaçak seyahat acenteliği, rehberlerin denetimleri, hac ve umre gezilerine odaklanması, aslında üyelerin de yaklaşan gerçek tehlikenin farkında olmadıklarını ortaya koyuyor.
 
Tek bir otomobili olmayan UBER’in 60 Milyar Dolar, tek bir oteli bulunmayan Expedia’nın 2020 de 100 milyar dolarlık piyasa değerine ulaşacağı bir pazarda;  hiç odası olmayan Booking’in, uluslararası piyasanın büyük oyuncusu  haline geldiği Yeni Dünya’da; Genel Kurul öncesi TÜRSAB’ın gündemi bambaşka  konulara ayrılmalıydı.
 
Ödeme sistemlerinin uluslararası değişim birimi olma yolunda hızla ilerlediği bir süreçte; IATA üyeliğinin kolaylaştırılmasının, ya da THY başta uçak  bileti komisyonlarının, 25 yıl önceki oranlara yükselmesini TÜRSAB’tan beklemenin, hayalcilik olduğunu artık birilerinin çıkıp söylemeleri gerekiyor.
 
Sektördeki son gelişmeler; -izlediğim kadarıyla- meslektaşların sorunlara yaklaşımları; bana eski bir Çin masalını anımsattı.
 
Çin’liler savaştıkları ordunun komutanını esir ettiklerinde, ona övgüler düzer, onuruna  büyük bir şölen verirlermiş. 
 
Gece eğlence doruğa çıktığında, sessizce yaklaşan bir cellat; ustalıklı bir kılıç darbesiyle esirin başını gövdesinden ayırır ve şölen sona erermiş. Bu uygulama kısa sürede Çin’in dost-düşman bütün komşularınca duyulmuş.
 
Savaşı kaybederek Çin’lilerin eline düşen talihsiz bir komutan, övgüler düzülüp ziyafet  alanına doğru götürülmeye başlanınca; biraz sonra başına geleceklerin bilmenin etkisiyle, kendisine refakat edenlere döner; “neler yapılacağını biliyorum, bunlara hiç gerek yok. Kafamı kesin işiniz bitsin” der. 
 
Çin’li; soğukkanlılıkla esirine dönerek ; ”o iş çoktan bitti, siz farkında bile değilsiniz” yanıtını verir. Ve ekler; “kafanızı sallayın, anlayacaksınız.” Şaşkınlıkla refakatçisini dinleyen esir, öne doğru eğilince, başı yere yuvarlanır.
 
Kuşkusuz gerçek olmayan bu yukarıdaki masala gülüp, geçebilirsiniz.
Ama Masal da olsa bizim mesleğin ve Türsan yönetiminin gerçek durumunu çağrıştırmıyor değil.
 
Ne dersiniz?
 

13-11-2017 11:31

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
mösyö
19-11-2017 11:54
doğru söze ne denir
Sayın Bahattin yücel O kadar güzel anlatmışsınız ki sorunları,gerçekten kısa ve öz ama anlıyacak arkadaşlar çıkar mı bilmiyorum sizin engin tecrüberinizden keşke yararlanmış olsalar ama görüyorum ki,Türkiye/de turizm ancak belirttiğiniz Çin atasözündeki gibi kelle gittikten sonra.........
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.