22.10.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - SÜHA UYAR
HAYIRSIZ ADA DA İMARA AÇILIYOR..

 

Demokrasi Adası projesi için imara açılan ve yemyeşil dokusu usturaya vurulup betonlaştırılıp Kelada’ya döndürülen Yassıada’dan sonra Sivriada da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından imara açıldı.
 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı imar planları 3 Ekim'de askıya çıkarıldı. Hiçbir yerleşimin bulunmadığı Sivriadada (Hayırsız Ada) 18 bin 527 metrekarelik alanda otel ve kültür merkezi inşa edilecek.
 
Kıyı alanlarının da aktif kullanımı için 10 bin 793 metrekare iskele ve platform yapılacakmış.  Topografik yapısına uygun doğa sporu, tırmanış, su sporları, yelkencilik gibi faaliyetler yapılması da öngörülüyor.
 
Hazine arazisi olan ve bugüne dek planlarda “askeri yasak bölge” olarak işaretlenmiş, hiçbir yerleşimin bulunmadığı Sivriada, yeni plan ile “turizm ve kültürel tesis” alanı oldu.
 
Benim şahsen dürüstlükle uygulanacağını hiç ama hiç beklemediğim Plana göre adaya otel, fuar, kongre merkezi, konferans salonu, kültür merkezi, açık hava müzesi, amfi tiyatro, sergi salonu, spor alanı, seyir terası, parklar, iskele, marina, kulüp ile dernek yapıları ve bu fonksiyonlara hizmet edebilecek kafe, restoran, satış birimleri yapılacak.
 
 
Dağa, denize, ormana, adaya, ova, vadi ve de yaylaya düşman olan açgözlüler cumhuriyetinde inşallah bu kez doğru düzgün bir yapılaşma yapılır. Bakın yapılmazsa Cumhurbaşkanımız küser. Gelin bu kez onu küstürmeyin. Aksi takdirde kendinizi affettirmek için okul mokul yaptırmak zorunda kalırsınız. 
 
BİZANS DÖNEMİNDEN KALMA ESERLER VAR..
 
Hazine mülkiyetindeki 92 bin 565 metrekarelik Sivriada İstanbul 5 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 2009 tarihli kararı ile “2. derece doğal sit” ve “3. derece arkeolojik sit” alanı ilan edilmiş ve 2012 yılında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne tahsis edilmişti. Adada Bizans dönemine ait tescilli manastır, kilise ve sarnıç kalıntıları bulunuyor. 
 
SİVRİADA NASIL HAYIRSIZADA OLDU..
 
Bizim geleneğimizde sokak köpekleri şehrin sakinleridir ve yakın dostlarımızdır.
 
Onların ilk defa İstanbul’a Fatih Sultan Mehmet’in Konstantinopolis’i fethetmeye gelirken ordusunun arkasına takılıp geldikleri söylenir. Daha önceleri Roma döneminde bu kentte köpek yokmuş sadece kediler varmış. 1453 sonrası Sultan II. Mahmud dönemine kadar halkla beraber İstanbul’da kendi sokaklarında geceleri bekçi, gündüzleri arkadaş bizimle beraber mutlu mesut yaşayan köpekler önce II. Mahmud’un en son olarak V. Mehmed Reşat döneminde soykırıma uğradılar.
 
Başta Fransa olmak üzere Avrupa'da parfüm/kimya sanayi için kedi köpek katliamları başlayıp, sokaklarında tek köpek kalmayınca Fransızlar gözlerini bizim köpeklerimize diker ve teklifleri gecikmez. 
 
İstanbul’un sokak köpeklerinin kendilerine satılması karşılığında 300 bin Fransız Frangı ödeyeceklerdir. Fransa ile dönemin dahiliye nazırı Talat Paşa arasında anlaşma imzalanır ve köpeklerin toplanması için şehremini Suphi Paşa görevlendirilir. 
 
Ancak halk karşı çıkıp can yoldaşı köpeklerini saklar, vermez, direnir. Halktan beklenen destek gelmeyince bu işler paraya muhtaç olan insanlara, serserilere havale edilir. Toplama sürerken halk isyan edip gemiyle Fransa’ya gönderilmek üzere Tophane'de bekletilen binlerce köpeği bir baskın yaparak kurtarır.
 
Ancak hükümet bir kez Fransa ile anlaşma yapmıştır, bu işten vazgeçmez. Daha kapsamlı daha organize bir toplama işi başlatılır. Kısa sürede 80 bin (seksen bin) köpek toplanır ve yine Tophane'de bekletilirken halkın bir kez daha hayvanları kurtarmaması için başlarına askerler dikilir.
 
Fakat Fransa’dan beklenen yükleme talimatı bir türlü gelmiyordu.
 
Köpeklerin beslenmesi ve bakımı sorun olmaya başlamıştı. Fransa’dan yanıt gelmeyince hükümet köpeklerin fiyatını indirir sonra bedavaya vermeye bile razı olur ama Fransa'dan yine çıt çıkmaz. 
 
Kim bilir belki de “İstanbul’un tekrar Hristiyanların eline geçmesi için Türklerden önce köpeklerden kurtarılması gerekir” efsanesine inanan Fransızlar bizimkileri kandırmış olabilir.
 
Son zamanlarda olduğu gibi eskiden de bizim yöneticileri parayla pulla, makamla, vaatle öyle veya böyle kandıran kandıranaymış, tarih tekerrürden ibaret derler ya boşuna değil. Köpekleri artık Tophane’de bekletme olanağı kalmayınca kentten uzak bir yer, Sivri Ada seçildi. 80 bin köpek Sivri Ada’ya nakledildi.
 
Köpeklerin adaya sürülmesi sona erince Fransa anlaşmayı feshettiğini, köpekleri almayacağını bildiriverdi. Zavallı dostlarımız Sivri Ada’da tamamen kaderine terk edildi.
 
Halk onlara bir süre yiyecek taşıdı ama sonra bu da imkânsız bir hale gelince köpekler açlıktan ve susuzluktan can verdiler. Biçare günahsızların çığlıkları Anadolu Yakası sahillerinde duyuluyor, sabahlara kadar dinmiyordu.
 
Ölümler başlayınca, 2-3 yıl boyunca tüm sahil kokudan yaşanmaz hale gelmişti. İstanbul halkı bu suçtan dolayı çok üzgün, çok çaresizdi. Köpeklere yapılan bu vahşetin büyük bir lanete yol açacağı düşünülüyordu. 
 
Sonunda Sultan II. Mahmud zamanında başlayan lanetler zinciri bir türlü bitmek bilmedi.
 
-Mısır ordusu Anadolu’ya saldırdı.
 
-Balkan savaşı çıktı.
 
-Yunanlar ayaklandı.
 
-Rusya ile savaş başladı.
 
-Araplar ayaklandı.
 
-Çırağan sarayı yandı.
 
-Mercan sultan sarayları yandı.
 
-1911-1912 arası 4458 ev ile 2 saray yandı.
 
-1911-1912 depremleri büyük yıkımlara neden oldu ve sonunda zaten lanet nedeniyle felaketler bekleyen halk 1912 depremi sonrası Sivriadanın adını Hayırsız ada olarak anmaya başladı.
 
Resmi kayıtlarda adı hala Sivri Ada (Orijinal adı Yunanca Oxia olup Sivri anlamına gelir) diye geçse de orası bizim dilimizde hala
Hayırsız Ada’dır ve 80 bin günahsız arkadaşımızın mezarıdır. 
 
Sivriada’yı 3 Haziran 1910 tarihinde memleketimizin gördüğü en insafsız köpek katliamına sahne yaparak kendisine bu yüz kızartıcı faciayı ve koca İmparatorluğa onlarca laneti yaşatıp adının Hayırsız’a çıkmasına neden olanlara sadece Sivriada değil, o zavallıların canhıraş çığlıklarıyla günlerce inleyen tüm İstanbul sahilleriyle adaların hala lanet okumaya devam ettiğine eminim.
 

11-10-2017 12:00
Önceki Yazıları
ÜNİVERSİTE Mİ?
13-08-2017 18:36 | Yorumlar
HAYDİ AYNAYA BAKALIM
11-08-2017 02:03 | 1 Yorum | Yorumlar
ÖNÜMÜZE BAKALIM
21-07-2017 10:31 | 1 Yorum | Yorumlar
İZM..
19-07-2017 17:03 | Yorumlar
UZUNGÖL
03-07-2017 15:31 | 1 Yorum | Yorumlar
BİZ BU ÜLKEDE YOKUZ ...
20-06-2017 19:03 | 1 Yorum | Yorumlar
BENİM ADIM İSTANBUL
14-06-2017 11:07 | 1 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.