12.12.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - İBRAHİM ARAT
NELER OLUYOR TÜRK TURİZMİNDE?
 
 
Bir yabancı, Türk turizmini nasıl görüyor acaba diye merak edip, başladım sıfırdan araştırıp çeşitli kaynakları okumaya.
Bir ülkede olan biteni anlayabilmek için ilk yaptığımız şey gazete ve haber kaynaklarını okumaktır.
 
2017 yılı Türkiye turizmi ile ilgili kaynaklar araştırıldığı zaman insanın karşısına çok kafa karıştırıcı haberler çıkıyor.
 
2015 yılı ve öncesi düşünülmeden turizm gelişimine bakıldığında Türkiye’nin büyük bir atılım yılı geçirdiği algısı oluşuyor ilk bakışta.
 
Mesela, TÜİK’in ilk altı aylık raporuna göre yapılan haberlere göre, alınan çok önemli tedbirler sayesinde turizm gelirimiz artmış!
 
Ancak bilerek veya sadece gözden kaçma sebebiyle dile getirilmeyen husus gelirin misafir sayısına göre aynı oranda artmamasıdır. 
 
Haberleri bir yana bırakıp TÜİK’in sitesinden incelediğiniz zaman gerçek gün gibi karşınıza çıkıyor.
 
‘’Türkiye’nin Turizm Gelirleri Arttı’’ diye verilen haberlerde artışın sadece ikinci çeyrekte olduğu yıllık bazda (ilk 6 ay) ise yüzde 3 gibi bir düşüş olduğu görülüyor.
 
Bunun bir diğer anlamı ise misafir sayısı artarken gelir aynı oranda artmıyor.
 
Kişi başı gelirde, büyük bir başarı algısı yaratılan ikinci çeyrekte, yüzde 5 gerileme görülüyor. 
 
İlk çeyrekte ise bu gerileme yüzde 11. 
 
Kişi başı gelir 570 USD seviyesine kadar düşmüş durumda. 
 
Düşük gelirden muzdarip olan bir diğer ülke ise rakibimiz Yunanistan.
 
Ancak Yunanistan’daki ana sebep ortalama kalış süresinden kaynaklıdır. 
 
Daha önce turizm rakamları aylık olarak açıklandığında gelirin ne kadar değiştiği de verilirdi, ancak nedendir bilinmez artık sadece ziyaretçi sayısı üzerinden açıklamalar yapılıyor. 
 
Durumun üçüncü çeyrekte nasıl değiştiğini görmek için TÜİK’in raporunu bekleyeceğiz. 
 
Şimdilik modaya uyup sadece ziyaretçi sayısı üzerinden değerlendirmelere devam edelim.
 
Gerçekten de, misafir sayısı rakamlarında geçen yıl ile kıyaslandığı zaman yüzde 26,4 gibi bir artış var. 
 
Bu, Akdeniz’deki rakiplerimiz arasında en yüksek artış gösteren ülke olduğumuz anlamına geliyor.
 
Ancak 2015 yılı ile kıyaslandığında halen yüzde 14 gibi bir kaybımız var.
 
İlk 8 ayda ağırlanan yabancı ziyaretçi sayısı olan 21 milyon 980 bin rakamı 2011 yılı rakamlarına tekabül ediyor. 
 
2017 yılında ise ilk 8 aylık performans 25 milyon 506 bin yabancı ziyaretçi.
 
2016 yılına göre misafir sayısı açısından bir toparlanma olduğu doğrudur ancak her şeyin artık geride kaldığı eski günlere dönüldüğü algısı yapılacak yanlışların başında geliyor.
 
Bu artışın kaynakları incelendiğinde ise, artış gösteren iki ana pazarın eski BDT ülkeleri ve Arap ülkeleri olduğu anlaşılıyor.
16/17 kıyaslandığında Avrupa ülkelerinden yüzde 4,42 gibi bir düşüş söz konusu.
 
Bu düşüş 2016 yılında gerçekleşen yüzde 30 düşüşün üzerine gerçekleşiyor. 
 
Yeni ana pazar olarak lanse edilen Arap pazarında işler istenildiği gibi gidiyor gözüküyor zira bütün Arap ülkelerinden artış var.
 
Ancak pazarın büyüklüğü açısından Avrupa’nın açığını kapatmak için yeterli değildir.
 
Her fırsatta dile getirilen Hindistan ve Çin pazarlarında ise hedefin halen çok uzağındayız. 
 
Bu da hedefin ne kadar yanlış olduğunu gösteriyor.
 
Çin’den yüzde 20 gibi bir artış olsa da toplam rakam ancak 128 bin olarak gerçekleşmiş. 
 
Hindistan’dan ise 2016 yılındaki yüzde 35 düşüşün üzerine 2017 yılında da yüzde 13 düşüşle toplam misafir sayısı 2017 yılında sadece 49 bin.
 
Ana akım medyada çıkan turizm haberlerinin hiç de gerçeği yansıtmadığı bir yana, görmemiz gereken asıl konuları da görmemizi de engelliyor.
 
Sadece bir kaynakta karşıma çıkan bir haber Türkiye’nin asıl sorununu gözler önüne seren nitelikte.
 
Bu haber IPK araştırma şirketi tarafından terör algısı ve turizm talebine etkisi üzerine hazırlanan bir rapor.
 
Rapor, 20 ana turizm pazarında yapılan araştırma hakkında. 
 
Bu rapora göre, terör seyahat kararını yüzde 45 oranında etkiliyor. Bu oran 2016 yılında yüzde 39.
 
Terör artık sadece Türkiye’nin değil Dünya’nın genel sorunu olsa da, raporda Türkiye’ye atıfta bulunuluyor.
 
Bunlardan bir tanesi Türkiye’nin güvensiz olduğu algısı yüzde 64’ten yüzde 76’ya yükseldiği, diğeri ise Türkiye’nin anketlere göre İsrail, Mısır ve Tunus ile en güvensiz ülkeler arasında yer aldığıdır. 
 
Maalesef, içeride biz gerçeği görmek istemesek ya da başka türlü göstermek istesek de dışarıdan bakılınca çok daha farklı bir Türkiye görülüyor.
 
Bakış açılarında bu denli farklılık varken bu insanları anlayıp, ihtiyaçlarına cevap verecek önlemlerin alınması da imkansız oluyor. 
 
Asıl mesele de burada yatıyor. 
 
Gerçekleri görmezden gelmek ya da bambaşka göstermek son yıllar Türkiye’sinin en büyük sorunu. 
 

02-10-2017 16:35

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.