20.11.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - İBRAHİM ARAT
2 Yorum | Yorumlar
ANALİZDEN YOKSUN HERŞEY DAHİL KARŞITLIĞI

 

Son zamanlarda sektörün içerisinde bulunduğu krizin etkisiyle, turizm sektöründe tek defolu yerin Herşey Dahil sistemi olduğunu düşünenler, HD sistemden bir an önce vaz geçilmesini iddia ediyorlar.
 
Ve hatta yetkililer tarafından yasaklanmasını isteyenler dahi oluyor.
 
Cumhuriyet tarihinde gerçek anlamda tek bir sol iktidar görmememiz gösteriyor ki, Türk halkı liberal girişimden ve serbest piyasa ekonomisinden son derece memnun. 
 
Yeri geldiğinde sermayenin özgürlüğünden dem vuran serbest girişimin vazgeçilmez savunucuları, Kültür ve Turizm Bakanlığı eliyle sistemin yasaklanmasını dahi istiyorlar. 
 
Bunun en büyük sebebini Türk turizminin gelişim tarihini, yarattığı arzın yapısını, Dünya turizm trendini iyi analiz edememek oluşturuyor.
 
Bunun yanı sıra otelciler günah keçisi gösteriliyor.
 
Tur operatöründe çalıştığım yıllarda, bütün sektör tarafından tur operatörlerinin işin kaymağını yiyen, başka hiçbir kesime kazanma şansı vermeyen kesim olduğu eleştirilerine maruz kalıyorduk. 
 
O uçakları uçurabilmek için alınan riskleri, tek bir koltuğun dahi boş kalmadan optimum düzeyde uçurabilmenin stresini, yeri geldiğinde eksi hesaplanan paketleri ancak bu işin içerisinde olanlar bilir.
 
Otel tarafının da, pek tabii ki öncelikli gayesi optimum düzeyde kar elde edebilmektir.
 
Otellerde HD sistemi olmaz ise otelcilerin sadece oda satacağını, ne restoran ne bar açmayacağını, otel içi mağazaları kiraya vermeyerek turistlere şehir merkezine gitmeleri için baskı yapacakları mı düşünülüyor?
 
Başka düşünülmesi gereken bir husus ise otellerin konumlarıdır.
 
Bugün otellerin konumuna baktığımız zaman, otellerin şehir merkezinden uzakta olduğu gerçeği var.
 
Merkeze 35 – 40 km mesafedeki otellerden insanların sadece yeme – içme ihtiyaçları için şehir merkezine akın edecekleri mi düşünülüyor?
 
Bunlar yerel anlamda sorulabilecek birkaç soru iken, duruma daha makro ölçekte bakmak da gerekiyor.
 
Bugün Dünya’da ana seyahat tercihi deniz, kum, güneş amacıyladır.
 
Bu tercih sebebinin daha uzun yıllar liderliğini koruması bekleniyor. 
 
Türkiye’nin turizm gelişim planında da ana segment olarak deniz, kum, güneş turizmi seçilmiş, bütün yatırım planları bu yönde yapılmış durumda ve yatırımlar halen devam ediyor.
 
Bunun en büyük kanıtı yatak kapasitesinin bölgelere göre dağılımıdır.
 
2016 yılı itibariyle Türkiye genelinde 899.881 yatak bulunuyor.
 
Bu kapasitenin 418.395 yatağı Antalya’da bulunuyor. 
 
Yani, sadece Antalya toplam yatak arzının yüzde 46’sına sahiptir. 
 
Türkiye kıyı gelişimini bu denli desteklerken, talep yaratma konusunda en iyi ve en kaliteli hizmeti en ucuza sunma sloganıyla pazarladı kendisini.
 
Bu motto, hitap ettiğimiz segmentin pek bir hoşuna gitti.
 
Çünkü insanların tek istediği bütün bir yılın yorgunluğunu, stresini, hiçbir şey düşünmeden atmaktır.
 
Öyle ki, insanlar tatilde ne kadar harcayacaklarını bilerek para hesabı stresi dahi yaşamak istemiyorlar. 
 
Türkiye, turizmde yakaladığı rekor artışları bu politika sayesinde yakaladı.
 
Hedef, deniz, kum, güneş segmenti ve rakipler Akdeniz çanağı ülkeleri iken, bu sistemden vazgeçmek yarardan çok zarar verecektir.
 
Türkiye, fiyat – kalite dengesinde Akdeniz’in bir numaralı ülkesidir.
 
Bundan başka bir çaresi yoktu ve halen de yoktur.
 
Öyle ki Akdeniz’de liderliği hedeflerken rakiplerimiz, İspanya, Fransa, İtalya ve yeniden Yunanistan yer alıyor.
 
Dünya Ekonomik Forumu, Seyahat ve Turizm Rekabet Endeksi sıralamasında ise İspanya 1 numara, Fransa 2, İtalya 8 iken,
 
Yunanistan 24ncü sırada. 
 
Türkiye ise 44'ncü sırada yer alıyor. 
 
Yani rakiplerimize göre rekabete bir sıfır değil üç, dört sıfır geriden başlıyoruz.
 
Durum böyle iken ve Türkiye algısı gittikçe gerilerken, HD sistemden vazgeçmek ve üstüne üstlük fiyatların artacağını ve gelir düzeyi daha yüksek turistlerin geleceğini düşünmek pek gerçekçi gözükmüyor.
 
Artık dünyada HD servis veren otellere karşı oluşan talep başlı başlına bir segment oluşturuyor.  
 
Bu segmenti daraltmak, bu talebin rakip ülkelere kaymasına sebep olacaktır.
 
Aynı zamanda, daralan talep nedeniyle plansız büyüyen arz daha da acımasızca bir rekabeti beraberinde getirecektir.
 
Durum böyle iken de fiyatların daha da düşmesi kaçınılmazdır.
 
Kolay olan ‘’HD sistemi yasaklansın’’ demektir. 
 
Zor ve daha yapıcı olan ise, gelen turistleri cezbedecek faaliyetlerin yaratılarak, turistik aktivitelerin otelin dışında daha geniş alana yayılmasını sağlamaktır.
 
Bunun öncelikli şartı ise Türkiye’nin bir an önce hızla uzaklaştığı, bir turizm ülkesi ve hatta turizm cenneti algısına tekrar dönmesidir. 
 

10-09-2017 09:10

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Sweetnovember
14-09-2017 00:03
Katiliyorum
Herşey dahilden yarim pansiyona gectiginizde ki tamamen ulkemiz icin hayaldir.. yeterli egitim almis personel bulabileceginize inaniyor musunuz ? Ulkemize gelen turist ucuza hersey dahile gelmektedir.. hersey dahil konseptinde bile hizmet kalitesinin durumu ortadayken nasil yarim pansiyon hizmet dusunebiliyorsunuz sasiyorum dogrusu...
Serkan4848
12-09-2017 16:22
Katılmıyorum
Merhaba Düşüncenize saygı duyuyorum ama kesinlikle katılmıyorum. HD sistemi başlı başına zarar.Ülke ekonomisine bir katkıda bulunmadığı gibi turizm gelirin büyük çoğunluğu acente ve otel arasında gidip gelmektedir. Gelir demekde yanlış aslında otellerinde HD olarak yurtdışına pazarlanan fiyatlar trajikomik durumda.Türkiyede HD sistemi kullanan 4 yada 5 yıldızlı otellerde günlük konaklama ücreti ile bir avrupada pansiyonda bile kalamazsınız. Fiyat düşük tüketimde yüksek oluncada otelciler mecburen ilk kısıtlamaya personelden gidiyor.Buda kalifiye olmayan eleman ve eksik hizmet olarak geri dönüyor. Ya verilen yiyecek ve içeceklerden bahsetmek bile istemiyorum.Kalite diye birşey kalmamış otellerde verilen yemeklerin ve içeceklerin kalitesi yok.Otelcileride suçlayamıyorum.Adamlar napsın o fiyata anca bu oluyor. Temizlik? Buda ayrı bir konu.Non stop tüketim olan yerde ciddi oranda kirlenmede meydana geliyor.Otellerin bu denli yoğun olarak kullanıldığında hijyen kurallarıda yok sayılıyor. HD sistemi kalkar ise evet belkide oteller %100 dolmaz ama en azından tekrardan düzgün hizmet kaliteli hizmet yıllarına dönülebilir.Çevre esnafıda kazanır,ülkemiz kazanır. Mevcut sistemde şahsen kaliteli bir tatil geçirmek isteyen bir kişi gelipde rezillikleri gördükten sonra kesinlikle birdaha türkiyeye gelmeyip diğere ülkeleri tercih etmektedir. Benim şahsi fikrim HD sistemi ülkemize ciddi zarar vermekle birlikte turizmden gelen paranında ciddi bir bölümünü yurtdışı bağlantılı acentelere aktarılmaktadır.Otelciler zaten garibanım 3-5 müşteri alabilelim diyede fiyat kırdıkca belini doğrultamaz hale gelmiştir. Sorarım size bu mevcut sistemde allah aşkına kim kazanıyor? Eğer otelci ve esnaf yada ülke kazanmıyorsa bu demek oluyor ki paranın büyük bir bölümü yurtdışı kayıtlı tur acentelerine kalıyor.Tabiikide bu şahışlar bu sistemin bitmesini istemez.Çünkü onlar per pax hesabı üzerinden ceplerini doldurmaktadırlar. Olan güzel ülkeme güzel insanlarıma oluyor.
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.