25.09.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara
Günün Yorumu




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - NEVZAT SAYGILIOĞLU
KURTULMUŞ VE TURİZM

 

Öncelikle böyle bir başlık atmamızın iki nedeni var. 
 
Birincisi; haftalardan beri anlamsız bir şekilde gündemde kalan ve nihayet sonuçlanan; Cumhurbaşkanı, Başbakan, Ekonomi
Bakanı. Kültür ve Turizm Bakanı, turizmciler, ihracatçılar, sanayiciler tarafından tartışılan "10 günlük bayram tatili" konusu belli oldu. 
 
10 günlük tatilin temel gerekçesi, son derece palyatif, perakendeci ve ucuz yaklaşımla iç turizmin canlanması ihtiyacı olarak ortaya konuldu. 
 
Düşünebiliyor musunuz, Türk turizmini neredeyse bu 10 günlük suni teneffüs kurtarır hale geldi ya da getirildi.
İkincisi de; sektörün yeni Kültür ve Turizm Bakanı ile hemen bir araya gelmesi oldu. 
 
Dilerseniz birinci gerekçeye kısaca değinelim. 
 
Kim ne derse desin turizm iyiye gitmiyor! 
 
Turizm sektörünün hali ortada ve özellikle son 2 yıldır sektör adeta yerlerde sürünüyor. 
 
Otellerin dolulukları çok kötü, fiyatlan berbat!... 
 
İstanbul gibi dünya başkentinde Bogaz'ın etrafındaki yüzük taşı gibi otellerde bile hem doluluklar ve hem de fiyatlar olağanüstü düşük. 
 
Bunların çoğunda  Ramazan boyunca bir tek iftar yemeği verilmemiş, sadece bazı bölge otellerinde özellikle Arap ülkelerinden gelen turistler var. 
 
Ankara'yı hiç anlatmayalım. 
 
Hem şehirde değişen yönetim lokasyonu ve hem de Hükümet ve bürokrasinin tüm uluslararası ilişkilerini İstanbul'a kaydırması nedeniyle oteller adeta bomboş. 
 
Antalya'nın hali pürmelali malum. Alman. Fransız, Hollandalı vebeıızeriAvrupalılar ayağını kesmiş durumda Öyle ki kış aylarım
 
Antalya otellerinde geçiren üçüncü kuşak Almanlar bile adeta yok. 
 
Ruslar zaten Ok darbeyi vurmuş. Kazakistan ve Ukrayna gibi ülkelerin ekonomik koşulları bu ülkelerin vatandaşlarının Antalya hayallerini suya düşürmüş.
 
Bodrum, İstanbul'un arka bahçesi ve sosyetenin uğrak yeri haline gelmiş. 
 
Özellikle zengin yabancılar büyük ölçüde çekilmiş.
 
Her şeye rağmen iç turizmde bir hareket söz konusu. 
 
Bunda da insanımızın değişen tüketim ve yaşam anlayışı çok etkili olmuş durumda. 
 
Artık insanımız borç para alarak tatile gidiyor veya taksitle borçlanarak tatilini yapıyor. 
 
Bu arada turizmin temel sorunları adeta hasıraltı ediliyor.
 
Turizmin: planlama, yatırım, tanıtım, pazarlama, örgütlenme, çeşitlilik gibi sorunları aynen duruyor. 
 
Turizmci bu gerçegi göremiyor. 
 
Bu iddialı ifadeleri niçin kullandığımızı sorabilirsiniz.
 
Söylediklerimiz kulaktan dolma veya naklen ısmarlama ifedeler değil.
 
Geçmişte 1990-2000 yıllarında Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı yapmış olmamızdan ve uzun yıllardan beri hem 5 yıldızlı uluslararası marka taşıyan şehir oteli ve hem de Antalya'da deniz otelleri işleten büyük şirketler grubunun içinde bulunmamızdan dolayı bu iddialı söylemleri ortaya koyuyoruz. 
 
Uzun yıllardan beri sektörün içinde olmak, ister istemez düşünen ve gören insana işin şifrelerini çözme imkanı veriyor. 
 
İşte böyle bir ortamda veya bu koşullarda bulunan turizm sektöründe umudu 10 günlük tatillere bağlamak işin. önemini veya vahametini gizliyor. 
 
Hatta Hükümetleri bile daha köklü turizm konularına ve sorunlarına eğilmekten alıkoyuyor. 
 
Şimdi gelelim ikinci konuya veya Turizm Bakanı Kurtulmuş’un da işi zor.. 
 
Yanlış hatırlamıyorsak: 19 Temmuz'da Bakanların bir kısmı değişti. 
 
Bu arada Kültür ve Turizm Bakanı da Başbakan Eski Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Prof Dr. Numan Kurtulmuş oldu. 
 
Buraya kadar normal, zira nöbet değişimi... 
 
Ancak daha koltuğa oturmasının üzerinden 10 gün geçmeden 30 Temmuz'da sektör ile Bakan Kurtulmuş Antalya'da buluşarak sektörün sorunlarım masaya yatırdılar»...
 
Düşünebiliyor musunuz Bakan: daha Bakanlık birimlerinden brifing almadan, bürokrasiyi tanımadan. Bakanlık ve ezellikle sektör hakkında genel bilgi sahibi olmadan kendini farklı tellerden çalanların (!) arasında buldu. 
 
Hatta bazı mesajlar ve hatta resimler basında yerini aldı. 
 
Hazırlıksız, aceleye getirilmiş, konuların birbirine karıştırıldığı, her telden çalınan mesajların yer aldığı bir toplantı... 
 
Ne yazık ki sektörün kendisi zaten teksesli ve güçlü değil.
 
Otelcisi, acente veya turcusu, uçakçısı, rehberi, eğlencecisi, yatırımcısının sadece kendisini turizmin temsilcisi sandığı bir yapı var. 
 
Hatta otelcilerin arasında bile yıldız kategorileri ve şehir ve resort otel ayrışması söz konusu. 
 
Sesini daha fazla çıkarabilenler veya o dönemin siyasetine daha yalan olanlar için küçük firsatların kullanıldığı bir durum. 
 
Zaten Bakanlığın icra gücü yok.
 
Bakanlık artık turizm alan ve merkezlerini belirleme yetkisine sahip değil.
 
Bu noktada son sözü söyleyen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı var. Tahsislere ilişkin irtifak bedelleri, hasılat payları gibi üst hakları ile ecri misil gibi konularda Maliye Bakanlığı söz sahibi. 
 
Turizmin olmazsa olmazlarından birisi tanıtım konusu çok düşük bütçelerle ve acemice yürütülüyor. 
 
Böyle bir bozuk zeminde gerçekten Türk turizmi ayağa kaldırılmak isteniyorsa farklı şeyler yapmak, bugüne kadar yapılanların dışında daha stratejikve köklü yaklaşımlar sergilemek lazım. 
 
İşte o zaman umarız ki Kurtulmuş Bakan ile sektör kurtulmuş olur. 
 
Yoksa öncekiler gibi gelip giden son dönemlerdeki bakanlar arasına girer. (Dünya)
 

16-08-2017 11:22
Önceki Yazıları

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.