22.11.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - İBRAHİM ARAT
KARİZMAYI ÇİZDİRMEDEN ÖNCE
Türk Dil Kurumu’na göre ‘’karizmayı çizdirmek’’ deyiminin anlamı, var olan etkileyiciliğini kaybetmek.
 
Son günlerde tam da Türk turizmine uyan bir deyim aslında. 
 
Her ne kadar gelen ziyaretçi sayısı üzerinden artık toparlanmanın başladığı söylense de, iç ve dış etkenlere bakıldığında durumun hiç de böyle olmadığı anlaşılıyor.
 
Türkiye artık Avrupa’lı turistlerin birinci tercihi olmaktan çıkmış durumda.
 
Bunun en büyük sebebi Avrupa’dan uzaklaşmamızdır.
 
Yıllardır bir kesim tarafından iç siyasette kullanılan ‘’Müslüman bir ülke olduğumuz için Avrupa bizi birliğe almaz.’’ tezinin kendisini gerçekleştirdiği görülüyor.
 
Aynen psikolojideki ‘’kendini gerçekleştiren kehanet’’ teorisi gibi.
 
Yıllardır kendimizi buna inandırdık.
 
Daha sonra da Türkiye’nin son onbeş yılını şekillendiren iktidar partisi tarafından Avrupa ile bir kavga içerisine sürüklendik.
 
Bugün gelinen noktada hiç kimse Avrupa ile olan anlamsız kavganın sebebini anlamazken, nasıl başladığını hatırlayan dahi yok.
 
Siyasiler olarak her iki taraf da tabanını güçlendirip yeni destekler elde ederek karlı çıktı.
 
Bazıları tarafından dile getirilse de, ne Avrupa tarafından ne de Türkiye tarafından ciddi yaptırımların uygulanmaması bu kavganın belirli bir seviye devam devam ettirilmesi amacını gösteriyor.
 
Ancak halk kitleleri arasında bu kavganın etkisi sanılandan daha derin.
 
Bu durumdan en fazla zarar gören sektör ise turizm oldu.
 
Bu sezon güvenlik, doğal güzellik, fiyat–kalite dengesi haricinde insanların Türkiye tercihini etkileyen etkenlerden bir tanesi de siyasi tavır olarak karşımıza çıktı.
 
Çiçeği burnunda Kültür ve Turizm Bakanı bir açıklamasında, siyasetin turizme değil turizmin siyasete öncülük etmesi gerektiğini dile getirdi.
 
Ancak dünya o kadar politik bir hal almış durumdaki, bu idea pek de kolay gözükmüyor.
 
Dünya’nın bu denli politize olmasının en tehlikeli yanı ise din üzerinden olmasıdır.
 
Türkiye her fırsatta İslam’ın koruyucusu ve lideri olduğunu dile getirmesinden dolayı, Avrupa pazarında toparlanmanın yakın gelecekte olması zor gözüküyor.
 
Biz yönümüzü dine dayalı bir devlet kurmaya yöneltmişken, belki de en katı İslami şeriat kurallarına göre yönetilen Suudi
Arabistan, şeriat kurallarının geçerli olmadığı bir turizm bölgesi kurulmasının planlarını yapıyor. 
 
Bütün dünya turizmin potansiyelini keşfedip bu pastadan pay almanın peşine düşmüşken, biz adeta elimizdeki pastayı nasıl kaybederiz diye uğraş içerisindeyiz.
 
Bu sene yaşanan toparlanmanın başlıca sebebi olan Rus ve eski Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden yaşanan talep artışının fiyata endeksli olduğu ortada.
 
Ayrıca Rusya’dan Mısır’a uçuşlar halen başlamadı ve şu an rakipsiziz.
 
Rakipsiz olduğumuz bir pazarda  ve halen bu pazarda Türk kökenli tur operatörlerinin ağırlığı söz konusu iken, ucuza satmamız kimsenin aklına soru işaretleri getirmiyor.
 
Rekabeti yaratarak yeterli pazar bulamadığımız, plansız bir şekilde büyümüş ve büyümeye devam eden arzınız var ise, tek yol olarak fiyat kırmayı seçersiniz.
 
Çünkü en hızlı dönüş sağlayan strateji budur.
 
Daha zahmetli, daha uzun zaman gerektiren, karşılığında daha kesin ve kalıcı dönüşü olan ise topyekün, planlı, programlı bir pazarlama faaliyetidir.
 
Böylelikle turizm gelirleri sıralamasında 2005 yılında 7nci sırada iken, 2016 yılında 17nci sıraya düşmezsiniz. 
 
Bu düşüşün kriz ile de alakası yok. Çünkü en iyi dönemleri yaşadığımız 2014, 2015 senelerinde de bu sıralamada Türkiye 12nci sıradaydı.
 
Fiyatların dip yapması ile ilk etkilenecek olan ise kalitedir.
 
Türkiye olarak bizim başlıca güçlü olduğumuz yön, bugüne kadar fiyat – kalite dengesi idi.
 
Fiyatların bu yönde devam etmesiyle, kalite ve dolayısıyla misafir memnuniyetinin düşmesi, Türkiye’nin yıllar öncesine dönmesine,
Akdeniz’in güney ve doğusuyla tekrar rekabetine yol açacaktır. 
 
Bir bakıma Akdeniz’in liderliğine talip olurken, bir alt lige düşmüş olacağız.
 
Seçenekler ortada ve yapılacaklar belli.
 
Tek sorun ise, turizm bu ülke için halen çok önemli ve geliştirilmesi hedeflenen sektörlerden bir tanesi mi yoksa değil mi? 
 
Turizmde Akdeniz’in ve dolayısıyla Dünya liderliğini gerçekten istiyor muyuz yoksa bu sadece bir söylemden fazlası değil mi? 
 
Yapılacak ilk şey buna karar verip sonradan gerekli adımları atmak.
 

07-08-2017 13:40

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.