28.07.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - YAVUZ ATAÇ
TÜRK TURİZMİNİN TEKNOLOJİ İLE İMTİHANI !

 

 
Birinci Körfez krizinde nerdeyse sil baştan. Kuş Gribi krizinde, Avrupa'nın birçok ülkesinden ciddi oranlarda eksiler yaşamamıza rağmen. Türk turizminde iki yıl üst üstte hiç bir zaman gerileme olmamıştır.
 
6 Temmuz 2017, Antalya bölgesi, saat 20:30 civarı. 16 yaş üstü yetişkinlere yönelik hizmet veren bir otelin resepsiyonunda, check-in işlemi yaptırmaktayım. Desk arkasında çalışan uzun boylu bir delikanlı. “Yalnız mısınız?” diye sordu. “Şimdilik evet ama Allah büyük” dedim. 
 
Soyut cebir formülü ancak üç saniye düşündükten sonra çözebilen delikanlı. “Çok güzel.. Daha önce hiç kimse söylemedi” diyerek elini uzatıp, tebrik etti.
 
Galiba memlekette söylenmeyen daha çok şey var! Turizmde şundan başlayabilirim. Koskoca tur operatörlerinin nisan, mayıs aylarında, bir sürü otelde 10-15 odası bile bulunmaz iken. Avrupa'da yaşayan bir vatandaşımız, aynı dönemlerde 25 kişiyi getirmesini nasıl açıklarsınız?.. 
 
Şimdi bunu konuşurken şu gerçeği sakın unutmayalım. Avrupa’dan ülkemize yılda iki kez tatile gelen “üçüncü yaş grubu” Türkiye’ye sadık ziyaretçilerin belli bir bölümünü şimdilik kaybettik! Bu sadik/sürekli müşterilerin, geri dönüşü ne zaman olur? Hiç kimse söyleyemiyor.
 
Korkan, ürken ziyaretçilere gelince. Eskiden seyahat satın alan bir tatilci, yılsonuna kadar bütün tur operatörlerinin katalogları toplar, inceler ve yılbaşından hemen önce veya sonra gideceği ülkeyi, bölgeyi ve oteli seçip seyahat acentesine gider, rezervasyonunu yaptırırdı.
 
Yani geçmiş dönemlerde tatilci ile seyahat acentesi arasında ister istemez bir sıcak temas oluşurdu. Herhangi bir müşterisi şu veya bu sebepten dolayı Türkiye'ye rezervasyon yapmak istediğini ancak çekindiğini için İspanya veya Yunanistan'ı seçtiğini söylediğinde. seyahat acentesinde çalışan kişi “Çekinmenize hiç gerek yok. Çünkü daha geçen gün Türkiye tatilinden dönen müşterilerimiz gayet memnun kaldıklarını söylediler” diye anlatır. İşte bu söz bile müşterilerin tekrar Türkiye'ye rezervasyon yapmasını sağlardı. 
 
Internet ve online teknoloji derken artık tatilcilerin nerdeyse yarısından fazlasının, rezervasyonlarını evlerinden, sokağa bile çıkmadan yapmış olduğunu biliyoruz. Bu durumda müşteri ile olan sıcak temas ortadan kalkmış oldu. Bence bu gelişim bizim için hiçte iyi olmadı!
 
Bu yüzdendir ki, Avrupa’da yaşayan bir vatandaşımız bulunduğu ülkenin halkı ile bir arkadaşlığı, dostluğu veya bir diyaloğu var ise Türkiye'ye gelmiş kişileri bir şekilde ikna edebiliyor.
 
Ülkemize hiç gelmeyen diğer büyük bir kesimi ise ikna etmemiz zaten çok zor! Çünkü bu grup yok Ermeni olayları, yok Yunanları denize dökme, yok Kürt meselesi, yok demokrasi, yok insan hakları diye zaten Türkiye’ye hiçbir zaman tatil için gelmemiş veya gelmek istemiyor.
 
Tam üç yıl önce Almanya, Düsseldorf-Königsallee’de tesadüfen oturmuş olduğum bir pastanenin sahibi nerdeyse buna yakın sözleri. Kürtleri ’de gazladığımızı ekleyerek söylemişti. 
 
Bunun üzerine asırlar önce yaşanmış olayları tarihçilere bırakmak gerektiğini. Eğer tarihi yüzeysel olarak yargılayacak isek çok daha farklı olayların konuya dâhil olabileceğini söyledim. 
 
Herhalde mevzunun hangi noktaya varacağını anladı. Çünkü cevap bile vermeden yanımdan uzaklaşmıştı.
 
Pastaneden çıkarken yanına yaklaşarak, “Kürtleri gazlama olayı çok yakın bir tarih! Türkler değil, Saddam tarafından yapılmıştır. Türk veya Türkiye’ye önyargı ile yaklaşınca algılama bile farklı oluyor. Bu olayı bile bizim üzerimize atmaktan çekinmiyorsunuz” dedim.
 
Neyse. Bütün bunlara rağmen, hala ülkemize gelen, sayıları az sayılmayacak Avrupalı da yok değil. Buna ister fiyat-kalite, ister hoşlanma, cazibe, ister düşük-fiyat diyelim.
 
Eğer yatak otel yatak kapasitemizde, özellikle son beş sene dengesizce bir  büyüme olmasaydı. Belki de bu şekilde fiyat düşmemize gerek bile kalmayacaktı?
 
Her şeye rağmen Temmuz ayının ilk haftasında otelcilerimizi gelecek yıllar için umutlu gördüm. 
 
Birinci Körfez krizinde nerdeyse sil baştan. Kuş Gribi krizinde, Avrupa'nın birçok ülkesinden ciddi oranlarda eksiler yaşamamıza rağmen. Türk turizminde iki yıl üst üstte hiç bir zaman gerileme olmamıştır.
 
 
“Dur bakalım ne olacak?”
 

13-07-2017 04:59

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.