17.08.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar
MEHMET HAN ERGÜVEN

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - ERDAL DALKILIÇ
4 Yorum | Yorumlar
TUR OPERATÖRLERİ Mİ TAVUK, OTELLER Mİ YUMURTA ?

 

Hollywood’un bunca yıllık aksiyon filmleri bir kenarda dursun, 2017 sezonu bizim “glokal” turizmimizde de öyle bir “aksiyonlu” başladı ki kemik sesleri gırla gidiyor. Haydi, gelin üzerine pek de mürekkep damlamamış bu safi konuyu birlikte biraz çekiştirelim. 
 
Ha, baştan da söyleyeyim, yardımcı oyunculara pek fazla girmeyeceğim bu çekiştirme içinde, lakin bu “Turizm Aksiyon” filminde bizim konumuz başrol alanlarla; yani “Tur Operatörleri” ve “Oteller” ile. Önce ekranda yazar ya, “gerçek bir olaydan esinlenilmiştir” diye, işte öyle bir girizgahla başlayalım…
 
“Misafir daha önce de konaklamış olduğu 5 yıldızlı tesisin info adresine, konaklama tarihine 3 hafta kala bir e-posta gönderir. E-posta odak noktasında “7-14 Temmuz 20xx tarihleri arasına yapmış olduğum 2+1 kişilik tatil oda rezervasyonum için, geçen yaz kaldığımız gibi deniz manzaralı köşe bir oda rica edeceğim. Gereğini…” diye yazar.
 
Misafirin e-postası otelin posta kutusuna düşer. Talep Misafir İlişkileri Departmanına (MİD) yönlendirilir. MİD rezervasyon bilgilerini kontrol eder.
 
Ancak gelin görün ki, otelin rezervasyon sisteminde adı geçen misafirin adına herhangi oda rezervasyonu görünmemektedir.
 
Bunun üzerine, MİD misafire nazikçe yaptığı rezervasyona dair elinde olan belgeyi tekrar e-posta olarak paylaşmasını rica eder.
 
Misafir rezervasyon formunu ve ödemesine ait belgeyi yollar. Rezervasyon gerçektir ve misafirin belirttiği tarihler için ödeme tur operatörü tarafına gerçekleştirilmiştir. Ancak tur operatörü rezervasyonu otel satış yönetimine henüz bildirmemiştir. 
 
Hikaye burada bitmez.
 
Otel yönetimi iyi niyetini muhafaza eder ve beklemeye başlar, ancak rezervasyon bir türlü sisteme düşmez. 7 Temmuz tarihine çok az kalmıştır.
 
Otel yönetimi hiç renk vermemeye devam ederken, tur operatörümüz Türkiye turizm sezonlarının profesyonel otelcilik literatüründe belki de en çok kullanılan 10 kelimesinden biri haline gelmiş olan “aksiyonu” yani fiyat indirimi yapılmasını beklemektedir.
 
Tur operatörü tezine göre talebi canlandırmak için aksiyon gereklidir.
 
Nihayetinde elinde kalabilecek “boş oda” baskısına karşı koyamayan otel yönetimi 5 Temmuzda “aksiyona” ruhunu teslim eder, yani ekstra indirimli fiyatları verir. Ve tabii ki, misafirimizin rezervasyonu tak! diye sisteme düşer” ve film böyle devam eder gider… 
 
“Misafir-Tur Operatörü-Otel” üçgeninde yaşanmış sayısız örnekten sadece biri olan yukarıdaki canlandırma, aslında çok bilinen bir hikaye olmakla birlikte sadece kulislerdeki diyaloglarda hararetle konuşulan, “Aman bir tatsızlık çıkmasın!” makamında herkesin “doğal” kabul ettiği bir döngü haline gelmiştir.
 
Herkes rolünü belirlendiği gibi oynar.
 
Sezon başı yapılan kontrat fiyatlarının sadece bir şablon fiyatlama olduğunu herkes bildiği için, kontratlar aşamasında neredeyse hiç sorun çıkmaz. İki tarafta esas pazarlığın ve savaşın sezon içinde yaşanacağını bilir. 
 
Aynı bantta yer alan pek çok otel yönetiminin, daha zorlu gördükleri bir yolculuk olan “kalitede rekabet” yerine işin kolayındaki “fiyatta rekabeti” seçmesi ve daha alt fiyatlara inerek rakipten oda kapma çaresizliklerine düşmesi tur operatörlerinin de zaten en sevdikleri modellerdir. 
 
Bir diğer açıdan yaklaşırsak, ülkemiz gibi coğrafi, siyasi ve ekonomik birçok dalgalanmaya maruz kalınan atmosferlerde, ticari hayatta herkes “en büyük risk yüklenici” olarak kendisini görür.  
 
Söz konusu da Tur Operatörleri ve Oteller olunca riskin adı “koltuk” ve “yatak” olur ve koltuk-yatak savaşları başlar. Otel işletmecileri için odadaki “yatak” neyse, Tur operatörleri için de uçaktaki “koltuk” odur. 
 
Başlangıçta belirttiğimiz “kemik seslerine” sebep “Fair Play-Adil Oyun” naraları atacak değiliz pek tabi. Tur Operatörleri dostlarımız kapitalist sistemin ve serbest rekabet piyasa ekonomisinin vahşi gerçekliği içerisinde bu “aksiyon” filmindeki rollerini oskarlık performanslarla sergilerler her zaman. “Yatak” olur genelde “50 kuruş”, “Koltuk” der “Buraların kralı benim!”…
 
İşte tam bu noktada, ana başlığımızdaki ifademize geri dönelim. O meşhur tavuk/yumurta ikileminden yola çıkarak soralım, “Tur Operatörleri Tavuk, Oteller Yumurta mıdır”? 
 
Turizmin bu iki başrol oyuncusundan “kim kime daha çok bağlıdır”; “Otel mi Tur Operatörüne”, yoksa “Tur Operatörü mü Otele?”.
 
Bu sorunun cevabını ise, çok sevdiğim bir başka bilmece soruda aramak istiyorum. 
 
Bilmece der ki: “Kadın mı Modaya bağlıdır;  Moda mı Kadına bağlıdır?”
 
Cevap ise şudur: “Bu, Kadınına bağlıdır”.
 
Efendim dikkat buyurun, “Kadına bağlıdır” değil, “Kadınına bağlıdır”. Evet, aynen öyle, heceleyerek de okuyalım. “Ka-dı-nı-na”!
 
Nereye mi geliyoruz? Pekala şimdi esas soru tekrar gelsin ve cevabı da bekletmeden verelim; 
 
Soru: “Otel mi Tur Operatörüne bağlıdır, yoksa Tur Operatörü mü Otele?”. 
 
Cevap: “Bu, Oteline bağlıdır”. 
 
Evet, Tur Operatörlerine (ve dahi onun dışındaki tüm iç ve dış faktörlere) bağımlı olmak ya da olmamak gerçekten oteline ve de onu idare edenlerin felsefelerine, ortaya koydukları (ya da koyamadıkları) hedeflere bağlıdır. 
 
Sadece günü kurtarmaya odaklı; misafir memnuniyeti ve sadakati olgusunu hala “biri gider, biri gelir” nakaratı ile ele alan, insan kaynaklarını “doldur-boşalt” politikalarla yöneten, sözde “adamın adamı yoktur, işin adamı vardır” deyip, pratikte hep “adamın adamlarıyla” iş gören ve nihayetinde kurumsal değerlerden uzak, egosal takılmayı seven “Oteller” ve onların yönetimleri, “Tur
Operatörlerine” bağlı ve onların kumandasında kalırlar.
 
Yine bu oteller; karakteristik olarak satış altyapılı bir genel müdür ile çalışmak isterler.
 
Ortada arz-talep dengesindeki “TALEP” tarafını ateşleyecek uzun soluklu bir “ÜRÜN” kurgusu ve planlaması olmadığı için satışı ancak “ahbap-çavuş” ilişkiler ile gerçekleştirebileceklerini düşünürler.
 
Pek tabiidir ki; genel müdür mülakatlarında da sordukları en popüler soru “hangi acentelerden, kimleri tanıyorsun?” sorusudur. Tarifi çok zor bu akış, ürün dokusu ve dokunuşlarına çok uzak, en nihayetinde nafile çabalar senfonisine dönüşür.
 
Diğer tarafta ise, misafirlerinin tekrar satın almak üzere günler, haftalar öncesinden yer ayırttığı, gazetelerde hiç mi hiç reklamı olmayan, insan kaynakları ve eğitim bütçeleri satış pazarlama bütçeleriyle yarışan ve hatta daha yüksek olan, her kategoriden ve pozisyondan adayların çalışabilmek için birbirleri ile yarıştıkları, fiyat/kalite oranlamasında kalite çıtalarını daima daha yükseğe çıkarmak için kendileriyle yarışan rekabet üstü otellerimiz vardır. 
 
Bu oteller proaktif yönetimlere sahiptirler ve değişen havaya göre havalarını değiştirmezler.
 
Satıştaki ideal ve sürdürülebilir başarı hedeflerine ulaşmak için yolun koşulsuz müşteri memnuniyetinden geçtiğini bilir ve bu yolda her “işin sonunu” düşünerek hareket ederler. Kader onlar için kendi kaderleridir, yollarını kendileri çizerler, hiçbir tur operatörüne de “bağlı” kalmazlar. 
 
Son olarak, bir dörtlük düşürelim tarih yapraklarına ve yakalım bugünkü yarenlik mektubumuzun ucunu…
 
“Söz uçar, yazı kalır, lakin anlatmak zordur turizme olan aşkımızı,
 
Derdimiz ne koltuk olsun, ne de yatak;  pişsin bizde ama komşuya da düşsün, 
 
Birlikte kazanmak olsun yegane dersimiz ve yeşertmek olsun derdimiz biçare solan paydaşları,
Kazanmak önce; insanları olsun, dostları olsun, geleceği olsun ve ancak sonra, ak akçe dolarları…”
 
 
 

10-06-2017 04:27

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
AydemirALIÇLAR
17-06-2017 22:54
tavuk mu, yumurta mı, yoksa kümesin sahibi mi?
Değerli Turizmci kardeşlerim, İster tavuktan yumurta çıksın, ister yumurtadan tavuk. sonucu etkimez, Acenteler olmazsa turizm olmaz anlayışı yada oteller olmaz ise turizm olmaz anlayışı yanlıştır esas olan kümesin sahibidir .Ne yapar kümesin sahibi, turizmin yeşermesi ve gelişmesi için ortam hazırlar,tanıtım yapar, Turist güvenliği başta olmak üzere pek çok şeyi kontrol eder. Neleri yapmaz, turizm potansiyelleri olan ülkeler ile dalaşmaz, yurt dışında puan kaybettirecek işlere bulaşmaz özellikle terör ve savaş söylemlerinde uzakta kalmak için elinden geleni yapar. Bu durumda doğal olarak talep patlaması olur, misafir çok olunca da, acente de otelde diğer paydaşlarda işlerini sağlıklı yaptığı taktirde turiste bol, kazançta eksik olmaz . süper acente ve otellerimiz olsa da, boş olduktan sonra gerisi hikayedir. yapılması gereken kümesin sahibine ve tüm paydaşlara bunu anlatabilmektir. en azında zararsız sezonlar dilerim. Aydemir ALIÇLAR
cem123123
17-06-2017 16:45
Şunu unuttunuz
Hotelci aksiyonu vermediği takdirde başka bir otele yönlendiriliyor .?
borakucuktezcan
13-06-2017 13:57
tur otellerimi tavuk
Erdal bey bir yazı bukadar net yazılır bundan sonra sizin hiçbir yazınızı kaçırmıyacagım siz dolu dolu bir insansınız turizme daha çok katkılarınız olacağına inanıyorum
HalukSüngü
11-06-2017 14:26
Allah yardımcımız olsun
Sn. Dalkılıç, Dertlerimizi kaleme aldıgınız için çok teşekkür ederim. Fakat sorunun kaynagına iyice bakmak lazım. Turizm Bakanlıgı nerede? Ne iş yapar? Kalkınma palnımız varmı? Turizm nereye gidiyor? Kafası kesilmiş tavuk gibiyiz. Allah yardımcımız olsun!!! Turizm bölgelerimizin fizki şartları ortada... ( Heryer pislik icinde, kanalizasyonlardan kokular fışkırıyor) Turistlerin gezip görecegi yerlere gidecegi yollar bakımsız , her yer çöp dolu) Otellerin durumu vahim...( Bakım, onarım, hizmet kalitesi, personel kalitesi) Ve Politik durum Ayıkla princin taşını... 2017 sezonu öyle yada böyle başladı. Şu an tüm oteller oda ücretleri ile oynayarak misafir kapma yarışında... Dün bir acenteye ziyarete gittim. Bu esnada telefon geldi. Abi satış gelmiyor? Kişi başı 6,00 $ hersey dahil fiyat verdim. Nasıl satış alabilirmiyim dedi. Bir otelci olarak neredeyiz diye düşündüm!!!! Acenteci dostum. Haluk abi ben şimdi bu oteli nasıl 6,00$ a satayım. Satsam bu otel benim?misafirlerime herşey dahil kapsamında ne yedirecek? Ne içerecek ? Dedi ve satışa çıkmadı. Acenteci dostuma teşekkür ettim. Yazınızda belirttigini üzere; ...her kategoriden ve pozisyondan adayların çalışabilmek için birbirleri ile yarıştıkları, fiyat/kalite oranlamasında kalite çıtalarını daima daha yükseğe çıkarmak için kendileriyle yarışan rekabet üstü otellerimiz vardır rekabet üstü oteller vardır. Bu oteller proaktif yönetimlere sahiptirler ve değişen havaya göre havalarını değiştirmezler. Satıştaki ideal ve sürdürülebilir başarı hedeflerine ulaşmak için yolun koşulsuz müşteri memnuniyetinden geçtiğini bilir ve bu yolda her işin sonunu düşünerek hareket ederler. Kader onlar için kendi kaderleridir, yollarını kendileri çizerler, hiçbir tur operatörüne de bağlı kalmazlar. Dileginiz inşallah olur. Yazınıza bir Turizmci olarak teşekkür eder, canı gönülden her şeyin güzel olmasını dilerim. Sevgi ve Saygılarımla... Haluk Süngü
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.