17.08.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar
MEHMET HAN ERGÜVEN

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - ALPER BEYAZ
AKDENİZ'DE MANZARA BÖYLE...

 

Turizm... Görmek, tanımak ve eğlenmek...
 
Bu üçlü ekonomimizle birleşince yaptığımız eylem bir anda turizm oluyor. Ülkemiz doğal güzellikleriyle, kültürel gelişimi ve dünya tarihine iz bırakan gelişmeleriyle medeniyetlerin buluşma adresi olarak dikkat çekmektedir. Ama her nedense üzerinde yaşadığımız bu toprak parçasının kıymetini tam olarak kestiremiyoruz ya da gerektiği gibi kullanamıyoruz. 
 
Doğu-batı ve kuzey-güney ekseninde dünya tarihine tanıklık eden bu coğrafyada dün ve bugün içinde kısır çekişmelerle mücadele etmekten geleceğimizi kaçırmaktayız. 
 
Neden diye sormak bile istemiyorum? Bu sorunun cevabında ise iç daraltan çıkmaza sokan bir düşünce zinciri ortaya çıkıyor. Hemen herkes bunun düzeltilmesine onay verse bile yine de çıkmaz sokakta kalıyorsunuz. Aspendos mermerlerini hepimiz duyduk. Bunu bir tur rehberi ortaya çıkardı. Yani gezince görüyorsunuz. Bir ihale ile restorasyon çalışmaları için verilen Aspendos, şimdi mermerlerin renginin değişmesini bekliyor. Hala o parlak rengiyle gözümüzü alan Aspendos mermerleri için çözüm bulamayacak kadar kısır bir açıklamayla kapatılmasını yediremiyorum. Biz turizm yapıyoruz; ey yetkililer. 
 
Gidin de İtalya’ya bir bakın. Tarihi dokudan kopan bir parça özel olarak kurulmuş atölyelerde yeniden birebir kopya olarak şekillendirilerek, montajı yapılıyor. Özel atölye diyorum. Aslı ise müzede saklanıyor. Ama her nedense o tarihi yapıya baktığınızda kopyasını diğerinden ayırmak mümkün olmuyor. Yani iş özenilerek, gerçeğine en yakını yapılıyor ve öyle montajı yapılıyor.
 
Gel gelelim bizim sorunumuza. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ihale edilen bu tarihi değerlerimiz neden iş bilmezlikle karşı karşıya. Aspendos’u bir kenara koyun... Peki; Antalya’nın Kaş bölgesi yakınlarındaki Xantos Antik Kenti’nde olanlar ne demeli. 
 
**
Bakın orada sizinle bire bir karşılaştığım bir anımı paylaşmak isterim: 
 
”Ailece yaptığımız gezide restorasyon çalışmalarına denk geldik. Daha kapısı bile olmayan, hiçbir korunağı olmadan umuma açık bu tarihi bölgede çalışmaları yapan bir işçiye yaklaştım. ‘Hemşerim’ dedim ve sustum birden. ‘Ne var looo?’ cevabıyla. Adam doğu kökenli ve işe seçilerek alınmış. İnşaatlarda çalışıyormuş. Yani eli kazma-kürek tutuyor diye işe alınmış.
Restorasyon işini de bir yabancı ülkeden arkeolog üstlenmiş. Benim işçim daha Türkçe’yi konuşamazken, aradaki tercüman ile kazıda restorasyon yapılıyor. Artık gerisini düşünmek size kalsın. Her kazmada bir tarihi anı yok ettiğimizi varın siz düşünün.”
 
Bu yetmezmiş gibi üniversitelerin arkeoloji bölümlerinden mezun olan veya staj yapan gençler nerede? Onları neden bu restorasyonlarda göremiyoruz? Biliyor musunuz; çünkü’ler içimi acıyor artık!..
 
Bunları söylemek can acıtıyor ama gerçek tam olarak karşımızda.
 
**
Tarihe bakışımız böyleyken, bir de turizmciye bakın. Otel yapmış sadece o kadar. Turizmden anlamak onun işi değil. Gelsinler konaklasınlar. Yıllardır bu açıdan yaklaşılan bir anlayışla ülkemizde turizm yapıldı.
 
Ne zamana kadar?
 
Taa ki Rus uçağı düşünceye kadar. Hepsi bir ülkenin halkına bağlı otellerini dizayn etmiş, o kültüre hizmet eder hale gelmişler. Sonuç; krizden sevinen olur mu? 
 
İşin açıkçası ben bir anlamda sevindim. Yoksa turizmcimiz elindekiyle geçinmesini bilecekti. Şimdi çevresinde olan-bitenlerin farkında ve başka ülkelerden turist arayışında bir vizyon sergiliyorlar. Biraz geç de olsa şimdilik Akdeniz’de manzara böyle... 
 
**
Mesela hala Uzak Doğu’ya özellikle Çin’e bir yönelimimiz yok. Oysaki 2016 verilerini karıştırdığınızda Antalya’ya hiç reklam yapmadan Çin’den gelen turistler kurtardı; diyebilirim. 
 
İspanya, Yunanistan gibi destinasyonlara rakip olmayı düşünemiyoruz bile. Neden Çinli turist sayısını artıramıyoruz? Oysaki Akdeniz bölgesinde olan Burdur’da yaşayan çok sayıda Çinli olduğunu biliyor muydunuz? Onlar gezmek için değil; çalışmak için geldiler. Burdur’da maden ocaklarında çalışan bu işçiler bloklar halinde kestikleri mermerleri ülkelerine göndererek, işleyip dünya pazarına sunacak kadar zoru başaracak bireyler.
 
**
Sayın yetkililer, sosyal medya fenomenlerini ülkemizde gezdirmekle bu işleri yapmanız güzel. Ama turistleri ülkemize çekmeden önce hazırlanmanız gerektiğini neden hala düşünmezsiniz? 
 
Demre’de Noel Baba Kilisesi gibi bir değerimiz var? 
 
Kaş’ta Xantos Antik Kenti; Aspendos’ta tiyatro... Ve daha niceleri...
 
Deniz, kum, güneş ve doğal güzellikler de çabası...
 
Artık bir görseniz diyorum...
 
Sanırım hep bir şeyler eksik…
 

30-05-2017 12:06
Önceki Yazıları

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.