23.05.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
8. Uluslararası Turizm Karikatürleri Yarışması'ndan... Seçme Karikatürler
BEŞİR GEROĞLU / TÜRKİYE



Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri

Biletbayisi.com Türkiye'de ucuz uçak biletinin adresi.



Otel bulmanın en kolay yolu

Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
TURİZM VE SİYASET-1 / DURUM
Oktay Akbal 2.Dünya Savaşının ardından 1946 yılında kaleme aldığı kitaba adını veren öyküsüne böyle başlıyordu. "Önce ekmekler bozuldu, sonra her şey... Çünkü yeryüzünde savaş vardı..”  Gerçekten 2.Büyük Savaş Dünya’daki değer yargılarının çoğunu, üzerlerinden ıslak bir sünger geçmişçesine silmişti.
 
2.Büyük Savaşa girmeme başarısını gösteren Türkiye, aradan geçen altmış yıl sonra, Ortadoğuda siyasal sınırların yeniden çizildiği günümüzde, Cumhuriyetin kurumlarının köktenci yaklaşımla yeniden yapılandırıldığı zor bir sürecin içinden geçiyor. 
 
Anlaşılan henüz ülkemiz için 2.Dünya Savaşı bitmemiş.
 
Konunun dış politika yanını erbabına bırakarak, turizm açısından hızla gelişen bu altüst oluşun gerçek nedenleri ve çözüm önerilerini, çok geç olmadan tartışmamız gerekiyor. 
 
Neden şimdi derseniz? Çoğumuz hala durumun ciddiyetinin farkında değiliz. 
 
Bir süre önce Büyükşehir Belediyesi; metropolün turizm sorunlarının ortaya konulacağı bir arama konferansı düzenledi. Kent dışında başka bir ilde gerçekleşmesini bir yana bırakalım, değinilen konular  en azından farkındalık açısından, ülkeye gelen ziyaretçilerin üçte birini ağarlayan İstanbul’da; almamız gereken hayli yol olduğunu gösteriyor.
 
Değerli bir uzmanın yönetiminde gerçekleşen arama konferansında, yaşam biçimi ve toplumsal ilişkiler bağlamında, benzer büyüklükteki kentlerde farklı boyutlarda karşımıza çıkabilecek sorunlar, ayrıntılı biçimde sayılmış ve çözüm önerileri sıralanmıştı.
 
Trafik, yapılaşma, betonlaşma, doğanın yok oluşu gibi konular, 1994 yılından bu yana iktidarda bulunan siyasal partimizin; sanki ilk kez karşılaşılıyormuş izlenimi veren bu yaklaşımıyla, kimbilir kaçıncı kez enine boyuna konuşulmuştur, bilinmez.
 
Ne var ki, sayılan sorunların hiç biri tek başına ya da topluca, İstanbul başta ülkemizin son iki sezonda uğradığı kayıpların gerçek nedenleri olamazdı.
 
Ama.. 
 
Ne gariptir ki, toplantıda İstanbul’un – ya da tüm ülkenin- turizmde son dönemde yaşadığı  sorunun gerçek kaynağı dile getirilmiş ama kamuoyu ile paylaşılması aşamasında çekingen davranılmıştı.
 
Eğri oturup, doğru konuşalım.. 
 
Ne istanbul’un ne de ülke genelinde yaşadığımız güçlüklerin temel nedeni,  benzer toplantıların sonunda açıklananlar değildir.
 
Bu açıdan bakınca İBB ‘nin toplantısında bazı çalışma grupları dile getirdikleri halde, izlenen genel siyasetin sorunun asıl kaynağı olduğunun ifade edilmekten kaçınılması, anlaşılır gibi değil. 
 
Kuşkusuz böyle durumlarda gerçekleri kamuoyu ile paylaşması gereken meslek örgütlerinin, şaşkınlık uyandıran sessizlikleri de gözlerden kaçmıyor.
 
Rahmetli Akbal’ın dediği gibi; bu kez sınırlarımızdaki savaş, ekmekleri değil ama turizm sektöründeki bazı meslek kuruluşlarımızı bozmuş..
 
İktidar ise kendi programını hayata geçirmek amacıyla, köktenci ve etkileri uzun süre hissedilecek bir yapılanma içinde. 
 
AKP’nin Yeni Türkiye adını verdiği bu projede turizm anlayışı; ülkenin son çeyrek yüzyılda bu sektöre yaptığı yatırımlar ve pazar hedefleriyle uyuşmayabilir. Ancak bu durumda bile yatırım, istihdam ve döviz gelirleri açısından, Türkiye’nin uluslararası rekabet koşullarında çalışan tek sektörünü, görmezden gelen bir tutum içinde olamaz.
 
Çizgisi bir yana, sonuçta sivil bir siyasal hareket olan AKP; sadece kendi seçmen profiline değil, farklı siyasal çizgilere de ters düşmemeye özen göstermek zorundadır. Bir siyasal hareketten aksine davranış beklemek, eşyanın tabiatına aykırıdır.
 
Sektördeki meslek kuruluşlarının önemi burada noktada ortaya çıkar. Üyelerinin genel çıkarlarının ülke çıkarlarıyla örtüştüğü anlarda, gerçeği ve mesleki görüşlerini, objektif kurallara göre belirlenen bir iletişim stratejisi çerçevesinde siyasal iktidarla paylaşırlar. Kuşkusuz meslek örgütlerinin işlevleri iktidarlara muhalefet değildir, olamaz. Ancak onların arka bahçeleri de değillerdir.
 
Ama mesleki çıkarlarının ülke çıkarlarıyla kesiştiği alanları bulurak ortaya koymak yerine; “şimdiye kadar bize yardımcı oldunuz, sıra bizde” türü şirinlik gösterileri dışında yöntemleri bulmaları şarttır.
 
Unutmayalım ki, gerçek muhalefet sivil toplum kuruluşlarının denge gözeterek üyelerinin çıkarlarını seslendirmeleriyle temellenebilir.
 
(Devam edecek)
 

16-05-2017 10:42
Önceki Yazıları
2.TURİZM DEVRİMİ
11-05-2017 00:34 | 3 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar