28.04.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - Erdal ÇELİK
4 Yorum | Yorumlar
DAVULUN SESİ YOK !

 

 
Türkiye gündemini takip eden herkes tarafından bilinen sebeplerden dolayı Almanya başta olmak üzere, Hollanda ve Belçika’ya ilave olarak İsveç bölgesinden ciddi bir düşüş ve azalma ile girmekte olduğumuz 2017 turizm sezonu için umudunu  referandum sonrası gelişmelere öteleyen turizmciye halin nasıl ?
 
Ya da davulun sesi uzaktan nasıl geliyor diye sorulsa hemen  “davulun sesi yok” cevabı  alınır. 
 
Geçen yıl kaybettiğimiz Rus turistlerin geri gelmesi yada geri geliyor olacak olmaları diğer tarafta kaybettiklerimizi telafi eder mi diye tartışmalar ile başlayan “turizmin pansumanı Türkiye’deki referandum” süreci gibi görünmektedir.   
 
Meydana gelen yaranın sarılması için yapılan ilk işlemin adı pansuman olduğuna göre, daha yaranın iyileşme süreci de hatırı sayılır bir zaman alacağa benziyor.  2014 ve 15 ruhunu yakalamak 3  -  5 yıl sürer şeklindeki yorumları hep birlikte bekleyip göreceğiz. 
 
Esas olan uzun yıllardan beri süre gelen halklar arasındaki dostlukların yanı sıra,  zorlaştırmak yerine kolaylaştırmayı tercih eden, nefret etmek yerine müjdeli haberler veren biz turizm gönüllülerinin memleket sevdasıdır.   
 
Turizm açısından ele aldığımızda, Avrupa ile aramızdaki olayı şahsen,  
 
Birbirine afra tafra yapan iki komşuya benzetiyorum.  
 
Zaman zaman tartışan ve alınganlıkları olsa da, ansızın hadi gel tarhana çorba var diye çat kapı içeri girip sofraya bağdaş kuran komşu gibi.   
 
Alıştığı ortamdan bir süre uzaklaşsa da kısa sürede aynı ortama dönme arzusu ile yanıp tutuşan medeni turisttir Avrupalı.
 
Sadıktır ve farkındalık duygusu yüksektir. Hizmetin iyi  ve ucuz olanı nerededir diye bilir.  Otellerin ve hava limanlarının konfor skorlarını takip eder. 
 
Rusya dan gelen turistler  için farklı bir yer görmek yada her yıl yeni bir otele gitmek, sadakat ve kaliteden önce gelir, ki onlar bile geçen yıl başka ülkelere gidip bizim ülkemizdeki hizmet ve misafirperverlik performansını mukayese ederek, gittikleri ülkelerde bizim ülkemizde edindikleri tecrübeleri  bulamadıklarını bilerek bu yıl kendi evlerine, yani bizim ülkemize geri dönüyorlar.  
 
Şimdi bizim onlara “geçen yıl falanca ülkeye gittiniz, boynuzun ölçüsünü aldınız ve dönüp dolaşıp geldiniz yine eski mekana” şeklinde “milli iflastan turizm sayesinde kurtulan rakiplerimizin ekmeğine bal çalmak” değil, valla biz de sizi çok özledik, bu hasretin kısa sürede bitmiş olmasına çok sevindik şeklinde bir hizmet anlayışını geliştirerek devam ettirmemiz gerekmektedir. 
 
Geçen yılki olumsuz havada, meydana gelen maddi ve manevi kayıpları misafirlerine belli etmeyen, aksine hizmetini güçlendirmek ve yaşanan olumsuzluk ortamında “her zamankinden daha iyi bir hizmet vermeyi ele geçirilmiş bir fırsat gibi gören işletmelerin bu yıl daha kolay bir sezon geçirebilecekleri” gerçeğini inkâr edemeyiz.   
 
Kalitemizi ve hizmetlerimizi güçlü tutarak, personel motivasyonu ve insan kalitesine de önem vererek gelecek dönemlerdeki risklerimizi ortadan kaldırma şansına sahibiz.  Sektör olarak ta bu anlayışa odaklanan bir politikamızın olması turizm adlı geminin daha güvenli limanlara demir atması için gelecekte engelleri ortadan kaldıracaktır.   
 
Türkiye turizmi, sahip olduğu olumlu altyapısı, kaliteli ve ferah otellerinin yanı sıra, misafirperver hizmet anlayışı ile eski gücüne yeniden kısa sürede  kavuşacak kabiliyettedir. İçinde bulunduğumuz süreç tartışılan ve düşünülen kadar uzun sürmeyecektir.  Başarılı hizmet ve olumlu fiyat politikaları ile çok hızlı geri dönüşüm sağlayacak tecrübelere sahiptir.  
 
Şimdi ne olacak
 
xGelişmeler bir nebze hararetini kaybetse de, özellikle deniz kum güneş turizminin bu yaz neler yaşayacağını “Mayıs ayından sonra göreceğiz” gibi bir hava var.  Bu da elbette turizm ile iştigal eden birçok sektörü ve kurumu planlama yapmakta ağırdan almaya yöneltiyor.  
 
Herkesin aklındaki  soru aynı, ya 2016 ya benzeyen, dibi gördüğümüz bir sezon olursa ? diye.    
 
DÜN –BUGÜN – YARIN formülüne göre dünden daha dipte olunacak bir sezon görüntüsü şuan için yok ancak başarı ve coşkuyu getirecek olan haberci o “gümbür gümbür davul sesi” de  yok.  
 
Dileğimiz Türkiye açısından barış ve huzur dolu günler olması ve elbette turizm açısından bereketli bir süreç yaşanmasıdır.   
Sektörümüzün tüm katmanları için güzel  günler olsun.  
 
 
 

13-04-2017 10:31

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
AtillaBüyük
13-04-2017 19:03
Turizmci olmak zor.
Sn.Celik. Ekinize sağlık. İçi dolu ve okuyucusu içim faydalı bir yazı olmuş.
ahishavi
13-04-2017 15:17
2017 de ÇÖZÜM YOK
Misafirlerden Kimse boyunun ölçüsünü almadı .Boyunun ölçüsünü alan BİZ - TÜRKİYE turizmi oldu. Başka ülkelere giden misafirlere bu mantıkla yaklaşmayı bırakın aklınızdan bile geçirmeyin. Unutun. Parası olan misafirin 21.yy da seyahat edebileceği çokkkk ülke var. Deve kuşu misali sanki deniz , kum . tarih tek bizde var. BATTIK 2016da Gene BATIYORUZ 2017de. Kaos içine sürüklenmiş bir ülkeden nasıl bu kadar pozitif bir düşünce ile turist gelecek diye beklentiye giriyorsunuz anlamış değilim.İşimiz Hayal Satmak , ama Hayal Kurmak değil. Hepimize Geçmiş Olsun.
AliEke
13-04-2017 11:41
Turizmci Harap
Sayın Çelik. Çözüm nedir onu da yazıp olurları aydınlatsaydınız. Gelecek olan turistlere iyi bir hizmet vermek tek başına yeterlimi. Ülkemizin dış politikasındaki tutumu ve içeride demokrasiden uzaklaşan bir görünümünde etkisi yokmu.? bu kötü gidişata.. birazda onlara değinseydiniz ?..
OktayYokuş
13-04-2017 11:06
Tebrikler
Erdal Bey kaleminize sağlık. Olan yine turizm çalışanlarına olacak. Devletin umrunda bile değil. Turizmcinin içindeki vatan sevigisine de ufak bir satır ile değinmiş olmanız anlamlı olmuş.
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar