18.08.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar
MEHMET HAN ERGÜVEN

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - İBRAHİM ARAT
MASKAT: PİRİ REİS'İN CAZİBESİNE DAYANAMADIĞI ŞEHİR

 

 
Türk tarihi öyle bir coğrafyaya yayılmıştır ki, gittiğiniz bir çok ülkede geçmişin ayak izlerine, en azından kısa da olsa Türkler ile ilgili bir hikayeye rastlarsınız.
 
Bunlardan bir tanesi de Türk denizcilik tarihinin en önemli ve en çok bilinen isimlerinden Piri Reis’in sona giden yolda ilk durağı olan Maskat. 
 
Piri Reis ile Pargalı İbrahim yani Veziriazam Makbul İbrahim Paşa’nın yolları 1524’te Mısır seferi esnasında kesişiyor. 
 
Böylelikle Piri Reis sonunda Hint Kaptanlığı’na kadar ulaşacak yola çıkmış bulunuyor.
 
Hint Donanması ilk olarak Suveyş Donanması olarak kurulmuş, daha sonrasında Osmanlı’nın sınırlarının genişlemesiyle bu ismi almış ve çok daha geniş bir coğrafyayı kapsamıştır. 
 
Özellikle İstanbul’un fethi ile doğu ile olan ticaret yolu Osmanlı’nın kontrolüne giren  Avrupa yeni deniz yolları bulma yoluna gidiyor.
 
Vasco De Gama’nın 1497 – 1498 yıllarında Afrika’yı dolaşarak Hindistan’a yaptığı seyahatin güzergahı, Suveyş Kanalı açılıncaya kadar (1869) Avrupa ve Doğu arasındaki tek deniz yolu olarak kalmıştır. 
 
Bölgede neredeyse hiç rakibi olmayan Portekiz, Kızıldeniz, Basra Körfezi, Hint Okyanusu bölgesini hakimiyeti altına alıyor ve bütün bölgeye hükmediyor. 
 
Bu durumun Osmanlı açısından sonuçları, elinde bulundurduğu ticaret yolunun değerinin Portekiz ile paylaşılmasının yanı sıra Arap zümrenin zaman zaman Portekiz himayesine girmek için ayaklanması oluyor. 
 
Böyle olunca da Arap yarımadasında deniz ve kıyı kesimdekiPortekiz hakimiyeti ile karadaki Osmanlı hakimiyetinin çatışmaması söz konusu değildir. 
 
Bölgedeki en önemli nokta Basra körfezinin giriş ve çıkışını tutan Hürmüz Boğazı ve bugün İran toprakları olan Hürmüz Adası.
1515 yılında Hürmüz Adası da Portekiz’in eline geçince Portekiz güçlenmeye ve bölgeye yerleşmeye başlıyor.
 
Kanuni Sultan Süleyman bu duruma müdahale etmek istese de Portekiz donanmaları karşısında bölgedeki Osmanlı donanmaları pek yeterli olmuyor.
 
1538 yılında Mısır Valisi Hadım Süleyman Paşa Portekiz hakimiyetine son vermek istese de sadece Aden’i ele geçirebiliyor.
 
1546 yılında Ayas Paşa kumandasında Basra Körfezi’nin Osmanlı hakimiyetine girmesiyle Osmanlı ve Portekiz bölgenin hakimiyeti için birbirine sorun teşkil etmeye başlıyor.
 
İşte Piri Reis böyle bir ortamda 1547 yılında Hint Kaptanlığına getiriliyor. 
 
Daha sonra Aden’de çıkan isyanı bastırarak 1548 yılında Aden’i geri alıyor. 
 
Bu başarıların ardından Kanuni Sultan Süleyman tarafından Hürmüz Adası’nın Portekiz’den alınması emri geliyor.
 
Ancak bunu gerçekleştirecek yeterli donanma bir arada değil. 
 
O nedenle Piri Reis’in Suveyş’te bulunan donanmayı Portekiz’lilere hissettirmeden Hürmüz Boğazı’ndan geçirerek Basra’da bulunan donanma ile birleştirmesi ve ardından Hürmüz Adası’na ani bir baskın vermesi gerekiyor. 
 
Önden gözcülük görevi ile giden kadırgalar Maskat açıklarında bir Maskat fustasını ele geçirmeye niyetleniyor ancak fusta kaçmayı başarıyor. 
 
Maskat açıklarına gelen Piri Reis kendisine gelen emri unutarak şehri yağmalatıyor. O günlerde Maskat Portekiz himayesi altında.
 
Ancak şehri yağmaladıktan sonra direkt Hürmüz’e hareket ediyor. 
 
Basra’daki donanma ile buluşamadığından zaten yetersiz bir donanmaya sahipken bir de Portekiz’in haberdar olmasıyla hazır birliklere karşı savaşması gerekiyor. 
 
Burada da kuşatma esnasında yaptığı hatalar nedeniyle Piri Reis başarısız oluyor.
 
Yaptığı bunca hata tabii ki anında payitahta rapor ediliyor. 
 
Piri Reis, padişaha durumu bizzay açıklamak amacıyla Basra Körfezi’nden tıka basa ganimetlerle dolu 3 kadırga ile ayrılsa da yolda biri batıyor. 
 
Donanmasını geride bırakarak Basra’dan ayrılması da ayrı bir hata olarak görülen Piri Reis Kahire’ye ulaştığında tutuklanıp idam ediliyor.
 
Piri Reis’in başarısızlıklarıyla ilgili olarak iddaalar mevcut. Bunlardan bir tanesi önce Maskat sonra Hürmüz Boğazı’nı Portekizliler’den rüşvet aldığı için fethetmediğidir.
 
Bu iddaa 80 yaşını geçmiş Piri Reis gibi bir denizci bilim adamı ve asker için pek mantıklı gelmese de Maskat’ın zenginliklerinin cezbettiği, asli görevini unutturduğu gerçeği söz konusudur.
 
1507 yılında Portekiz’in işgalinden önce kaynaklarda çokca ismi geçmeyen Maskat için gemilerin su ve erzak takviyesi için uğrak bir liman olduğundan bahsedilir.
 
Hürmüz Boğazı’nın Portekiz himayesine geçmesiyle Maskat’ın da önemi artmış, zenginleşmeye başlamıştır.
 
Daha önce belirtildiği gibi bir ara Türk hakimiyetine girse de Portekizliler tekrar hakmiyeti ele geçiriyorlar.
 
Türk baskınlarında şehrin limanı kontrol eden iki köşesine Celâlî (St. John) ve Mirânî (Fort Capital) yapılan kaleler hala ayakta ve ziyaret edilebilir durumdadır. 
 
Portekiz hakimiyeti 1630 yılına kadar sürmüştür. 
 
Umman Sultanlığı’nın başkenti Maskat’ın bugünkü durumu, doğal zenginlikleri, sosyal hayatı ve Türk turizmcisi için yatırım imkanlarına bir sonraki yazımda devam edeceğim.
 

06-03-2017 12:20

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.