14.12.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - İBRAHİM ARAT
SORUN HD SİSTEMİ Mİ? TURİZM ÇEŞİTLİLİĞİ Mİ?

 

Türk turizm camiasında büyük bir kesim tarafından nedeni açıklanamayan şekilde ‘’Herşey Dahil’’in yanlış bir sistem olduğu dillendirilir.  
En büyük hayıflanmamız ise; insanların otele kapanması, o şehire ve bölgeye oteller dışında ekonomik bir katkı yapmadıklarıdır.
 
Ancak unutulan birşey var ki, o da bu sistemi bizim getirdiğimiz ve yıllarca bu sistemi bizim pazarladığımız.
 
Yıllardan beri en iyi deniz, kum, güneşi, en kaliteli şekilde veen ucuz fiyata Türkiye’de bulabileceğini insanlara anlatıyoruz. 
 
Hatta diğer rekiplerle ile karşılaştırırken fiyat/kalite dengesiyle övünüp, hiçbir rakibin bu konuda Türkiye’yi geçemeyeceğini savunuyoruz. 
 
Ucuzluğumuzu ve sistemin güzelliğini ön plana çıkarıp, tatil amacı sadece deniz, kum, güneş olan segmente yoğunlaşıp o segmenti
Türkiye’ye çekip, daha sonrasında gelen misafir profilinden şikayet etmek, yine bizim gibi doğu toplumlarına özgü bir durum olsa gerek. 
 
Bu durum elmaya yoğunlaşıp bütün pazarlama faaliyetlerini elma üzerine yapıp daha sonra ‘’Portakal daha çok kazadırıyor neden bizim portakalımız satmıyor.’’ demek gibi bir durum...
 
Turizmin başkenti olarak gösterilen Antalya’da turizm geliştirmeden anlaşılan tek şey, otel yatırımından ibaret.
 
Bütün dünya şehirlerinin organize etmek için yarıştığı bir bakıma kendi yolcusunu kendisi getiren ‘’Expo’’yu bile hakkıyla yönetememek gibi bir tecrübemiz var. 
 
Yine daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi en büyük eksikliğimiz analiz ve planlama... 
 
Sorunun kaynağını tam tespit edemediğimiz için hiç ilgisi olmayan sebeplerle vakit ve enerji kaybediyoruz. 
 
Aynı zamanda örneklerden de dersler çıkartıp kendimize uyarlamıyoruz. 
 
Tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerin üzerinde oturup sadece tek tip turizm üzerine yoğunlaşıyoruz.
 
Mesela Antalya’nın yanıbaşındaki İskender’in bile gelip fethettiği, çeşmeler diyarı Sagalassos’u kaç Antalya’lı turizmci biliyor ya da pazarlamaya çalışıyor?
 
Ya da Antalya’da deniz, kum, güneşten başka, insanların aileleriyle gidip bütün gün boyunca vakit geçireceği, para harcayacağı,tematik eğlence parkları, alışveriş mekanları vs. tarzında nasıl bir çekip merkezi oluşturmuş durumdayız?
 
Mesela çölden başka hiçbirşeyi olmayan, denizi Akdeniz veya Ege denizi ile, kültürel ve tarihi zenginlikleri İstanbul ile kıyaslanamayacak kadar kısıtlı olan bir şehir bugün hem İstanbul’dan hem de Antalya’dan daha fazla yabancı ziyaretçi ağırlıyor. 
 
Bu şehir en fazla yabancı ziyaretçi ağırlayan şehirler sıralamasında Bangkok, Londra ve Paris’ten sonra gelen Dubai...   
 
Dubai bugün yıllık 15 milyon yabancı ziyaretçi sayısına yaklaşmış durumda. 2020 yılında Expo’nun getirisiyle hedefi ise 20 milyon yabancı ziyaretçi. 
 
Dubai’de toplam 676 tesis bulunmakta ve yatak arzı 101,500.
 
Bu yatak arzının yüzde 32’si 5 yıldızlı, yüzde 23’ü 4 yıldızlı, yüzde 21’i 1,2,3 yıldızlı iken apartların oranı yüzde 24’tür.
 
Dünya’daki genel imajı lüks ve şaşa olan Dubai’nin bu imajı enlerin ülkesi olarak pazarlanmasından kaynaklanıyor.
 
Mesela, dünyanın en uzun binasına sahipken ondan daha uzun bir binanın inşaatı devam ediyor. 
 
Yine dünyanın en pahalı oteli bu şehirde.
 
Her bir alışveriş merkezi aslında bir sosyal alan olarak planlanmış ve bu alışveriş merkezleri bir çekim merkezi olarak dizayn edilmiş.
 
Bir alışveriş merkezinde dünyanın en büyük akvaryumunu görebilirken bir diğer alışveriş merkezinde kayak merkezi bulabiliyorsunuz. 
 
Hatta ve hatta gerçek bir dinazor fosilini bile görebilirsiniz.
 
Tek tip turizm olmaması için aileler için de birçok çekim merkezi yapılmış durumda.
 
Örneğin, dünyanın en büyük kapalı eğlence merkezi burada. 
 
Bir diğer eğlence merkezinde dünyanın en hızlı oyuncaklarıyla oynama şansı var insanaların.
 
Dünya’da en fazla ziyaretçisi olan on su parkından ikisi Dubai’de bulunuyor. 
 
Görüldüğü gibi Bangkok, Londra, Paris gibi kültürel ve tarihi zenginiklere sahip olmasa da Dubai bir şekilde doğru yatırımlarla insanları cezbetmesini biliyor.
 
Dubai turizm rakamlarından bahsetmişken 2016 ilk 11 ay rakamlarına göre, ortalama konaklama süresi 3,6 gün, otellerin doluluk oranları ise yüzde 78. 
 
Dubai turizminde durum bu iken hemen 100 km. ilerisinde yine turizm ile gelişmek isteyen Ras Al Khaimah’a gidiyorsunuz, durum tamamiyle farklı.
 
Antalya benzeri bir şekilde deniz, kum, güneş turizmi, herşey dahil sistemi ve yine otelden çıkmayan turist profili...
 
Herşey tamamiyle hedefinizin ne olduğu ve gelişiminizi ne yönde planladığınızla alakalı.
 
Herşey dahil sistemi Türkiye’de kaldırılmasına kaldırılsın, ancak yerine koyacak yeni sistem ve yatırımlarımızın olmadığını düşünecek olursak, bu yarardan çok zarar getirecektir.
 
Yine bir büyüğümün turizmi geliştirmek için çaba sarf eden bir bölgenin ileri gelenleri tarafından fikri sorulduğunda şöyle demişti;
 
‘’Biz Türkiye olarak deniz ve plaja yoğunlaşıp arkadaki zenginlikleri unuttuk. Siz de doğa, kültür, macera turizmi deyip deniz ve plajınızı unutmayın!’’
 
Yeni bir senaryo ve eylem planı ile daha fazla otel yatırımından vazgeçilip, turizm çeşitliliği sağlanamadığı sürece herşey dahil sistemi tartışmaları sürüp gidecektir. 
 
 

17-01-2017 03:22

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.