26.06.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - ZEYNEL KAYINOVA
TURİZMDE SUSUZ YAZ

 

 
Bin dokuz yüz atmışlı yıllarda altın ayı ödüllü bir film vardı susuz yaz diye. 
 
Bir köyde geçen filmin konusu kendi arazisinde çıkan suyu köydeki ihtiyaç sahibi diğer köylülere vermeyen, vermemekte inat eden, köye gidecek suyun başını tutan sert yapılı, yeni deyimle atarlı bir köylünün ve o köyün ekonomik ve sosyal yaşantı hikayesidir. 
 
O isterse köye ve tarlalara su gelir, insanlar onun keyfine göre gönderdiği su ile topraklarında üretimlerini yaparlardı. O istemezse topraklar çorak kalır ve büyük zahmetlerle köylüler tarafından ekilen ürünler topraktan çıkmadan kurur, sıkıntıya düşenler hep köylüler olurdu. Halbuki suyun kullanılması daima kamu yararına olmuştur. 
 
Ülkemizde antik kent Leodikya da 1900 yıl önce yazılan tabletlerde bile suyun kamu yararına kullanılmasını içeren yazılar vardır.Bu filmde görüldüğü gibi suya talepleri olan köylülere suyunu vermeyen(arz etmeyen), köydeki piyasanın hem ekonomik hem de sosyal dengesini bozan bir kişi vardır. 
 
Su gelmediği zaman üretim yapamayacak olan köylülerin kendileri çoluk çocuğu, alacaklısı, borçlusu, çevresi, onların çoluk çocuğu hepsi parasız, yiyeceksiz, giyeceksiz, mutsuz, gelecek tasası olan kişiler olacaklardır. 
 
Borç veren paralı birini bulurlarsa hepsi yaşamlarını sürdürmek için geleceklerini ipotek altına alma riskine girerek borçlanmak durumunda kalacaklardır. Ekonomi eksi yönde, sosyal yaşam eksi yönde gelişecektir. 
 
Arz talep dengesi köydeki ekonomiyi dolayısıyla sosyal hayatı da etkileyecektir.                     
 
Bu filmin konusuturizmin hali hazır durumuna çok benzemektedir. 
 
Turizmci yıllardır yaptığı önemli çalışmalarla ağırlıklı olarak Avrupa ve Rusya pazarlarındanürünlerine talep artışı yaratmış ve turizmin gelişme trendini 2016 yılına kadar hep yükselmeye taşımıştır. 
 
Ancak talep artışını elde etmek çalışmaları için sadece turizmcilerin performansı yetmemektedir. Turizmcinin çalışmasını eksi ve artı yönde etkileyecek iç ve dış piyasa faktörlerive aktörleri her zaman vardır. 
 
Bu çalışmalara faktörler kadar aktörlerinde etkisi büyük olmaktadır. Bu aktörler rakip ülkelerin piyasa aktörleriyle ülkemizin yetkili devlet aktörleridir. Rakip ülkelerin aktörlerinin piyasa ve Pazar gereğince bizim aleyhimize, turizm piyasasını eksi yöne çevirme çalışmaları piyasa gereğince normal kabul edilir. 
 
Ülkemizin yetkili devlet aktörlerinin performansı ise kendi hedefleri doğrultusunda pozitif, turizm gelişme trendini yükselten ve turizmciyi destekleyen çalışmalariçinde olmalıdır. 
 
Çünkü devlet aktörlerinintemel hedefi ülkesini barış ve huzur içinde, halkın refah ve mutluluğunu sağlayacak şekilde yönetmektir.
Bu şu demektir. 
 
Devlet aktörlerinin temel hedeflerine ulaşmaları için yapmaları gereken birinci görev ülkesinin iç ve dış güvenliğini sağlamaktır.
Böyle yapılmakla ülkenin ekonomik ve sosyal yaşamı için barış ve huzur temin edilmiş olacak piyasa düzün çalışacaktır.              
                                                                                                                                               
Turizmin temel olgusu huzur ve güvenliktir.Huzur ve güvenliğin olmadığı yerde turizm yapmak talep dengesini yükseltmek hiç de kolay değildir. Ülkemizin yurt dışı güvenlik imajı 2016 yılından itibaren menfi yöne evrilmiştir. 
 
Ülkemizin yetkili devlet aktörlerinin bu evrilmede politik sorumlulukları vardır. Devlet aktörleri susuz yaz filmindeki sert, inatçı karakterle görünüm ve söylemler olarak örtüşmektedirler. 
 
Politikaların suhuletle gerginlik yaratmadan yapılması gerekirken yüksek perdeden, atarlanarak yapmak Fransızların dünyaca meşhur Meydan Larus ansiklopedisindeki Türk imajının tanımında belirtilen kaba,dik kafalı, vurdum duymaz gibi açıklamalarıyla örtüşmesi bize ülke vizyonu açısından negatif imaj olarak geriye dönmektedir. 
 
Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı durumun çözümünde üreteceğimiz politikalar için alınacak tedbirlerde güvenlik ve özgürlük dengesini bozmadan hareket etmek önemlidir. Sıkıntının büyümesinde güvenlik ve özgürlük konularında kendi Pazar ülkelerimiz ile düşüncelerimizin ve uygulamalarımızın uyuşmaması negatif imaj yaratmada birinci faktör olarak görülmektedir.            
                                                                                                            
Sonuç olarak ülkemizin güvenlik ve huzur imajı Pazar ülkelerimizin kamuoylarında riskli ülke olarak algılanmaktadır. Algının panzehri iknadır. Pazar ülkelerinin kamuoyunu ikna çalışmaları bireysel ve kurumsal düzeyde değil gerekirse bir bakanlık boyutunda yapılmalıdır. 
 
Artık açıkça görülmektedir ki bir Enformasyon(Tanıtım) bakanlığının kurulma zamanı gelmiştir. 
 
Ayrıca turizmin büyük eksiği olarak görülen turizme ait politikalar ve çözümler üreten hiçbir thing tang (düşünce kuruluşunun) olmamasıdır. 
 
Turizmcilerce, bakanlıklarca üretilen politikalar ve fikirler iç ve dış piyasada etkili olmamakta sorunlara aspirin tedavisi yapmaktadır. 
 
Sorunların köküne inmek, sorunlara kalıcı çözümler bulmak düşünce kuruluşlarının işi olmalı ve ilgili bakanlıklar bu kuruluşlarca konulan çözüm politikalarını çekinmeden, korkmadan uygulamalıdır. 
 
Turizm gelişme trendi 2016 yılına kadar büyük bölümü turizmcinin gayreti ile yükselerek gelişme göstermişse de aslında hedeflenen trend hiçbir zaman yakalanamamıştır. Turizm ürünleri bol, tarih, kültür ve medeniyetler beşiği, açık hava müzesi, çok cazip bir coğrafya olan ülkemizin turizm sorunları bugüne kadar hep palyatif tedbirlerle çözülmeye çalışılmıştır. Yıllar öncedeklasik konseptlerden vaz geçilerek turizmde Rönesans ve reformlar başlatılmalı diye yazmıştık fakat değişen bir şey olmadı.   
                                   
Ekonomik göstergeler turizmin 2017 yılında hastalığının daha da ağırlaşacağını göstermektedir. Çözüm aspirin tedavisi değil ameliyattır.  
 
Ekonomik ve sosyal yönden çok can yanmadan gerekli tedavilerin devletin ve turizmin yetkili aktörlerince bir an önce yapılması faydalı olacaktır. Yoksa 2017 yılında turizmde susuz yaz yaşanacak gibi gözüküyor.
 

21-12-2016 04:41

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.