22.11.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - KAYHAN TANER ÖZEN
KRİZDE YATIRIM YAPMAK VE FİNANSMAN YÖNETİMİ

 

Çok bilinen vecizeler; “yatırım kriz zamanı yapılır” ya da “kriz fırsattır”, bugünlerde çok tekrarlanır oldu. Acaba gerçekten kriz iyi bir şey midir? İstenilmekte midir? 
 
Kriz adı üstünde hiç de iyi bir şey değildir. Bin bir emekle kurulmuş, yıllar harcanmış yapıları, kurumları yerle yeksan eder. İnsanları işsiz, çoğu zaman çaresiz bırakır. Eğer kriz olsun beklentisinde olan insanlar varsa; pek detaylı düşünmediklerinden, “nasıl olsa beni etkilemez” yanılgısına kapıldıklarındandır. Genel ya da sektörel olsun yaşanan kayıp bütün ekonominin aktörlerini etkiler. Her birey ve kurum bir şekilde zarar görür.
 
Peki yukarda belirttiğimiz mottoların kaynağı nedir? Ekonomik bir darboğazda verimli olmayan işletmeler, günü geçmiş teknolojiler, geleceği olmayan işler daha fazla direnemez ve sistemden çekilirler. Bu arada verimli çalışan, yeni teknolojilere yatırım yapan, potansiyeli yüksek işletmeler sivrilirler.
 
Biz bu tür zamanlaması iyi olan girişimleri “krizden fırsat çıkarmış” olarak görürüz. Bu tür işlerin ve oluşan kurumların toplam ekonomik kapasitesi ise asla krizde kaybedilenleri karşılamaz.
 
Ekonomik kriz arkasında bir boşluk bırakır ve bu kayıp ekonomilerde kolaylıkla telafi edilemezler. Güney Asya krizinin etkileri hala sürmektedir. 2008 küresel finansman krizinin izleri hala birçok alanda silinememiştir.
 
Turizm sektöründe 2016 sezonunda yaşanan kayba sebep olan düşük doluluklar 2017 sezonunda devam edecek gözükmektedir. Rusya pazarından kaybedilen turistin önemli bir kısmı geri konulsa bile diğer geleneksel pazarlarda yaşanan düşüşün sürmesi ile 2017 sezonunun bir önceki sezona benzer bir görünüm çizeceği anlaşılmaktadır.
 
Borcu olmayan turizm işletmeleri düşen karlarla karşı karşıya kalsalar da faaliyetlerine devam edip 2017 yılına mevcut yatırımları ile gireceklerdir. Varsa ek yatırımlarını, modernizasyon yatırımlarını erteleyecekler ya da asgari düzeyde tutacaklardır. 2017 yılında da yatırımlarından bekledikleri geliri elde edemeyeceklerdir.
 
Kredisi olan yatırımcılar için durum farklıdır. 2016 yılı ödemelerini bir önceki yılın hasılatı ile ödedilerse bile önlerinde zor bir 2017 ve belki de daha sonrası durmaktadır. Aşağıda geçmiş yıllarda Anadolu’da inşa edilmiş bir H5 otel için Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. tarafından yapılan fizibilite raporunun özet finansman tablosu yer almaktadır. Tablo Euro üzerindendir ve borç geçmişte ödenip bitmiştir. Tarihler güncellenip bu yazıda kullanılmıştır.
 
Tabloda önemli olan nokta borç ödeme gücünün yeterliliğidir. Borç ödeme gücü 1’in altına düşerse ve bu durum birkaç yıl tekrar ederse firma darboğaza girmiş demektir. Faaliyetlerini devam ettiremezler. İdeal olan borç ödeme gücünün hiçbir yıl 1,2’nin altına düşmemesidir. Bir yıllık düşük gelir diğer yıllar gelirleri ile karşılanabilir fakat 2 ve daha fazla yıl borç ödeme gücünün düşmesi risk yaratır. Örnek yatırımda sadece 2020 yılında borç ödeme gücünün 1,2’nin altına düştüğü görülmektedir ve 1,19’dur. Dolulukların ise yüzde 55 olarak seyredeceği öngörülmüştür. Bu proje bugün olsa idi öngörülen 2016 ve 2017 doluluğu olan yüzde 55’i  yakalayamayacaktı ve finansal darboğaza girecekti.
 
         5 yıldızlı bir otel yatırımının gelir gider tablosu
 
 
Şimdi turizm sektörünün içinde bulunduğu durum kredi borcu bulunan firmaları riske doğru sürükleyecek gözükmektedir. Firmaların çözün arayışına girmeleri, kalıcı bir finansman yapısı oluşturmaları gereklidir. Yapılması gerekenler;
 
Öncelikle firmanın önümüzdeki yıllar gelirleri ve giderleri için gerçekçi bir projeksiyon yapılmalıdır.
 
Elde edileceği tespit edilen işletme karına göre ne kadar kredi borcu ödenebileceği ortaya koyulmalıdır.
 
Bankalarla bu veriler ışığında bir kredi yapılandırma talebinde bulunulmalıdır. (BDDK’ın bankalara turizm kredilerinin yeniden yapılandırılmaları konusunda avantajlar sağladığını unutmamak gereklidir.)
 
Mümkün olduğunca 2017 borcunun vade sonuna aktarılması seçeneği üzerinde durulmalıdır.
 
Yeni kredi alınacaksa en az 2 yıl ödemesiz dönem seçeneği talep edilmelidir.
 
Elbette potansiyelleri varsa turizm yatırımcıları kendi öz kaynaklarını harekete geçirmelidirler. Atıl gayrimenkullerin satılıp sermayeye eklenmesi bilinen bir yöntemdir.
 
Yeni yatırım yapacak girişimcilerin analizlerini daha dikkatli yapmaları gereken bir dönem içinde olduğumuz aşikardır. Lokasyonların potansiyelleri ve fiyatlar iyi analiz edilmelidir.
 
Öte yandan yatırımcılar mevcut tesislerin hurdaya çıkmalarını önlemek ve satış fiyatlarını yüksek tutmak için modernizasyon yatırımlarını bir şekilde sürdürmelidirler. Ötelenen yenileme yatırımları biriktikçe daha büyük finansman gerektirecek, zor yatırımlara dönüşeceklerdir.
 
Kamu kurumları da turizm destinasyonlarındaki alt yapı yatırımlarını sürdürmelidirler. Yoksa yıllara sari olacağı açık olan turizm krizi sadece tesisleri değil bölgeleri de nitelik açısından geriye götürecektir. Şimdi Türk Ekonomisi için turizmden alınanların bir kısmını geri verme zamanıdır.
 

21-12-2016 08:58

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.