25.07.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - İBRAHİM ARAT
TÜRKİYE'NİN TEK RAKİBİ YİNE TÜRKİYE!

 

 
17 gün boyunca, Almanya’dan (Münih) başlayıp, Slovakya (Bratislava), Macaristan (Budapeşte), Polonya (Krakow, Varşova ve Lodz), Çek Cumhuriyeti (Prag) ile devam edip, Avusturya’da (Viyana) sona eren, 6 ülkeyi kapsayan yaklaşık 2.600 km. yol yaptığım bir seyahatim oldu. 
 
Bu seyahatteki görüşmelerimden çıkardığım tek sonuç, turizm konusunda Türkiye’nin rekabet ettiği tek ülkenin yine Türkiye olduğu gerçeği.
 
Seyahat amacım turizm tarihinin daha ilk yıllarını yaşayan Salalah için olsa da, her sohbet yine dönüp dolaşıp Türkiye üzerinden gerçekleşti. 
 
Bu durum sadece Salalah için değil, Akdeniz’in ve Dünya’nın en fazla yabancı ziyaretçi alan ülkesi İspanya için de geçerli bir durum.
 
Çünkü Türkiye, sadece bir turizm destinasyonu olarak değerlendirilemeyecek kadar önemli bir ülke.
 
Türkiye’nin rekabet ortamında sağlamış olduğu fiyat-kalite dengesi, diğer destinasyonlara olacak talep ile aynı zamanda diğer destinasyonlarda gerçekleşek fiyat konusunda da etkili.
 
Bu açıdan bakıldığında, tur operatörleri için Mısır’ın kaybı kış programından bir destinasyonun eksilmesi iken, Türkiye’nin kaybı stratejik güçlerinin kaybolması demek.
 
Bunun etkileri ise; talebin aşırı olarak yöneldiği başta İspanya’da yaşanan kapasite sorunları, fiyatların fahiş bir şekilde artması gibi iki temel göstergede ortaya çıkıyor.
 
Maddi olarak gözlemlenecek bu etkilerin yanı sıra bir de misafir memnuniyeti etkisi söz konusu.
 
İstinasız yapılan her karşılaştırma veya değerlendirmede ortak tek yorum, Türkiye yerine İspanya veya diğer tatil ülkelerine gitmek zorunda (!) kalan insanların Türkiye’deki tatmini bulamadıkları yönünde.
 
Bunun sebebi olarak da Türkiye’de gördükleri güler yüz, kaliteli servis ve konforu diğer ülkelerde görememeleri gösteriliyor.
 
Genel kanı ise, daha fazla ödeyerek daha kalitesiz bir hizmet aldıkları şeklinde.
 
Durum hem tur operatörleri hem de misafirler açısından bu kadar olumsuzken, tek beklenti Türkiye’deki sıkıntıların bir an önce aşılarak tekrar eski günlerine dönmesi. 
 
Genel kanı ise, bu sıkıntılar aşıldıktan sonra, çok hızlı bir toparlanma olacağı ve Türkiye’nin eski rakamlarına kısa sürede ulaşacağı  şeklinde.
 
Erken rezervasyon satışlarının yavaş gitmesine rağmen son dakika satışlarıyla durumun toparlanacağı beklentisi hakim. 
 
Satışların bu şekilde olmasında ise; insanların Türkiye’de yaşanacak bir sorun nedeniyle son dakika sürprizi yaşamak istememeleri ana etken.
 
Bir diğer etken ise; insanların bu sene de yaşandığı gibi son dakika fiyatlarının erken rezervasyon fiyatlarından daha uygun olacağını beklemeleridir. 
 
Her ne kadar Türkiye’nin değeri daha iyi anlaşılmış olsa da, aşırı bir iyimserlikle Türkiye’nin 2015 rakamlarına ulaşacağı beklentisi biraz abartılı olur.
 
Çünkü Türkiye’deki sıkıntıların geride kaldığını söylemek zor. 
 
Başlıkta da belirttiğim gibi, Türkiye’nin turizmdeki tek rakibi yine kendisi.
 
Çünkü Türkiye’deki sıkıntılara baktığımız zaman, tamamiyle kendi iç dinamiklerimizden kaynaklanan, kendi ellerimizle yarattığımız sorunlar, turizm konusundaki engellerimiz. 
 
Şartların eşit olması durumunda, hedeflediğimiz Akdeniz’in liderliği işten bile değilken, biz şu anda 2015 veya daha öncesi rakamlarına ulaşma mücadelesi veriyoruz. 
 
Ve de ne yazık ki Türkiye’deki şartların bir kaç ay ya da sene içerisinde değişmesi ümidi, özellikle turizm camiasında gittikçe azalıyor.
 
Avrupa’nın çok çeşitliliği turizm pazarı açısından da geçerli. Bazı ülkelerde fiyat ve kalite öncelikli tercih etkenleri iken, bazı “görece daha gelişmiş” ülkelerde siyasi düşünce tarzı da seyahat edilecek ülke talebinde etkili. 
 
Avusturya medya ve havaalanlarında Türkiye aleyhine yapılan kara propoganda haberlerini sıklıkla okuduk geçtiğimiz sezon. 
 
Bunun sadece rakip ülkeler eliyle yapılmış bir kara propoganda olmadığını, insanların Türkiye tatilinden bir tepki olarak vazgeçtiklerini, edilen sohbetler sırasında daha iyi anlıyorsunuz.
 
Örneğin; Viyana’da denk geldiğimiz taksi şoförü gibi. 
 
Kendisi Sırp asıllı, ancak 35 senedir Avusturya’da yaşayan taksi şoförü Türk olduğumuzu duyduğu anda Türkiye anılarını, gezdiği yerleri, yediklerini sıralamaya başladı.
 
Ancak daha sonra, Türkiye’ye tepki olsun diye gitmediğini tekrar gitmeyi de düşünmediğini belirtti. Sebebi ise gayet düşünüdürücü; liberal bir Avrupalı olarak anti demokratik ve baskıcı yönetim tarzına destek vermemek. 
 
Ne yazık ki, Türkiye imajı şu anda bu şekilde ve bu imaj sorununu gidermek, fiyat–kalite dengesini yakalamaktan daha zor ve satın alma tercihindeki en önemli etken.
 
Genel olarak Türkiye, Avrupa pazarında en önemli ve vazgeçilmez bir destinasyon olmasına rağmen, tur operatörlerini yeni çözümler bulmaya itiyor. 
 
Bunlardan bir tanesi de kış destinasyonlarına daha düşük kapasite ile de olsa yazın operasyonları devam ettirmek. 
 
Kısaca,Türkiye sadece Türk turizmcisi için değil pazarıyla, destinasyonuyla bütün Avrupa için önemli ve sorunlarıyla can sıkan, iyi durumuyla yüz güldüren bir destinasyon.
 
En kısa zamanda herkesin beklediği bir Türkiye ve Türk turizmine ulaşma ümidiyle... 
 
 

04-12-2016 18:32
Önceki Yazıları
ITB: TURİZMCİNİN ANA VİTRİNİ
26-03-2017 22:46 | 1 Yorum | Yorumlar
TURİZMCİ DON KİŞOT !
17-01-2017 15:31 | 1 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.