24.10.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - HALİM BULUTOGLU
1 Yorum | Yorumlar
KABAHATİN ÇOĞU SENDE BE KARDEŞİM...

 

 
24-25 Kasım tarihlerinde Antalya’da yapılan 6. Uluslararası Resort Kongresi’nin, her sene olduğu gibi çok önemli konuşmacıları vardı. Turizmin bugünü ve geleceğinin nabzını tutmak için en önemli platformlardan biri artık Uluslararası Resort Turizm Kongresi. Türkiye turizminin kaynak ülkelerinin en önemli oyuncuları kongreye konuşmacı olarak katılıyorlar.
 
2016, Türkiye turizm tarihine en büyük kriz yılı olarak geçecek. 
 
Eğer 2017 bu yıldan daha da kötü olmazsa.
 
Ne yazık ki, 2017 için umut verici bir tablo çizilmedi kongrede.
 
DRV, TUI Başkanları’nın konuşmaları tabloyu yeterince açıklayıcı nitelikteydi.
 
Ama bence en çarpıcı değerlendirmeyi RTK Grubu Başkanı Thomas Bösl yaptı. 
 
RTK Grubu, Almanya, Avusturya, İsviçre, Fransa, Hollanda ve Belçika’da bulunan yaklaşık 8000 satış acentasının oluşturduğu bir acenta zinciri. Çok önemli bir grup. TUI ve Thomas Cook başta olmak üzere çok sayıda tur operatörünün ürünlerini satıyorlar. Avrupa pazarının Türkiye için önem taşıyan bölümünde ne olduğu ya da olacağına ilişkin birinci elden bilgi alınması gerekiyorsa, onların ne dediğine bakmak gerek.
 
Thomas Bösl diyor ki:
 
- 2016’de Almanya pazarında Türkiye satışlarındaki kaybımız (ciro bazında) %31 oldu. Bu kayıp Belçika’da %35’e, Hollanda’da %47’ye ve Fransa’da %57’ye çıktı.
 
Bu, bugüne kadar gördüğümüz en önemli kayıp.
 
- Ama daha kötüsü önümüzde. 2017 satışları başladı. Şu anda kaynak ülkelerimizin toplamında Türkiye, 2016’ya göre %58 eksi gösteriyor. Yoğun rezervasyon dönemine 1 ay kaldı. Eğer bu bir aylık dönemde işler değişmez, bu tablo toparlanmaz ve 2017 kasımında, ekranda görülen bu eksi %58 olduğu gibi kalırsa, işte o zaman felaket olur.
 
Bösl, dost ve kardeş olarak gördüğü Türkiyeli ortaklarına ve turizmimizin karar vericilerine çözüm için yakın işbirliği, müşterilerine rezervvasyon değiştirme hakkı ve aksiyon gibi önerilerini de sıraladı. 
 
Siz bakmayın onların dost göründüklerine, böyle kriz dönemlerinde tüm dertleri fiyatları kırdırmaktır diyenlere peşinen söyleyelim: Bösl, yapılacak en yanlış şeyin otellerin fiyat kırması olduğunu da açıkça dile getirdi konuşmasında. Ve kalite/fiyat dengesini, bu kriz yılında da en üstlerde tutan otelci dostlarına, ortaklarına teşekkür etti.
 
Bösl gibi tüm oyuncular, 2017’nin Türkiye satışlarında son dakika yılı olacağını söylüyor. Yani 2016’da olduğu gibi bu yıl da otelcilerimizin görüş alanı sınırlı kalacak. 
 
Kongrenin ilk bölümünde kürsüye çıkan Turizm Bakanı, Antalya Valisi ve Belediye Başkanı ile turizm kredilerinin en büyük hacminin sahibi Denizbank Genel Müdürü’nün konuşmalarındaki iyimser ve umut verici tonlamaları bir tarafa koyalım. Diyecekleri başka ne olabilir ki? 
 
Ama gerçekler kürsüde değil, salonda bu konuşmaları sessiz biçimde izleyen 1000’e yakın sektör mensubunun zihnindeydi. Onlar da görüşlerini, kongrenin öğleden sonraki bölümünün açılışında yapılan ankete verdikleri yanıtlarla ortaya koydular.
 
Dediler ki:
 
- 2016’da turizmi olumsuz etkileyen en önemli iki sorun Türkiye’nin imajı (%53) ve terördür(%38).
- 2017’de turizmi kötü etkileyebileceğini düşündüğümüz en önemli sorun, dış politikanın yarattığı siyasi gerilim ( %74.7) ve iç politikanın yarattığı siyasi gerilimdir ( %18.5)
- Katılımcıların %32’si, 2017’de 2016’dan daha iyi bir yıl bekliyor.
- Ülke ekonomisinin 2017’de 2016’dan daha iyi olacağını bekleyenlerin oranı ise sadece %4.
 
Kısacası morallar had safhada bozuk.
 
Yapılan bir tespit daha var. Belki çok sık sorulan sorunun da yanıtı:2016 zincirleme iflaslar yılı olmadıysa, sektördeki dayanışma sayesinde oldu. 
 
Ama bu dayanışma altta kalanın canının çıkmadığı anlamına gelmiyor.
 
Peki, beklendiği gibi tablo 2017’de de 2016 gibi olursa ne olur sorusunu ise hiç kimse sormak bile istemiyor.
 
Çünkü Türkiye böyle bir sorunsalı yaşamadı.
 
Kongrenin ikinci bölümünün son konuşmacılarından AKTOB Başkan Yardımcısı 
 
Erkan Yağcı’nın ekrana taşıdığı grafik de bunu doğruluyor.
 
1994-2016 yıllarını kapsayan tablo Türkiye turizminin gelişim eğrisini gösteriyor.
 
Bu eğri hep yukarıya doğru.
 
Sadece Apo’nun yakalandığı, Türkiye’de deprem, ABD’de 11 Eylül saldırılarının yaşandığı  1999 yılında %21 gerileme olmuş ama hemen ardından gelen yıl toparlanarak bu kaybı telafi etmiş. Bir de 2006’da kısmi bir kayıp var. Ama şimdi karşımıza çıktığı gibi, üst üste iki yıl dramatik bir kayıp olmamış. 
 
Durum böyle ise, ne yapılması gerekiyor?
 
Bu durumu, Turizm eski bakanı sevgili Bahattin Yücel’in sık sık işaret ettiği gibi, “kredilerin düşük faizle yeniden yapılandırılması, arz kontrolü, alternatif pazarlar geliştirilmesi, turizmin çeşitlendirilmesi” gibi önlemler kurtarır mı?Ya da, insan hakları, basın özgürlüğü ve demokrasi sıralamasında onlarca basamak düşüp özgür olmayanlar arasına yerleşen ve lideri hiç de iyi duygularla anılmayan  bir ülkenin imajını düzeltmek için tanıtım ve lobi çalışması yapalım demek? Hele hele batılı turist olmazsa (uçak krizinin ardından Ruslar için deniyordu) Çinli verelim gibi fanteziler. Ya da mesleğini değil de kendini kurtarmak için her türlü taklayı atmalar.
 
80 milyar dolarlık yatırımlarını kaybetme riskini taşıyan turizmcilerin ve onların meslek kuruluşlarının yöneticilerinin, bu tablonun yaratıcısı olan siyasi iktidar önünde başlarının bu kadar eğik olmasının, “yeter be” diyememelerinin, hal-i pür melalimizin ana nedenleri arasında sayılmasının zamanı gelmedi mi?
 
Nazım’ın dediği gibi, onlara dönüp, “kabahatin çoğu sende be canım kardeşim” dersek yanlış mı yapmış oluruz?
 

02-12-2016 08:20

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
HarunCengiz
13-12-2016 03:31
Alkisliyorum
Son zamanlarda okudugum en akli basinda yazilarin basinda yer aliyorsun. Turkiyenin tamamen siyasallastirildigi ve ulkeyi arka bahcesi olarak kullanan bir dikte beynin fermanlari ve aptalca cikislarina boyun eger sektor devlerinin ve yardakcilarinin gorupte konusamadigi bilipte asamadigi dogrunun yanlisa gebe kaldigi toplumsal ahlakin cokusunu izleyecegiz malasef. Teyet gecmeyecek en buyuk ekonomik kriz kapidan gireli cok zaman oldu. Buna isik tutanlar bu ulkeden kacacak geride kalanlar issizlik hirsizlik ve devletin yarattigi en buyuk terorle mucadele etmek zorunda birakilacak..
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.