22.07.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - ZEYNEL KAYINOVA
TURİZMDE GELECEK ANALİZİ(EKONOMİ)

 

Turizmde ve onun önemli bir kolu olan konaklama işletmelerinde gelecek analizi yapılırken incelenmesi gereken önemli parametrelerden biri de işletmenin ekonomisidir. Ekonominin temel yasası bilindiği gibi arz ve talep dengesidir.
 
Arz piyasaya belli bir fiyatla sunulan ürün ve hizmet, talep de müşterinin ürün ve hizmete olan satın alma isteğidir.
 
Bu iki olguyu etkileyen birçok ekonomik parametre vardır ancak turizmde konaklama işletmeleri için en önemli ekonomik parametre piyasa parametresidir.
 
Bu parametre bir dengeleme parametresidir. Konaklama işletmeleri yönetimi geleceği kazanma planları yaparken bu parametrenin ortaya koyduğu sonuçlar doğrultusunda işlem yapmaları durumunda hedeflerine yaklaşımları daha gerçekçi olacaktır.                                                                                                                                                  
Piyasa parametresi genelde gelişmekte olan ülkelerde kırılgan bir yapıya sahiptir. 
 
Ülkeninekonomisinin yanında  güvenliği, siyasette gerginlik, hukuk sisteminin düzgün çalışmaması, insan hakları ihlalleri gibi önemli olgular da onun düzgün çalışmasını etkiler.              
 
Piyasa parametresi ekonomik analizde önemli bir faktördür.
 
Piyasa ekonomik açıdan aynı zamanda arz ve talebi dengeleyen de önemli bir faktördür.
 
Ekonomi düzgün işlerse piyasa bu dengeyi otomatik olarak yapar. Piyasanın düzgün işlemesi de ekonominin belirli kurallar içinde yapılması ile olur. Serbest ekonomi, serbest rekabet demek her işletmecinin kendi kurallarına göre hareketiyle değil piyasa kuralları içinde sağlanır.Arz ve talep dengesini önce ürün ve hizmet parametreleri üzerinden ayrı ayrı analiz edecek olursak ülkemiz konaklama işletmelerinde ürün arzı planlı bir trend göstermemektedir. Bir bölgede talepten çok ürün sunulursa o bölgede fiyat dengesinin aşağılara çekileceği muhakkaktır.
 
Örnek olarak bir bölgede on beş otel yapılması gerekirken otuz otel yapılırsa o bölgenin fiyat dengesinde rekabetin gerektirdiği inişler ve çıkışlar kaçınılmaz olacak piyasa normal fiyat dengesinde zorlanacaktır. Bu dengenin bozulmasında ekonomi bilinci az otel yöneticilerinin oda satış fiyatlarını aşağı çekme isteği baş etkendir.
 
Bu durum ülkemizde yıllarca devam etmiş ve piyasa dengeleri sürekli olumsuz işlemiştir. 2016 yılının talepte zorlu geçmesi ve 2017 yılının da talepte zor geçeceği göz önüne alınırsa piyasa, ürün fiyatlarının aşağıda olmasını engelleyemeyecek piyasa düşük fiyat trendi ile dengelemeyi olumsuz yapacaktır. Konaklama işletmelerinde hedef yüksek fiyat ve yüksek doluluktur. 2017 yılı, konaklama işletmelerine yine bu hedefin tutturulmasına imkân vermeyecek gibi gözükmektedir.
 
Çözüm bölgelerin birlikte, beraber ve ortak kararlarla hareket etmeleri ve piyasayı olumlu dengeleyecek kararları almaları ve bu kararlara ısrarla uymalarıdır. Arz ve talep dengesini hizmet üretimi açısından da analiz edecek olursak piyasayı etkileyecek bir önemli faktörün de hizmetin kalitesi olduğu görülecektir. Kalite kavramı stratejik bir yönetim, pazarlama ve satış aracıdır. Kalite basit olarak müşterinin istediğidir. Konaklama işletmelerinde rekabet, ağırlıklı olarak bu kavram üzerinden işler. Bu durum müşteri isteğine bağlı olarak rakiplerinden daha iyi hizmet üretmek demektir.
 
Hizmet soyut bir kavram olduğu için değerlendirilmesi ve ölçülmesi zordur ancak bundan kaçınılmamalıdır. Müşteri isteği ile, verilen hizmetin ne kadar örtüştüğü oranı bir değerlendirme ölçüsüdür. Daha açık ifadeyle müşterinin hizmet kalitesinde aldığı anahtar özellikler ile işletme yöneticilerinin hizmet kalitesi olarak aldıkları anahtar özelliklerin uyuşma oranı hizmet için bir değerlendirme ölçütüdür. Ülkemizde birçok konaklama işletmesinde bu formül çalıştırılmamaktadır.
 
Birçok konaklama işletmesi yöneticileri kendi değerlendirme ölçülerine göre hazırladıkları hizmet kalite standardını müşterisine kabul etmesi için zorlamaktadır. Bu uygulama kolaycılıktır ve hatalıdır. Yöneticiler hizmet kalitesini müşteri odaklı belirleme çalışmalarından kaçmamalıdırlar. Bu çalışmaları yapmayan konaklama işletmelerinde müşteri talebinde azalmalar olacak ve yönetici bu azalmayı dengelemek için ilk iş olarak satış fiyatlarını düşürecektir.
 
Çözüm piyasayı dengelemek açısından yöneticilerin hizmet kalitesi sağlamada ölçüm çalışmalarından kaçınmamalarıdır. Çünkü piyasa bu parametrede hizmet kalitesini müşteri beğenisi üzerinden planlayan işletmelerin lehinde çalışmaktadır.  Piyasayı etkileyen diğer bir faktör de döviz kurudur.
 
Döviz kuru yabancı bir paranın ulusal para cinsinden fiyatıdır. Konaklama işletmelerinde oda satışları döviz cinsinden, giderleri ise yerli para cinsinden yapılır.
 
Döviz kurunun düşük değerlenmesi halinde piyasa bu işletmeleri olumsuz etkiler. Bu işletmelerin satış gelirleri döviz cinsinden elde edildiğinden dövizin değer yitirmesi satış gelirlerinin yerli para karşılığını da azaltacaktır. Düşük değerli kur bu işletmelerin kar marjlarının azalmasına sebep olurve işletme kazanç kayıpları yaşar. Bu durumun önlenmesinin yolu ise, ilk seçenek olarak satış fiyatının artırılması olarak görülür ancak rekabet açısından bu çözüm çoğu zaman mümkün olmaz. Bu durumlarda çözüm, kaliteyi artırmak suretiyle fiyat artışına imkân vermek, maliyetleri düşürecek yaklaşımları uygulamak, daha verimli ve etkin çalışmaktır.                                                                                                                                              
Konaklama işletmelerinde geleceğin kazanılmasında önemli bir ekonomik parametre de işletme çalışanlardır. Bu durum genel olarak tüm işletmelerce önemsenmeyen bir olgudur.
 
Bir konaklama işletmesi, işletmesine çalışanların gözünden bakarsa ve çalışanlarını düşünce olarak kar odaklı, verimli ve etkili çalışmaları yönünde yönlendirmiş ve onları kurumdaş haline getirmiş ve de sistemini bu tarzda kuraraktüm çalışanlarına yön ve yol vermiş, sistemin uygulamasında çalışanlarının önünü açacak tedbirleri almışsa o işletmenin gelecek kazanma korkusu aza indirilmiştir.
 
Bu tarz sistemlerle çalışan işletmelerde çalışanların işletmeye katkıları yüksektir.
 
Çalışanlardan gelen fikirler süreçlere yenilikçi çözümler getirir, müşteri memnuniyetini, kaliteyi ve verimliliği artırır, zaman ve maliyet tasarrufu elde edilebilir. Bu tarzdaki işletmeler piyasanın olumlu işlemesine katkı sağlar.  Bu olumlu parametrelere rağmen işletmelerimizde genelde uygulanan yönetim mantığı, sorunların genel sebebi olarak çalışanlar görülür. Bu mantık yönetimde hatalı bir mantıktır.
 
Çünkü insan çalıştıran işletmelerde “sorun insanda değil sistemdedir” anlayışı yönetim bilimi olarak ispatlanmıştır. Sistemini bu tarzda düzenleyen işletmelerdeki çalışanlarsorunun değil çözümün parçasıdır ve işletmede çıkacak tüm sorunları çözme işine aktif katılacaklardır. İşletmelerin çalışanlar ile ilgili yönetim amacı bu tarzda olmalıdır.
 
Çalışanların işletmenin yararı için üretecekleri fikirler küçümsenmemeli onlara fikir üretmeleri için imkân sağlanmalıdır. Bu tarz yönetim modeli Toplam Kalite Yönetimi anlayışıdır.
 
Çalışan parametresinde çözüm, çalışan faktörünün etkilerini görmek ve geleceğini ekonomik yönde rahat kazanmak isteyen işletmelerin klasik yönetim tarzından vazgeçerek Toplam Kalite Yönetimi anlayışını kurmak ve işletmekle elde edilir.
 
 

31-10-2016 13:18

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.