22.07.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - İBRAHİM ARAT
TÜRKİYE'NİN PAZAR GELİŞTİRME İMTİHANI: KÖRFEZ PAZARI (2)
 
Konuyla ilgili ilk yazımda ‘’Arap Pazarı’’ tabirinin havada kaldığından ve tam olarak kast etmek istediğim hedef pazarı yansıtmadığından bahsetmiştim. 
 
Gelir düzeyleri, gelişmişlik durumları ve tatil anlayışları bakımından bu tabiri ‘’Körfez Pazarı’’ olarak değiştirmek daha uygun olacak kanısındayım.
 
Son yıllarda petrol fiyatlarına dayalı olarak, ekonomilerinin eski şaşalı büyüme rakamlarını göstermemesine ve artık devlet harcamalarında tasarruf terimiyle tanışmış olmalarına rağmen, halen paranın aktığı bir coğrafya Körfez ülkeleri...
 
Keşfi antik çağlara dayanan petrolün, 1847 yılında modern teknolojilerle damıtılarak daha farklı türevlerinin de olduğu farkedildi.
 
Kullanım alanı sadece gaz lambalarıyla sınırlı kalmayıp, sanayide de kullanılmaya başlanmasıyla petrol, Dünya tarihinin etrafında şekilleneceği kadar önemli hale geldi.
 
Edisson’un elektrikli ampülü bulmasıyla geleceği tehlikeye girse de, içten yanmalı motorun keşfi ile petrol, insanoğlu için neredeyse tek ve vazgeçilmez enerji kaynağı konumuna geldi. 
 
Artık bütün savaşların sebebi petrol olmuş, dünya haritası petrol yataklarına göre çizilir hale gelmişti. 
 
1936 yılında Suudi Arabistan’da ilk petrol yatağının keşfi, bölgenin kaderini de değiştirerek, bölge ekonomisi balıkçılık ve inci toplayacılığı gibi denizcilik ağırlıklı bir ekonomiden, petrolün para akıttığı bir ekonomi haline getirdi.
 
Günümüzdeki petrol kaynaklı krizler, gelirinin büyük bir kısmını petrolden elde eden ülkelerin ekonomilerini zorlamakta. Körfez ülkeleri bunun etkisinin görüldüğü coğrafyaların başında gelmekte.
 
Aynı zamanda pertolün ekonomi içerisindeki payının çok düşük olduğu, tüm gelişiminin kaynağı finans, lojistik, turizm gibi sektörlere bağlı olan Dubai gerçeği var. 
 
Verginin olmaması, çok uygun şartlarda kredilerin bulunabilmesi ve yatırımcılara sağlanan teşviklerden dolayı Dubai, bir finans merkezi haline gelmiş ve dünyanın bir çok ülkesinden yatırımcıları kendine çekmiştir.  
 
Körfez ülkelerinin devamlı büyüyen ve gelişen ekonomilerine paralel olarak iş gücü ihtiyacı ortaya çıkmış ve bölgede görülen gelişme hızıyla doğru orantılı olarak dünyanın her yerinden göç almaya başlamıştır. 
 
Öyle ki, demografi ile ilgili olarak en ilgi çekici durum ‘’expat’’ olarak tabir edilen yabancı nüfusun yerel halktan çok daha fazla olmasıdır. 
 
Yüzölçümü ve nüfusu bakımından bölgenin en büyük ülkesi Suudi Arabistan’ın nüfusu 2016 yılı başında 31 milyon’a ulaşmış durumda. Bölgenin en küçük ülkesi Bahreyn’in ise nüfusu 1 milyon 400 bin. 
 
Bu bölgede Arap nüfusun en fazla görüldüğü ülke Suudi Arabistan. Suudi Arabistan nüfusunun yüzde 67’si yerli halk iken yüzde 33’ünü yabancılar oluşturmaktadır. 
 
Diğer ülkelerde ise yabancı nüfusun Arap nüfusa oranı şu şekilde; Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 88, Katar yüzde 87, Kuveyt yüzde 69, Bahreyn yüzde 52 ve Umman yüzde 45. 
 
Kişi başı gelirin yüksek olduğu bölge ülkelerinde liderliği 102.700 usd ile Katar sürdürmektedir.
 
Katar’ı 75.800 usd ile Birleşik Arap Emirlikleri, 65.600 usd ile Kuveyt takip etmektedir. Kişi başı milli gelirin en düşük olduğu ülkeler ise 27.600 usd ile Bahreyn, 24.300 usd ile Umman ve 21.400 usd ile Suudi Arabistan’dır.
 
Körfez ülkelerindeki milli gelirin bu denli yüksek olması üretime yeterince ilgi göstermemeye ve temel ihtiyaç mallarının dahi ithalatına yol açmakta. 
 
Üretimin olmaması ve petrol ihraç edip temel mal ve hizmetleri ithal etmeye bağlı olarak hayat pahalılığının dünyada en yüksek görüldüğü ülkelerin başında Körfez ülkeleri gelmektedir.
 
Bölge ülkelerinde işsizlik oranı düşük olmakla birlikte, bölge devletleri vatandaşlarına temel maaşın yanı sıra bir takım maddi destekler vermektedir.
 
Ancak bu destekler bazı ülkelerde iptal edilse veya iptal edilmesi gündemde olsa da, temel ihtiyaçlar olan sağlık, eğitim vb. gibi ihtiyaçlar ücretsiz karşılanmaya halen devam ediyor. 
 
Yabancılar için bu hakların hiç birisinin ücretsiz sağlanmaması ve bu hizmetlerin çok pahalı olmasına rağmen Körfez ülkelerinde yaşamak, Avrupalılar dahil bir çok milletten insan için halen çok çekici. 
 
Maddi durumu bir kenara bırakırsak, bunun en büyük sebebi belki de Körfez ülkelerindeki konfor ve hayatın olabildiğince kolaylaştırılmış olması. 
 
Alınan tedbir ve uygulamalardan dolayı suç oranı oldukça düşük. Örneğin Dubai’da hedef 2021 yılında suç oranını sıfıra indirmek.
 
Diğer Körfez ülkelerinde durum bundan farklı değil.
 
Çalışma koşulları, maaşların ödenme zamanları, yıllık minimum zam oranları, izin kullanım durumları; hem özel sektör hem de kamu sektörü için kesin bir şekilde belirlenmiş ve uygulamalar yakından takip edilmekte. 
 
Bu da, insanlara işlerini yaptıkları sürece haklarını alma konusunda bir devlet garantisi vermekte.  
 
Ekonomi, demografi ve iş hayatında durum bu şekilde özetlenebilir. 
 
Sosyal hayat, çekim merkezleri, tatil alışkanlıkları, tercih edilen tatil bölgeleri ve potansiyelin Türkiye için artı ve eksilerini bir sonraki yazıda ele alacağım.  
 

08-10-2016 05:31
Önceki Yazıları
ITB: TURİZMCİNİN ANA VİTRİNİ
26-03-2017 22:46 | 1 Yorum | Yorumlar
TURİZMCİ DON KİŞOT !
17-01-2017 15:31 | 1 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.