23.06.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - İBRAHİM ARAT
2 Yorum | Yorumlar
MEMLEKETTEN BAYRAM MANZARALARI

 

 
Her Kurban bayramına yaklaşırken oldruğu gibi bu yıl da ulusal,görsel ve yazılı medyada  şu haberleri görüyoruz
 
‘’Kadıköy’de kurbanlık boğa operasyonu’’‘’Boğaz yine kan gölüne döndü’’ ‘’Acemi kasaplar kendini kesti’’
 
Yerel medyada ise yine üç aşağı beş yukarı Ramazan Bayramında gördüğümüz haberler ağırlıkta olacak gibi. 
 
Yine aynı haberler ağırlıkta olacak diyorum, çünkü iç pazar talebininKurban Bayramında da Ramazan Bayramındaki seviyelerde olması bekleniyor.
 
Yine en alt kadrosundan genel müdürüne, taksicisinden seyahat acentası görevlisine kadarturizm camiası çok yoğun geçen bir sezonun ardından, yabancı ziyaretçi yoğunluğundan kaynaklanan talebe yetişememenin vermiş olduğu yorgunluk ve bıtkınlığın etkisiyle,‘’bu Türkler de nereden çıktı’’ diye söylenip her türlü alay ile yerli turiste verip veriştirecekler...
 
İç pazar olmadan turizm kalkınmasının mümkün ve sürdürebilir olacağını düşünen tek ülke Türkiye’dir sanırım.
 
2015 yılında yurt içinde gerçekleşen seyahat harcamaları 24 milyar 409 milyon 560 bin TL (2015 yıl sonu kuru ile yaklaşık 8 milyar 400 milyon USD)
 
Bu rakamın ne ifade ettiğini,yurt içi ve yurt dışı turizm gelirlerinin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya etkisine baktığımız zaman daha iyi anlayabiliriz.
 
Aynı zamanda turizmde başı çeken diğer Akdeniz ülkelerine de bakmakta fayda var.
 
Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nin ülke ülke yayınlamış olduğu ‘’Turizmin Ekonomiye Etkisi 2016’’ raporlarına göre, Türkiye’de turizmin GSYİH’yaolan etkisinin% 45.3’lik kısmı iç pazar turizm harcamalarından oluşurken, yabancı ziyaretçi harcamalarının oranı % 54.7.
 
Bu rakam İspanya için % 52.3 iç turizm harcamaları, % 47.7yabancı ziyaretçi harcamaları iken  Fransa’da ağırlık iç pazar harcamaları.
İç pazar harcamalarının, turizmin GSYİH’de yarattığı etki içerisindeki oranı Fransa için % 75.1.
 
Dünyada turizm gelirleri konusunda önde gelen ülkelere bakıldığında yine durum bundan farklı değil.
 
Görüldüğü gibi iç pazarın, bir ülke ekonomisi için önemi aşikar ikenTürkiye’deki ‘’istemezuk’’ anlayışını anlamak biraz zor. 
 
Aslında herkesin genel şikayeti, daha çok yerli turistin davranışlarından kaynaklanıyor. 
 
Ancak unutulmaması gereken, tatil bir kültürdür, insanların tatil anlayışları zaman içerisinde gelişir ve çeşitlenir.
 
Bu işi bir geçim kaynağı olarak yapan hiç kimsenin de, o gelsin bu gelmesin deme gibi bir lüksü de yoktur.
 
Siz hiçmarka olmuş bir araba markasının, ya da konut yapıp satan bir firmanın,‘’Şu şehirden olan gelsin benim evimi arabamı alsın, şu şehirden olan gelmesin’’ dediğine tanık oldunuz mu?!
 
Ancak Türk turizmindeki bu sıkıntı sadece iç pazar için değil genel olarak bütün pazarlar için karşılaşılan bir durum. 
 
Alanya’da uzun yıllar önce Rus pazarı ağırlık kazanmaya başladığı sıralarda da aynı durum geçerli idi. Rus misafir Alman misafir veya  diğer Avrupalı misafir ile karşılaştırılır, tercihen Avrupalı misafir sayısı daha yüksek tutulmaya çalışılırdı.
 
Hatta çok iyi hatırlıyorum Avrupalı misafirin ağırlıkta olduğu tesisin daha kaliteli olduğu algısı bile vardı.
 
Ancak şu an geldiğimiz noktada herkes Rus misafirin eksikliğinden hayıflanmakta. 
‘’Bütün yumurtaları aynı sepete koymamak’’ herkesin çok iyi bildiği ve belki de meslek hayatımda bin kere duyduğum bir sözdür. 
 
Ama pratikte nedense herkes rüzgarın estiği yöne doğru savrulmakta ve hiç kimsenin aklına kötü durum senaryoları ve önlem planları gelmemektedir.
 
Her milletin hatta aynı milletten insanların davranışları, bir çok faktöre bağlı olarak değişiklikler göstermektedir. 
 
Kimisi çok alkol tüketen, kimisi çok yemek yiyen veya israf eden, kimisi ise bir kralmış gibi muamele görmek isteyen tipte olabilir.
 
Burada  olması gereken, pazarların özelliğine göre ürün ve fiyat dengesini sağlayıp hizmet vermektir. Aksi takdirde bu millet gelsin, şu millet gelmesin mantığı olduğu sürece ne turizmde bir ilerleme sağlanabilir ne de kriz durumlarında sektör ayakta kalabilir.
 
Türk turizmcisinin son umudu ve dört gözle beklediği bayram tatilinde, ‘’Turizmcinin yüzü güldü’’ ‘’Bayram bereketi’’ tarzı haberleri bolca okuyup, en azından kötü geçen bir sezonun son demlerinde sektörün az da olsa mutlu ve umutlu olması dileğiyle...
 
 
 
 
 
 
 

05-09-2016 11:30
Önceki Yazıları
ITB: TURİZMCİNİN ANA VİTRİNİ
26-03-2017 22:46 | 1 Yorum | Yorumlar
TURİZMCİ DON KİŞOT !
17-01-2017 15:31 | 1 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
11-09-2016 02:22
Bayramdan sonra napcaz
Arkadaslar bayram zaten hersene full geçiyor unu büyütmeyelim ltf bayram dolulugu yıllık dolulu gü yüzde kaç etkiler sizce bence siz buna bakın ilkonce kışın orta Doğu cin Japonya pazarlarına gidilmeli yeni isafirler ülkemize gelmeli 2017 ihsallah Daha iyi olcak tabi bunu yapacak ola yonetici beyinlerdir.30 yıllık yöneticiyim bana sorarsanız en iyi yonetici kim diye otelini yüzde 80 en az 12 ay bazında dolduran ,kimsedir gerisi i icin birsey yazmıyorum benim kısası bu tsklerrr Erkan Ari Yonetici
07-09-2016 17:58
METİN
çok dogru ve yerinde tespitler milliyet ayrımı olmadan ilk gun tesise giren miisafirde bir ac gozluluk ve israf olacagı muhakkaktir sonraki gunlerde dengeleniyor yiyecegi kadar aliyor ve içiyor.Hersey dahil calisiyorsanız yemede içmede saat konmamalı saati kacırmıyayım toplanır korkusu ile masaları dolduruyorlar yada katlanacaksınız tatile gelmiş insanlar askerlige degil.
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.