22.11.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - KAYHAN TANER ÖZEN
TÜRKİYE VARLIK FONU VE TURİZM SEKTÖRÜ İLİŞKİLERİ

 

Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş.’nin kurulması için gereken kanun yayınlandı. Böylece devletin elinde bulunan varlıkların (bunlar gayrimenkul, menkul varlıklar, lisanslar, patentler, haklar vs. olabilir) paraya dönüştürülüp değişip amaçlarla kullanılabilmesi için gerekli olan pratik, esnek bir araca hükümet kavuştu.
 
Bu şirket kullanımına açık olan varlıkları (şimdilik gayrimenkuller ve hisseler gibi gözüküyor fakat ilerde işsizlik fonu gibi büyük meblağlı fonlar da dahil edilebilir) piyasa koşullarında istediği gibi kullanabilecektir. İhraç edeceği bonoları gerekli gördüğü alanlara harcayabileceği gibi, özel sektör hisseleri alabilecek ya da özel sektör yatırımlarına ortak olabilecektir.
 
Aslına bakarsanız bu yeni kurulan şirketin fonksiyonlarını eskiden kamu bankaları görürdü. Devletin ekonomide harcama, yatırım yapmak istediği alanlara sektörüne göre görevli kamu bankaları müdahil olurdu. Turizm sektörü için de bu görev T.C. Turizm Bankası A.Ş.’ne verilmişti.
 
Türk Turizm Sektörünü kurmak ve geliştirmek için Banka gerekli gördüğü harcamaları, yatırımları yapardı.
 
Örneğin Kapadokya için örnek bir tesis yapılıp burada turizm hareketi başlatılmak isteniyor, Bakanlık yapısı gereği bunu kendi örgütü içinde yapamayacağına göre; Banka hemen orada bir otel yapıyor. Boğazda bir yalının turizm sektörüne kazandırılması için restorasyonu gerekiyor; Banka Sait Halim Paşa Yalısını restore ediyor. Antalya Kaleiçi’nin turizme kazandırılması lazım; Banka bir şantiye kuruyor ve restorasyon yapılıyor.
 
Yatçılığı geliştirmek şart; hemen Banka marinalar inşa ediyor. Almanya’dan turist getirmek için bir acente lazım; kurulsun Turban Seyahat. Kemer Turizm Merkezi inşa edilecek; haydi Banka yapıver. Antalya uluslararası bir turizm destinasyonu yapılacak, yatırımcının inşa edilecek oteller için parası yok, kredi lazım; koş Turizm Bankası Japonya’ya bono sat para getir. Türk Turizmi kamu özel sektör eliyle böyle kuruldu.
 
Şimdiki ekonomik düzende kamu bankalarının bulundukları sektörler içinde düzenleyici bir kurum olma özgürlüğü yok. Özel sektör de kamu da artık aynı kriterlerle yönetiliyor.
 
Nihayetinde BDDK kanunlar çerçevesinde bankaları denetliyor ve artık bankaların tüccar gibi piyasada hareket etme olanakları pek yok. Halbuki sektör bankası olan Turizm Bankası ve devamı olan Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. sadece kar etme amacıyla faaliyet göstermiyordu. Öncelik ülkenin ve ekonomisinin üstün çıkarları idi. Ekonomi kazansın diye zarar göze alınarak harcama ve yatırımlar yapılırdı.
 
Bugün hangi banka Kemer Turizm Merkezi olsun diye yol kanalizasyon, içme suyu şebekesi, arıtma, Türkiye’nin ilk katı atık tesisi, marina, kaymakamlık binası ve lojmanları, örnek bir otel vs. inşa eder. Ya da hangi banka verdiği krediyi geri alamayacağını bilerek bir belediyeye hatta ve hatta köy tüzel kişiliğine otel yapsın diye kredi verir. Hele hele benzin istasyonları tuvalet inşa etsin diye krediyi kim verir.
 
İşte yeni kurulan varlık şirketinden,Türkiye Kalkınma Bankasının turizm sektörü için geçmişte yerine getirdiği fonksiyonların aynısını ekonominin geneli için yapması beklenilmektedir. Ekonomide öyle işler vardır ki kar getirmez. Fakat yapılmazsa da ekonomik faaliyetler olmaz. Bazı işlerin karlı olabilmesi için bir katalizöre gerek vardır.
 
İşte bu katalizör yeni kurulan varlık fonu olacaktır.
 
Elbette en önemli konu Türkiye Varlık Fonu A.Ş.’nin nasıl yönetileceği konusudur. İyi bir kadro kurulup, yenilikçi, yaratıcı projelere kaynak yaratılırsa 45 Milyar $’lık turizm sektörümüz gibi onlarca sektör yaratılabilir.
 
Yok, Türk usulü yaklaşımla bir yapılanmaya gidilirse kamu ekonomimizde onlarca örneği olan kurumlardan birine döner. Mevcut potansiyel de uyumaya devam eder.
 
2016 baharında İngiliz Büyükelçiliği TheCityUK organizasyonu ile birlikte bir konferans düzenleyip Londra Finans Merkezi ile İstanbul Finans Merkezinin Türk varlıklarının değerlendirilmesi konusunda nasıl işbirliği yapabileceklerini ele almıştı.
 
Tesadüf değil Türk ekonomisinin potansiyelinin (yüz milyar TL’lik işsizlik fonu iştah kabartan potansiyel finansman kaynaklarından biridir.) herkes farkında. Biz hariç. Elimizdeki bu kaynakları kendimiz kullanırsak daha verimli kullanırız. Yoksa yurt dışına çıkan mal daha pahalı geri ithal edilir. Para için de aynı durum geçerlidir.
 
Fonun kullanımı için bir örnek vermek gerekirse; Kaynak Kullanımını Destekleme Fonunu turizm yatırımcılarımız hatırlarlar. 1987-1994 yılları arasında yapılan turistik tesislerin önceleri sabit yatırımının %20’sine kadar, sonraları da tesise harcanan öz kaynağın %35’ine kadar bir meblağı fon inşaat anında yatırımcılara prim olarak karşılıksız ödemişti. Bu sayede Türk Turizm Sektörü 10 yıl gibi kısa bir sürede uluslararası oyuncu olmuştu. Turizm sektörüne bu fondan ödenen Kaynak Kullanımı Destekleme Primi tutarı 743.000.000 $ olmuştur. Yani bu kadar bir parayla yıllık 45 Milyar $ getiren bir sektörün inşası sağlanmıştır.
Şimdi yeni kurulan fonun olanakları ile yapılabilecekleri bir kalkınma/yatırım bankacısı olarak ben hayal dahi edemiyorum. Yeter kiiyi bir ekip oluşsun ve bu ekip de geçmişte yapılan başarılı işlere bir bakıversin.
Bu arada turizm sektörünün ileri gelenlerinin de fondan yararlanmak için projeler üretmeye önümüzdeki Pazartesi gününden itibaren başlamaları gerekir. Ekonomide hiçbir iş kendiliğinden olmaz.
 

26-08-2016 06:38

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.