22.11.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - KAYHAN TANER ÖZEN
KRİZDE NAKİT AKIŞI VE BORÇ YÖNETİMİ

 

Turizm sektöründe yaşadığımız kriz yönetilemediği ve çözüm yolları üretilmediği için, sezonun tamamını, belki de önümüzdeki yılları da kapsayacak şekilde olumsuz etkilerini sürdürecek gibi gözüküyor. 
 
Sektörün yıllardır sağladığı kaynağın eksik gelmesi ile ekonominin tamamında hissedilecek olan kriz, asıl olumsuz etkilerini, temmuz ayında girmesi gereken nakit paranın gelmemesi ile hissettirecek. 
 
Turizm krizinden ilk etkilenen grup olan sektör çalışanları işlerini kaybederek, sektöre hizmet eden küçük esnaf iş yapamayıp darboğaza girerek etkilendiler bile. 
 
Bu iki grubun meslek örgütleri olan sendikalar ve odalar etkin bir şekilde krizin üyeleri üzerindeki etkilerini dile getiremiyor. 
Krizden ikincil olarak etkilenecek olan grup olan otel yatırımcılarının temsilcileri ve bankalar ise beş altı ay önce ilk gruba göre görece daha etkin bir kampanya yürüttüler
 
Elbette yaşanan krizin siyasi olduğunu göz önüne aldığımızda ilgili lobilerin çabaları çok düşük seviyede kalmış sonuç olarak da etkisiz olmuştur. 
 
Çözümü olan bir süreç çözümsüzlüğe bırakılmıştır.
 
Türkiye ekonomisinde en kuvvetli lobiler olan turizm yatırımcıları ve bankalar düşük yoğunlukta lobiyi belki de krizi en az kayıpla atlatacakları için tercih ettiler.
 
Çünkü bankalar turizm yatırımlarına finansman sağlarken, yatırımcılar da kredi kullanırken 7-10 yıllık projeksiyon yaparlar. 
Bu projeksiyonda yapılan yatırımın gelir ve giderlerini analiz eder eğer bir risk görmezler ise yatırımı yapar/finanse ederler. 7 yıl vadeli bir kredi de, 1 ya da 2 yıllık beklenmedik gelir düşüklükleri hesaba katılır. 
 
Diğer yılların kazançları zarar edilmesi beklenen yılın zararını karşılıyorsa sorun yok demektir.
Yatırımcı yatırımını yapar, banka da huzur içinde kredisini verir. 
Turizm yatırımcısı ve bankalar için sorun krizin uzun sürmesi ve sektörün 2 yıldan fazla düşük kapasite ile çalışması ile ortaya çıkacaktır. 
Yani zamanları vardır.
 
Aşağıdaki tabloda beş yıldızlı bir şehir oteli için yapılmış olan fizibilite çalışmasında öngörülen performansı göreceksiniz.
 
 
Bu tablo Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. tarafından geçmiş yıllarda kredilendirilen bir 5 yıldızlı bir otelin gerçek rakamları olup tarih güncellenmiştir. 
 
Orijinal kredinin ödemesi bitmiştir. Tablo özettir. Rakamlar bin Euro olarak okunacaktır. Tesis 2016 yılı ortasında hizmete açılacak şekilde projeksiyon yapıldı.
 
Tabloyu birlikte okursak;
Nakit girişlerinde net işletme geliri olarak oda gelirleri, yiyecek gelirleri, içecek gelirleri, KDV mahsubu vardır.
Nakit çıkışlarında ise işletmenin bütün giderleri vardır.
Borç ödeme gücü, Bürüt nakit farkının kredi ödemelerine oranıdır.
Nakit farkı ise net işletme karı demektir. Bu kardan vergiler ve diğer kanuni yükümlülükler düşülecektir.
 
Kredi verirken finansmancının baktığı nokta borç ödeme gücüdür. Yani firmanın bürüt karı kredinin anapara ve faizinin kaç katıdır.
Eğer bu oran 1,2‘nin üzerinde ise firmanın ödemelerinde sorun yok demektir. Bizim örneğimizde ise sadece 7. yılda bu oranın çok az altına düşülmektedir. Diğer yıllarda işletmenin karı bankanın beklentilerini karşılayacak düzeydedir. Öte yandan, bir değil iki yıl bu oranın altına düşülmesi de sorun yaratmaz, diğer yılların kazancı eksi yılın zararını kompanse eder.
 
Görüldüğü gibi kitabına uygun bir finansman politikası izlendi ise 2016 yılı krizinin firmaların gelirlerinde yaratacağı düşüşün bankalara olumsuz bir yansıması olmayacaktır. Zaten bankalar krizin bilançolarına olumsuz yansımasına yol açmasını engelleyecek mekanizmayı geliştirdiler bile; turizm sektörü kredileri için ertelenen kredi ödemeleri karşılığında bir karşılık ayırmayacaklar. Üstelik ertelemelere bir de yüksek faiz uygularlar, teminatları da sağlam. Bankalar turizm sektörü krizinden etkilenmeden çıkarlar fakat krizin ekonominin kalanında yaratacağı tahribat bankaları da etkiler.
 
Firmalar da bir yıllık eksik gelir ile büyük zararlara uğramayacaklardır. Kâr yazamayabilirler, o kadar. Tabi bu gerçek sağlıklı borçlanan firmalar için geçerlidir. Kısa vadeli aşırı borçlu firmalar için durum parlak olmayacaktır. İş dünyasının bir gerçeği de çıkanlar kadar batanların da olacağıdır.
 

12-06-2016 12:00

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.