25.09.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara
Günün Yorumu




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - ZEYNEL KAYINOVA
STRATEJİ VE BİLGİ PAYLAŞMAK

 

Vahşi batıda silahını hızlı çeken ve güçlü olan yaşar, diğerleri korkak yaşar kuralında olduğu gibi vahşi kapitalizmde de çağın hızına uyan güçlü şirketler yaşar, çağın hızına uyamayan ve güçlü olamayan işletmeler yok olur kuralı geçerlidir. 
 
Ülkemiz konaklama sektörünü inceleyecek olursak bu sektörde güçlü yönetimler ve güçsüz yönetimler vardır. 
 
Konaklama sektörünün tümü istese de istemese de küresel rekabetin içindedirler ve vahşi kapitalizmküresel rekabetteki tüm işletmeleri olumlu veya olumsuz yönde etkiler. 
 
Ülkemizde olumsuz yönde etkilenen işletmeleri olumsuzluktan çıkarmanın bir yolu da bizde eskiden uygulanan Ahi geleneğinin canlandırılmasıyla sağlanabilir. 
 
Bu gelenek işletmeler arası ahlaki, ticari ve sosyal yardımlaşma ve destek uygulamasıdır. 
 
Bu uygulama büyük işletmelerde olmasa da bazı bölgelerde azda olsa küçük esnaf arasında halen sürdürülmektedir.
 
Bu geleneği büyük işletmelerde de yaygınlaştırmak ve küresel rekabette güçsüz işletme yönetimlerine strateji ve bilgi desteği sağlamak zamanımız ve uygulanan ekonomik sistem için bir ironi gibi gözükse de olmayacak bir durum değildir. 
 
Hali hazır durumda işletmelerin, strateji ve bilgi paylaşımında biri birilerine karşı destek ve dayanışma içinde olmadıkları, her koyun kendi bacağından asılır özdeyişi ile küresel rekabette vahşi kapitalizmin yok edici çarklarında yalnız bırakıldıkları bilinmektedir.
 
Konaklama işletmelerinin rekabet, Pazar, ürün ve hizmet, müşteri gibi önemli yaşamsal parametreleri ile kazanma ve büyüme hedefleri vardır. 
 
Bu hedefleri elde edebilmeleri için yaşamsal parametrelerinin güçlenmeleri gerekmektedir. Konaklama işletmelerinin büyük bölümünde organizasyon/teşkilatlanma sonucu yaşamsal parametrelerin güçlenmesi için bir gelişme sürecine girerek dinamizm sağlamaktan ziyade, yöneticilerin sektörde kısa yol kabul edilen müşteri, acente ve otel üçgeni içinde işlerihayatın akışına bırakması, hedeflerini dinamizmle değil statik kalarakelde etmenin kolayına gidildiği görülmektedir. 
Bazı konaklama işletmelerinin işletme faaliyetine başladığı andan itibaren küresel rekabetin çarkları arasına girmiş olduğunu bile fark etmediği de bilinmektedir. Müşterisi yabancı ülkelerden gelmektedir ama yönetim kendinisadece müşteriyi getiren acenteler ile sınırlar. Bu yanlış ve noksan bir yönetim tarzıdır. 
 
Küresel rekabetin içinde olduğunu bilen akıllı yatırımcılar ve yöneticiler bir organizasyon/teşkilatlanma sonrası sürekli şu sorular
üzerinde düşünmekte ve çalışmaktadırlar. 
 
Biz şu anda neredeyiz? 
 
Nereye gitmek istiyoruz?
 
Gitmek istediğimiz yere nasıl ulaşacağız? 
 
Bunun için neler yapmalıyız? 
 
Hedefe ulaştığımızı nasıl anlayacağız ve ulaşamadıksa nedenleri nelerdir.
 
Görüldüğü gibi işletmeler arasında kendini küresel veya milli sınırlar ile sınırlayan yönetimsel bakış açısı ve farklılıklar ortaya çıkmaktadır. 
 
Kendini küresel değil milli sınırlar içinde konumlandırarak yönetim farklılıkları yaratan işletmelerdeki bu farklılıkları ortadan kaldırmanın kolay yoluyönetimsel strateji ve bilgi desteğinden, paylaşımından geçer. 
 
Strateji ve bilgi paylaşımı hayatta kalma ve hedefleri gerçekleştirmede denenmiş ve başarılı olmuş fikir(bilgi), metot ve yöntemlerin paylaşılmasıdır.
 
Bu tarzda gelişmiş işletmelerden faydalanmak faydalanan işletmenin yönetimi açısından yöneticilerinin ufuklarının açılacağı, farklı bakışları bir araya getirici çözümlerin ortaya çıkaracağı ve böylece işletmelerin dinamizm ve değişim açısından cesaretleneceği beraberliklerdir. 
 
Destek ile cesaretlenecek işletme böylece küresel değişimin ve rekabetin çalkantılarıyla baş edecek duruma gelecektir.Mevcut ekonomik düzende bu yardımlaşma mantığının önünü kesen birçok neden vardır. Bunların başında bu durumun artık bir kazanç kapısı(bilgiyi satma veya kiralama) haline geldiği ve bundan para kazanan birçok kişi ve kuruluşun olduğudur.
 
Ayrıca işletmenin yatırımcı ve yönetici egoları da bu yardımlaşma mantığını engellemektedir. Komşu iki dost yatırımcı dahi konu para kazanmaya geldiğinde kendi tesislerinin daha etkin stratejiye, daha fazla bilgiye ve daha çok müşteriye sahip olmasını ister. 
 
Sahip olduğu strateji ve bilgiden dostunun, arkadaşının tesisinin çok az faydalanmasını amaçlar ve bu amacını hep gizli tutar. Buradan anlaşıldığı ve görüldüğü gibi işletmeler arasında strateji ve bilgi paylaşımı ve yardımlaşma zamanımızın kavramı değildir. 
 
Çünkü zamanımızda apartmanda beraber oturduğumuz komşumuzu bile tanımıyor onunla selamlaşmıyoruz. Bu zamanda ben kavramı yani ego ön plandadır. Bu durum ekonomide geçerli, eski geleneğimize özgü dostluk, yardımlaşma mantığında geçersizdir. Sonuç da zaten piyasada dostluk değil ekonomik kuralların dominant olduğu şeklindedir.                                                                                                                                   
Ancak mevcut kuralların ve sistemin değişmezlik özelliği yoktur. Dostluğun, iyiliğin ve dayanışmanın ortaya çıkardığı kurallar her zaman verimli ve başarılı sonuçlar vermiştir. 
 
Her hangi bir krizde veya yönetimsel açıdan zorda kalan bir işletmeye yönetimsel açıdan güçlü bir komşu işletme tarafından strateji ve bilgi desteğinde bulunmak ve onu bu zorluktan çıkarmak ekonomik, insani ve vicdani bir görev kabul edilmelidir. 
 

16-05-2016 12:57

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.