22.11.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - KAYHAN TANER ÖZEN
AZ GELİŞMİŞ BİR ÜLKENİN HERŞEYİ AZ GELİŞMİŞTİR

 

Az gelişmiş bir ülkede topluma ait yapılar da az gelişmiştir. Gelişmemiş bir ülke olmak sadece ekonominin zayıf olduğu, insanların yaşam standartlarının düşük olduğu bir ülke anlamına gelmez. Yeterince gelişememiş ülkelerde ekonomi kadar demokratik sistem, siyasi partiler, adalet örgütü, eğitim alt yapısı, bilimsel çalışmalar, spor, sanat, kentleşme vs. gibi toplumsal yapıların tamamı yeterince gelişmemiştir. 
 
Elbette az gelişmiş bir ülkeden de belli bir alanda başarı hikayeleri çıkabilir. Gelişmemiş bir ülkede uygun bir ortam bulup, başarıya odaklanan kişi ve grupların insanlık adına ortaya çıkabilecekleri eserler vardır ve her zaman olacaktır.
 
Spordan örnek verirsek Galatasaray Spor Kulübünün 2000’li yılların başında yakaladığı beklenmedik başarı güzel bir örnek olacaktır. İyi organize olmuş bir grup sporcunun ve spor adamının ortaya çıkardığı bu güzel başarı hikayesi kupa ile de ödüllendirilmiştir. Fakat bu başarı Türk sporunun tamamına şamil olmamış, bir daha da tekrar edilememiştir.
 
Turizm sektöründe de Türkiye’de bir başarı hikayesi yazılmıştır. İçine kapanık, turizm fikrine son derece uzak bir toplumdan dünya turizm liginde altıncı sırada yer alan bir ülke konumuna gelme başarısı gösterilmiştir. Ülkeye dış turizm ile son on beş yılda 500 Milyar $ civarında bir kaynak sokulmuştur. Turizmde yakalanan bu üstün başarı işçisinden, işverenine, esnafından, sanatçısına, yerel yöneticisinden politikacısına bütün sektör paydaşlarının ve toplumun bir başarısıdır. Burada ülkede turizm sektörünü kurmak için daha kitle turizmi ortaya çıkmadan kurulan T.C. Turizm Bankası A.Ş.’nin başarısını bir örnek olarak ele almalıyız.
 
Kimsenin ciddiye almadığı bir sektör olan turizmin ilk önce fikrini kafalara sokmak için çaba gösteren T.C. Turizm Bankası A.Ş. bunu başardıktan sonra, kurduğu ve işlettiği örnek turizm tesisleri ile ülkede turizmin altyapısını oluşturmuş ve sektör için binlerce çalışanı eğitmiştir. Bir amaç için bir araya gelen, başarıya odaklanmış, yenilikçi (innovative) bireylerin iyi bir örgütlenme ve akıl ile neleri başarabileceklerine çok iyi bir örnek olan T.C. Turizm Bankası A.Ş. Dünya çapında bir başarı hikayesi yazmıştır. Banka çalışanlarının Antalya ve Dalaman destinasyonlarını oluşturmak için yaptıkları planlı çalışma ile turizm altyapılarını oluşturmaları, aynı zamanda özel sektör yatırımcılarına kuracakları tesisler için krediler vererek binlerce yatak kapasitesinde tesisin kurulmasına vesile olmaları kamu özel sektör birlikteliğinin yaratıcı bir örneğini oluşturmuştur. Bankası vasıtasıyla Türkiye’nin gerçekleştirdiği bu başarı turizm sektöründen pay almak isteyen bir çok ülkeye işi nasıl yapacakları yönünde bir örnek olmuştur.
 
Fakat daha sonra Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. ile birleşen (1989) T.C. Turizm Bankası A.Ş.’nin bu başarısı da bir daha tekrar edilememiştir. Kurulmak istenen Tarsus Destinasyonu elde Antalya ve Dalaman örneği olduğu halde kurulamamıştır. Karadeniz gerçek bir destinasyona dönüştürülememiştir.
 
Galatasaray ve T.C. Turizm Bankası A.Ş. örneğinden görülebileceği gibi az gelişmiş yapıların arasından ortaya çıkan başarılar genele şamil olamamakta, zamanla törpülenerek başarılı kurumlar da ortama uymaktadırlar.
 
Peki az gelişmiş ülkeler bu kısır döngüden çıkamayacaklar mıdır? Az gelişmiş toplumlar hep geri mi kalacaklardır? Elbette hayır. Bir ülkedeki mevcut kaynakların fırsatlara dönüştürülerek iyi bir yönetimle akıllıca değerlendirilmeleri başarıyı ve refahı getirecektir. Tarih bunun örnekleri ile doludur. Tarih boyunca medeniyetler bir taraftan yükselmişler, diğer taraftan da yok olmuşlardır. Mısır Uygarlığı, Hitit Uygarlığı, Roma Uygarlığı, Çin Uygarlığı, Orta Asya Türk Uygarlığı, Arap Uygarlığı, Osmanlı Uygarlığı, Maya Aztek Uygarlıkları ve nihayet günümüz Batı Uygarlığı. Bütün bu gelişmiş toplum sistemleri Dünya tarihi boyunca ortaya çıkmışlar ve zamanla da gerilemişlerdir. Toplumlar için Dünya sisteminde yeni uygarlıklar kurmak ve başarılı olmak için yer ve zaman vardır.
 
Soru toplumumuzu dünya ve insanlık için yararlı, üretken bir uygarlık düzeyine nasıl getireceğimiz sorusudur. Bu soruya verilen değişik cevaplar vardır. Son yıllarda ortaya çıkardıkları eserleri Ulusların Düşüşü (Why Nations Fail) kitabı ile Daron Acemoğlu ve James A. Robinson ikilisi başarının çağdaş demokrasiden, demokratik kurumların eşitlikçi ve kapsayıcı yapısından kaynaklanan üretim ilişkisine bağlı refahtan geleceğini söylüyorlar. Bir çok siyasetçi ise uygarlığın gelişiminin ekonomik gelişme ile olacağını, ekonomik öncelikler dolayısıyla demokratik hakların geri plana atılabileceğini, böylece ekonomik refaha daha kolay ulaşılacağını iddia ediyorlar. Bazı ülkelerin yöneticileri ise mevcut yönetimlerinin refahının korunmasının uygarlaşma için yeterli olacağını düşünüyorlar. İnsanlık için hayati önemi olan bu konudaki tezler ve karşı tezler bitmeyecektir. İnsanlık daha iyiyi aramayı sürdürecektir.
 
Görünen bir gerçek vardır ki o da Türk Turizm Sektörünün yakaladığı büyük başarıdır. Türkiye’nin turizm sektörünün yönetimi ile yakaladığı başarıyı diğer alanlara da taşıması ve ulaştırma başta olmak üzere yeni sektörler yaratması, ekonomik kalkınmayı ve beraberinde yükselen Türk Medeniyetini Dünya’ya getirecektir. Turizm sektörünün kurulup gelişmesi için geçmişte neler yapıldıysa, aynısını, potansiyeli olan yeni sektörlerde uygulamak pozitif sonuçlar verecektir. 2023 yılında 100 Milyon turist, 100 Milyar $ gelir hedefi ancak geçmişte yapılan başarılı organizasyonun ve çalışmanın sonucunda ulaşılabilir olacaktır.
 
Bu arada başarılı kurumları aşağı çekmek için geçmişte neler yapıldığının da analiz edilmesi, yapılan hataların tekrar edilmemesini sağlayacaktır. Yoksa bırakınız gelişmeyi turizm sektöründe sağlanan mevcut başarının sonuçlarının dahi törpülenerek ortadan kaldırılma riski vardır.
 
Sektör mevcut sorunları çözmek ve daha da büyümek için ilk adım olarak, bütün paydaşları kapsayan, bağımsız fikirler üretebilen, güvenilir bir kurum kurmalıdır. Bu kurumda kamu, turizm yatırımcı ve işletmecisi, esnaf, işçi eşit ve etkin bir şekilde temsil edilmeli ve ortaya sektörün önünü açacak fikirlerin çıkması sağlanmalıdır. Kurulacak örgüt de ortaya çıkan fikirlerin uygulayıcısı, takipçisi olmalıdır. Yoksa monolog şeklindeki açıklamalar etkin olamamaktadır. 
 

15-04-2016 12:03

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.