22.11.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - KAYHAN TANER ÖZEN
1 Yorum | Yorumlar
ANTALYA'YA TURİSTİ NASIL GETİRECEĞİZ

 

İki büyük tatil destinasyonumuz Rusya pazarının kapanmasıyla büyük kayıplar yaşayacaklardır. Üstelik klasik pazarlarımız olan Almanya’da büyüme olanağı zor gözükmekte, İngiltere’de ise eksi sinyaller vermektedir. Bir önceki yazımda Rusya’da yaşayacağımız kaybı kapatabileceğimiz iki pazarın İngiltere ve Fransa olduğuna değinmiştim.
 
Bu iki pazarı büyütmek için Antalya’nın ve Dalaman’ın pazarın ihtiyaçlarına göre yapması gereken düzenlemeler ve pazarlama faaliyetleri vardır. Yapılması gereken düzenlemelerin başında bu iki pazarın talebini artıracak turistik aktivitelerin hazırlanması gelmektedir. Uluslararası şöhretlerin konserleri, festivaller, sanat aktiviteleri, spor karşılaşmaları vs. Otellerin pazarlama stratejilerinin özellikle single ebeveynler yönünde çeşitlendirilmesi de bir pazar açacaktır.
 
Pazarlama faaliyeti ise profesyonel bir iştir. Elimizdeki ürün belli olduğuna göre, yapılması gereken ürünü tüketiciye anlatmak olacaktır. Bunu rahatlıkla yapacak firmalarımız vardır. Önemli olan bu işlerin hemen sipariş edilmesidir. Siparişi verip finansmanına katkı sağlayacak olanlar; kamu tarafında Kültür Turizm Bakanlığı, Antalya ve Muğla Büyükşehir Belediyesi, özel sektör tarafında ise AKTOB, TÜROFED, TYD ve TURSAB olarak gözükmektedir. Çalışanları temsil eden sendikalardan ve küçük esnafın temsilcisi odalardan bir şey beklemek şu ortamda zor gözükmektedir.
 
Sayın Yusuf Hacısüleyman, Osman Ayık ve Başaran Ulusoy tam da bu sorunu konuşmak için Sayın Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına konuk oldular. Benim izlenimim TURSAB’ın artık bir işletme şirketine dönüştüğü, elde ettiği tekel işin kendi önceliği olduğu yönünde oldu. Sn. Ulusoy’da iki önemli destinasyonumuza nasıl turist getirebiliriz konusuna hiç girmedi.
 
Sn. Ayık ve Hacısüleyman gerçekten konuya geniş ve çözüm getirecek bir bakış açısıyla girdiler. Yalnız Sn Ayık’ın önerileri Maliye bakanlığı otelcilerden ecri misilleri ve emlak vergilerini almasın ve Sn Hacısüleymanoğlu’nunki ise çalışanların sigortaları devlet tarafından ödensin, patronlar da işçileri yine işe alsın şeklindeydi. Sn. Altaylı’nın değinmesi ile alkol üzerindeki yüksek vergiler de ele alındı. Bankaların da hükümet tarafından desteklenerek karlarının korunması gündeme getirildi.
 
AKTOB ve TÜROFED temsilcilerinin kendi üyelerinin çıkarları doğrultusunda önerilerde bulunması son derece makuldür.
 
Fakat otelcilerin cebine fazla para koyarak nasıl daha fazla turist getireceğiz? İşçinin maliyetinin bir kısmını devlet öderse patronlar niçin boş oturtmak pahasına daha fazla işçi çalıştıracak? Ben anlayamadım.
 
Bankaların hesaplayıp aldıkları riski şimdi niçin devlet üstlenecek? Bankalar çok kar ettikleri dönemde vergilerinin artırılması için devletten talepte bulunmazlar. Bir bankacı olarak niçin bankalara destek verilmek isteniyor anlamadım.
 
Öte yandan sözünü ettiğim pazarlarda pazarlama faaliyeti yapılmadığı da dile getirildi. Aşağıda bugüne kadar hiç kullanılmayan bir fondan bahsedeceğim. Bu fon etkin pazarlama için hemen kullanılabilir.
 
Otellerin Yapmaları Gereken Pazarlama Giderlerinin Gelirlerine Oranı (%)
 
Konaklama Tesisleri  5* 4* 3* 2* 1* 1. Sınıf  tatil köyü 2. sınıf  tatil köyü  Pansiyon
Pazarlama Gideri 2,5 2 1,5 1 1 2,5 2 1
 
Sn. Hacısüleyman Türkiye’de geçen yıl gerçekleştirilen gecelemelerin %63’ünü 94 Milyon geceleme ile Antalya’nın gerçekleştirdiğini belirtmiştir. Bu rakama Dalaman’ı da eklersek yaklaşık 130 Milyon geceleme rakamına ulaşırız. Bu iki bölgedeki yatak kapasitemizin %80’i 4 ve 5 yıldızlı oteller ile 1. Ve 2. Sınıf tatil köylerinden oluşmaktadır. Bu tesisler ise cirolarının %2,5-%2’sini pazarlama faaliyetine harcanmaları gerekirken neredeyse sıfır lira harcamaktadırlar. Çünkü bu işi paket tur satan tur operatörleri yapmaktadır. 
Otellerin fiyatları da bu olağan duruma göre ayarlanmaktadır. Yani pazarlama gideri maliyet içinde öngörülmemektedir.
 
Şimdi otellerin pazarlama maliyetlerine katılma zamanıdır. Ortalama pazarlama giderini %2 olarak alır ve geceleme başına geliri 50 € üzerinden hesaplarsak geceleme başına 1 €, toplamda da 130.000.000 € harcanmamış bir bütçeye ulaşırız. Otel sahipleri bu parayı AKTOB’a memnuniyetle aktaracaklardır.
 
Bu Fon Antalya’ya Turist Çekmek İçin Nasıl Kullanılmalı
 
Antalya’da büyük bir müteahhidimiz inşa ettiği lüks sitede maliyetinin m2 başına 1000 TL olduğunu (kapalı garajlı, havuzlu, fitness merkezi olan site şeklinde), arsa sahibinin payı ile maliyetin 2000 TL’ye ulaştığını belirterek satış fiyatının ise 300 TL ile 3500 TL arasında olduğunu belirtmiştir. Bu durumda İngiliz, Rus, Alman turistin ilgisini çekecek ve sahip olmak isteyeceği bir 2+1 daire 90m2 üzerinden 180.000 TL maliyetli, 270.000 TL satış fiyatlı olacaktır. Yani fonumuzla 1600 daire alabiliriz. Müteahhitlerimiz de para kazanır.
 
Bu daireler Antalya ve Dalaman havaalanlarından giriş yapan 20.000.000 turiste, 12.500. kişiye bir daire şeklinde hediye edilir. 
Bu kampanyanın tanıtımını ise pazarlardaki billboardlara ilan vererek yapmak yeterlidir. Antalya ve Muğla Belediyelerinin bu iş için yerli fonu olması gerekir. Çünkü başkanların resimleri her yerde yer almaktadır. Bu kez yurtdışındaki ilanlarda kullanılacaktır. Gelen turistten belediyelerin de dolaylı olarak gelir elde ettiklerini unutmayalım.
 
Bakanlık ise TV reklamları ve aktivitelere fon ayırarak destek olmalıdır.
 
Bu kampanyanın etkili olacağı çok açıktır. Dubai alışveriş yapanlara hediye edeceği iki araba ile 90’lı yıllarda Jebel Ali Trade Zonu bir merkez haline getirmiş idi. 1600 daire Avrupa’da Antalya ve Dalaman çılgınlığı yaratacaktır. Tabi ev dağıtımında bizim gelin, şey beylerin yakını gibi kriterlere girmemeye özen göstermek bu pazarların turisti için çok önemlidir. Yoksa bizim usul kampanya ters de tepebilir.   
 

27-02-2016 00:00

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
15-03-2016 19:40
büyük düşünmek
antalya yetmez TÜRKİYE ye nasıl getirceğiz onu tartışalım koltuklar da oturan genel müdürler departman müdürleri bir zahmet artık gelen misafir ile bire bir ilgilenip yeniden gelmesini ve yanında getirmesini ikna etmesi gerekiyor patron yatırım yapıyor gn müdür işletiyor ilgilenen göz önünde olan personel ne yazık ki yetişmiş personel yok ekstra ile iş götürülüyor elimizde ki pazarı tanıtamıyoruz bir başka turizm faaliyetini gelen misafire anlatamıyoruz örnek vermişsiniz (din,tarih,yeraltı,doğa,özellikle thermal turizm)maalesef bunlar havada kalıyor bunun için bütün hava alanlarına otel girişlerine tanıtıcı görsel broşür ve film koymak hatta halkla ilişkileri bu yönde yetiştirmek büyük düşünmek gerekirse her otele tanıtıcı rehbere memur koymak gerekiyor. saygılarımla
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.