23.11.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - GÜNGÖR URAS
KABOTAJ BAYRAMIMIZ VAR, AMA DENİZLERDEN YARARLANAMIYORUZ

1 Temmuz’larda Kabotaj Bayramı veya Denizcilik Bayramı kutlamalarını yapıyoruz.

Kabotaj, bir devletin kendi limanları arasında yük ve yolcu taşıma hakkıdır. 1926 yılında TBMM’de kabul edilen bir kanunla Türklere ait olmayan gemilerin Türkiye sahillerinde yük ve yolcu taşımaları yasaklandı.
 
1 Temmuz’ları 1935’ten sonra “Kabotaj Bayramı” olarak kutlamaya başlamıştık. Denizcilik Müsteşarlığı karar verdi. 2007 yılından sonra 1 Temmuzlar “Denizcilik Bayramı” oldu.
 
Kabotaj Kanunu’na göre yabancı bayraklı gemiler Türkiye’ye sadece yolcu ve yük getirir. Türkiye’den sadece yük ve yolcu götürür.
Bizim limanlarımızın birinden öbürüne yük ve yolcu taşıyamaz.
 
Acaba yabancılara yasakladığımız bu işi biz kendi gemilerimizle yapabiliyor muyuz?
 
 “Üç yanımız deniz, biz denizci milletiz” diye gurur duyarız ama 8.337 km’lik kıyı şeridimizi mal ve insan ulaşımı için kullanamıyoruz.
 
Eski yıllarda liman olmamasına rağmen Karadeniz’in kıyı yerleşim bölgelerine tarifeli sefer yapan gemilerle ulaşılır, tekneler kıyıya uzak demirler, sandal veya mavnalarla gemi ile kıyı arasında bağlantı sağlanırdı. Günümüzde (500 GRT gemilerin yanaşabildiği) 165 limanınız var, tarifeli sefer yapan, yolcu taşıyan gemilerimiz yok.
 
Bir zamanlar Akdeniz’de Türk bayraklı yolcu gemileri dolaşıyordu. Bir zamanlar Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’e yolcu ve yük taşıyan gemilerimiz vardı. Şimdilerde bunlar yok oldu.
 
1970’lerden önce Denizyolları İşletmesi 4 dış hatta 16 limana, 10 iç hatta 50 limana yılda bini aşan sayıda muntazam yolcu ve yük seferi yapıyordu.
 
Türkiye daha büyük  ekonomiye sahip,  daha zengin. Geliniz görünüz ki, Denizcilik İşletmeleri'nin özelleştirilmesinden sonra kendi limanlarımız arasında yolcu taşıyacak, dış hatlarda tarifeli sefere çıkacak gemi işletmeciliğini ihmal ettik.
 
İstanbul’da bile denizi kullanamıyoruz. Deniz yolu ile taşınabilecek insanları karayoluna, köprülere yönlendiriyoruz.
 
İstanbul’da yaşayanlar, evlerine, işlerine gitmek için, gezmek, dolaşmak için her gün 14 milyon seyahat yapıyor. Bu seyahatin 3 milyonu özel araçlarla, 11 milyonu toplu taşıma araçlarıyla yapılıyor.
 
İstanbul deniz ile iç içe bir şehir. İstanbul’da her gün yapılan her 100 seyahatin sadece 2.5’u deniz yolu ile yapılan seyahat. Yüzde 10’u raylı taşıma, yüzde 87.5’u karayolu ile gerçekleşiyor.
 
1 Temmuz’lar eğer deniz ulaştırmasından yeterince yararlanamadığımızın hatırlanmasına, genelde tüm kıyılarda ve özel olarak İstanbul’da deniz ulaşımının geliştirilmesine yönelik politikaların ve tedbirlerin gündeme gelmesine imkan verirse,  ekonomiye
büyük yarar sağlar.
 
Bayram var, sefer yok
 
 “Üç yanımız deniz, biz denizci milletiz” diyerek söylenir dururuz da 8.337 km’lik kıyı şeridimizi mal ve insan ulaşımı için kullanmayı beceremeyiz.165 limanımız var ama tarifeli sefer yapan, yolcu taşıyan gemilerimiz yok. 
Türk gemileri Brindisi, Venedik, Barcelona, Beyrut, Köstence, Marsilya, Napoli, Pire, Rodos, Trablus, Tunus, Kıbrıs’a yolcu getirip götürüyordu.
 
Karadeniz’de Abana, Akçakoca, Fatsa, İnebolu, Zonguldak, Samsun, Trabzon, Rize, Hopa’ya, Ege’de ve Akdeniz’de Bozcaada, Bodrum, İzmir, Kuşadası, Marmaris, Finike, Fethiye, Kaş, Alanya, Antalya, Mersin, İskenderun’a tarifeli seferler vardı.
 
Yolcu gemimiz kalmadı
 
Denizcilik İşletmeleri’ni özelleştirdik. Geliniz görünüz ki kendi limanlarımız arasında yolcu taşıyacak, dış hatlarda tarifeli sefere çıkacak gemimiz yok.
 
İstanbul’da kıyılardaki şehir hattı iskelelerini gazinoya dönüştürdük. Denizi kullanamıyoruz. Deniz yoluyla taşınabilecek insanları karayoluna, köprülere yönlendiriyoruz.
 
Türkiye’de ithal edilen malların yüzde 15.2’sini, ihraç edilen malların yüzde 21.2 sini Türklere ait gemiler taşıyabiliyor. Yabancı yolcu gemileri limanlarımıza yanaşıyor, Türk yolcuları alarak yabancı limanlara götürüyor.
 
Karaköy’den gemiye binerek Zonguldak, İzmir veya İskenderun’a gidemezsiniz. Yunan adalarına, İtalya’ya, Fransa’ya
gidebilirsiniz.
 
Trabzon’dan fındığı gemiyle İstanbul’a getirtmek imkânsız. Buzdolabını İstanbul’dan gemiye yükleyerek İskenderun’a gönderemezsiniz.
 
“Ağlaşmak” işe yaramıyor. Önemli olan, gerçeği bilerek eyleme geçmek.
 

03-07-2015 11:01

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.