23.05.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
8. Uluslararası Turizm Karikatürleri Yarışması'ndan... Seçme Karikatürler
BEŞİR GEROĞLU / TÜRKİYE



Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri

Biletbayisi.com Türkiye'de ucuz uçak biletinin adresi.



Otel bulmanın en kolay yolu

Yazarlar - HALİM BULUTOGLU
SÜHA ALNITEMİZ'İN ARDINDAN...

 

Türkiye’nin en önemli turizmcilerinden Süha Alnıtemiz’in ölümünü, toprağa verildikten bir gün sonra öğrendim. Babamın rahatsızlığı nedeniyle İstanbul dışındaydım ve bir kaç gün maillere de bakamamıştım.
 
Nasıl kötü oldum bilemezsiniz.
 
O’nu 30 yıldır tanıyordum. 
 
Ama yakınlığımız, zor günlerinin son dönemlerinde gerçekleşti. 2009 yılı başlarında. 
İflas etmişti. Hey Turizm ve Cafe Tur deneyiminden de başı önde ayrılmıştı. 
 
İş bakınıyordu. “Çalışmam lazım” diyordu, “eğitim döneminin başındaki çocuğum için çalışmam lazım”. 
Uzun sohbetlerimiz oldu. 
 
Anılarını yazıyordu. Sonra yaklaşık 1 yıllık kopukluk. 
 
Öğrendim ki, karşılıksız çek yüzünden apar topar içeri alınmış. 1 yıl Metris’te kalmış. 
 
Çıkınca aradı, tekrar buluştuk. İçerideyken büyük bölümünü tamamladığı notlarını kitap haline getirmesini önerdim. Heyecanlandı. Tamam dedi.  “Ters Kepçe” kitabı böyle doğdu. 
 
2011-12 yıllarını daha da zorlu geçirdi. 
 
Kitabına son notu da, bu iki yılın sonunda, 13 Ocak 2013’de koydu.
 
Yaşamının kısa bir özeti sayılacak bu not e-posta olarak önüme düştüğünde çok etkilenmiş, duygulanmıştım.
 
Aslında bu not kitabının son sayfasında var ama bence sadece Süha Beyin ve İrem Tur’un değil, turizmimizin de son 50 yıllık tarihi açısından son derece önemli bu kitap ne yazık ki yeteri ilgiyi görmedi. 
 
Bu nedenle çok yakından tanıyanlar tarafından da okunmamış olduğunu düşündüğüm bu “son notu” hiç bir şeyine dokunmadan paylaşmak istiyorum. 
 
Rahat uyu Süha Bey. 
 
Toprağın bol olsun...
 
Halim Bulutoğlu
 
XXX
 
“Son sayfa”
 
Metris’ten çıktıktan sonra iş bulamadım. TÜRSAB Başkanımız Sn. Başaran Ulusoy, beni uzun süre bekletmesine rağmen Türsab bünyesinde ve oraya bağlı Müze İşletmelerinde ya da Turing Otomobil Kurumunda, benden yararlanabileceği bir pozisyonu bir türlü bulamadı! Hatta benden bir CV istedi! Ona “başkanım benim CV’im sensin” dedim. Bana hep Turizm Okulunda Eğitmenlik veya Müzelerde Denetmenlik’ten söz edip duruyordu. Hırs yaptım,.yüzsüzlük edip her hafta aradım.Nihayet aradan 13 ay süre geçtikten sonra cüz-i  bir maaş karşılığında bana bir iş verdi. Görevim,kapı kapı dolaşarak merdivenler tırmanarak acenta denetimlerine gitmekti. Tıpkı zabıta memurları gibi. Altı ay çalıştıktan sonra işime nihayet verildi. Bunu bana bir sekreter, gerekçe belirtmeden telefonla bildirdi. Geçmişte genel kurullarda oy kullanma hakkım olduğu zamanlardaki değerim yoktu şimdi.
 
Bu denetimlerde karşılaştığım manzaralar beni kahretti. Çatı katlarında, evlerinden getirdikleri eski eşyalarla ve iki bilgisayarla kurdukları acentalarda insanlar turizmcilik yapıyorlardı ve onlar Türsab Genel Kurullarındaki başkanlık seçimlerinde oy verme hakkına sahiptiler.
 
Başkan’la bir vesile ile karşılaşırsak o yine hatırımı soracak ve bana elini uzatacaktır. Etrafımızdakilere karşı, beni yere göğe sığdıramayacak ve bir dolu övecektir. 
 
Zaman zaman keşke emekli bir Yeşilçam sanatçısı olsaydım diye düşündüğüm oluyor. O sektörün dernekleri emeklilerine karşı daha bir vefalı davranıyor. Hiç değilse, yeri geldiğinde onlara yakışan uygun roller veriyorlar.
Başkan ise İREMTUR’UN  daha TÜRSAB kurulmadan önce var olduğunu hatırlamıyor bile. 
 
Halbuki ben, diyorum ki; “Türkiye’nin, halen hayatta olup HER ŞEYİ YAŞAMIŞ en tecrübeli turizmcisi benim”. Aslında öğünülecek  bir durum da yok.Çok şey yaşamışlık var…Öyle ya; turizmciliğe Türkiye’nin patika yollarını arşınlayarak başladım.
 
Şimdi Otoyollardan gidiyoruz. Haberleşmede manyetolu telefon veya telgraf kullanıp 14 sene teleks bağlanmasını bekledim. Şimdi cep telefonu, bilgisayar kullanıyor, e-mail atıyoruz. Konaklamada; ” Türklerle çalışacağıma otelimi tavuk çiftliği yaparım” diyen zihniyetle mücadele ettim. Şimdi ise Türk’ler beş yıldızlı otellerin baş tacı. Geçmişte, senede birkaç Bursa, iki Kapadokya bir de Konya Mevlana Turu yapmak Kültür Turları faaliyeti sayılırken şimdi neredeyse yaylalara bile uçak indireceğiz vs. vs. Bütün bu süreç içinde, sektörün gelişmesine benim de, kendi payıma küçümsenemeyecek boyutta bir katkım ve alın terim, olduğu yadsınamaz.
 
Üstelik, Rio De Janeiro’yu da gördüm Metris’i de. Görkemi de yaşadım iflası da. Havyarın da tadını bilirim tabanca namlusunun da. Türkiye’nin HER ŞEYİ YAŞAMIŞ ve halen hayatta olan en tecrübeli turizmcisi benim derken boş konuşmuyorum. 
Bu durumumla yetinecek miyim? Hayır. Tanrıya şükür, enerjim yerinde. Yaşım ise henüz 71. Kafamda yepyeni bir proje var. Yalnız, toprak altına sakladığım şu 5 Milyon Dolarımı nereye gömdüğümü bir türlü hatırlayamıyorum!.. Onun için de yeni bir sermayeye ihtiyacım var. 
 
Bulamazsam da gam değil. Eğer zengin olmanın amacı salt mal mülk edinmek değil de sevdiğin işi yapmak, insanları hoşnut etmek ve aynı zamanda, hayatı dolu dolu yaşamaksa… Bir de arkanda genç turizmcileri miras olarak bırakmışsan. Kendini Türkiye’nin mal mülk sahibi olmayan ama en zengin insanlarından biri olarak görebilirsin.
 
Hayatımın son 12 yılında en çok kullandığım kelime “keşke” olmuştur. Yapacak bir şey yok…
Ne demişler?  Hayatında ne kadar pişmanlık duymuşsan, o kadar yaşamışsındır. 
Üzülmek işe yaramaz. Çünkü tüm pişmanlıklarının sebebi yine kendinsin.
 
Süha Alnıtemiz
13 Ocak 2013 – 
“Ters Kepçe” s. 424
 

26-03-2015 02:57

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar