28.02.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - İSMAİL TOKSOY
3 Yorum | Yorumlar
BİR FUTBOL MAÇI ASLINDA ÇOK ŞEY ANLATIR
Son maçları oynanmakta olan Dünya Futbol Şampiyonası bu yıl futbol tarihinde ender görülecek bir olaya sahne oldu. ‘Olay’ dememiz, futbol açısından bir olay olmasındandır.
 
Almanya, Brezilya’yı, Brezilya’da yarı final karşılaşmasında 7-1 yendi. 
 
Bu sonuç, futbolla hiç ilgilenmeyenlerin bile kolayca ilgisini çekebilecek, şaşırmalarına yol açacak bir sonuç. Çünkü iki takım da dünya futbolunda ekol olmuş, futbol tarihinde sayısız başarılara imza atmış takımlar. Her ikisinin de pek çok dünya şampiyonluğu var. 
 
Buna yalnızca bir oyun, bir spor karşılaşması olarak bakarsanız, sonuç şaşırtıcı da olsa, futbolun değişmez üç sonucundan biridir aslında: Yengi, yenilgi ya da beraberlik.
 
Ancak, futbol gibi artık endüstri haline gelmiş, pek çok ülkede siyasetin yanında en önemli gündem maddesi olabilen bir spor –daha doğrusu yarışma- dalı ise söz konusu olan, 40-50 yılda bir görülebilecek böylesi bir sonuç, futbolun ötesinde çok şey de anlatabilir.
 
Brezilya ile Almanya arasında oynanan Dünya Kupası yarı final karşılaşması yalnızca bir futbol maçı mıydı?
 
Maç öncesinde ‘bir yanda sambacılar, bir yanda panzerler’ diye sunulan karşılaşma, başka bir gözle bakıldığında aslında yalnızca bir futbol karşılaşması değildi. 
 
Bir yanda ekonomisi, kültürü, sanayisi ile sağlam temeller üzerindeki yaşlı Avrupa’nın lokomotifi Almanya...
 
Diğer yanda, özelleştirme ve neoliberal politikaların kıskacındaki, bu yönüyle de Türkiye ile sık sık benzeştirilen Brezilya. 
 
Bir yanda kara paralar, çökük ekonomiler, yoksulluklar, yoksunluklar...
 
Diğer yanda kapitalizmin sınırları içinde –şimdilerde tırpanlanmış bile olsa- sosyal devlet ilkesi temelinde kurulmuş bir ülke.
 
Bir yanda futbolun sınıf atlama, kendini kurtarma aracı olarak görüldüğü, paçavralarla dar sokaklarda top koşturan kavruk çocukların büyük hayallerinin futbol endüstrisine tahvil edildiği bir ülke...
 
Diğer yanda her köyünde kolayca futbol oynama olanağı olan, insanların bir spor dalını öncelikle spor yapmak için seçtikleri bir başka ülke. 
 
Son yıllarda ‘ekonomiye yön verecek’ yeni dinamik ülkelerden biri olarak gösterilen ve Rusya, Hindistan ve Çin ile birlikte anılan, bundan dolayı da BRIC olarak adlandırılan dörtlünün Latin Amerika’daki temsilcisi olan Brezilya, futbolda deyim yerinde ise ‘çöktü’!
 
Brezilya – Almanya maçında çöken yalnızca bir ülkenin futbolu muydu?
 
Tam da burada, Türkiye’nin gelmiş geçmiş önemli spor adamlarından, geçtiğimiz yıl yitirdiğimiz Doğan Koloğlu’nu saygıyla anmadan geçemeyeceğim. 
 
Yıl 1984. Türkiye futbolda İngiltere’ye 8-0 yenilerek deyim yerindeyse hezimete uğramış. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu (şimdiki İletişim Fakültesi)’nda o haftaki Spor Yazarlığı ve Tarihi dersimizin ana konusu da doğal olarak bu maçtı. 
 
Daha sonra Hürriyet spor servisinde müdürüm de olacak olan hocamız Doğan Koloğlu’na İngiltere hezimetini sorduğumuzda, aldığımız yanıt şu olmuştu:
 
“Bir spor adamı olarak benden sportif bir yanıt bekliyorsunuz. Ancak ben bugün sorularınıza sportif bir yanıt vermeyeceğim. İsterseniz şöyle yanıtlayayım: İngiltere’ye ya da diğer Avrupa ülkelerine karşı kültürel yaşamınız 8-0 mı, 8-0. Toplumsal yaşamınız 8-0 mı, 8-0. Ekonominiz 8-0 mı, o da 8-0. Eh, izin verin de futbolunuz da 8-0 olsun.”
 
Büyük bir ders niteliğindeki bu yanıtı, geçen 30 yıllık sürede hiç unutmadım.
 
Bunun üzerine bir kez daha soralım: Brezilya – Almanya maçında çöken yalnızca bir ülkenin futbolu muydu?
 
Yanıt doğaldır ki kocaman bir “HAYIR!” olacaktır.
 
Hele ki, Dünya Kupası maçlarından çok önce ve maçlar oynanırken bile protestoların, eylemlerin sürdüğü Brezilya’da, çöken yalnızca futbol değildir. 
 
Dünya basınına da yanısıdı; maçlar başlamadan aylar önce ‘futbol ülkesi’ diye bilinen Brezilya’nın Rio ve Sao Paulo kentlerinin sokakları her gün yeni bir kupa karşıtı eyleme sahne oldu. Birçok sendika, demokratik kitle örgütü ve öğrenci derneği futbola harcanacak paranın ülkenin yoksulları için harcanmasını talep etti. 
 
Dünya Kupası için yeni stadyumların inşası ve mevcutların yenilenmesi çalışmalarında tam 8 işçi yaşamını yitirdi. (Türkiye ile benzeşen bir diğer yön)
 
Brezilya’daki çöküntü, aslında sahada başlayıp bitmedi. Aslında Brezilya’nın futbol efsanesi, tüm zamanların en büyük futbol idolü olarak gösterilen Pele’nin Sao Paulo sokaklarında kupa için reklam filmi çektiği sırada yapılan protestolar sonrasında söylediği şu sözlerde çok önceden çökmüştü: 
 
"Bu kazalar normal şeyler, hayatın bir cilvesi (tercümesi: bu işin fıtratında var!). Beni asıl endişelendiren işçilerin ölümünden çok havaalanlarının alt yapısının zamanında yetiştirilemeyecek olması."
 
Evet bir yanda insana verilen değer, sporun insan yaşamının önemli bir parçası olduğu anlayışı... 

Diğer yanda köşe dönme, kendini kurtarma aracı olarak futbol.

Bir yanda disiplin, çalışma, takım ruhu...

Diğer yanda kenar mahallelerdeki yoksul hayallerin verdiği hırs ve bireysel ego ile yaratılan bir efsane! 

Bir yanda planlama, disiplin, yaratma ve üretmeye verilen değer...
 
Diğer yanda doğal yetileri ve konjonktürü kullanarak fırsatçılık üzerine kurulu bir yaşam!
 
Eh buradan çıkan efsaneler de ne yazık ki temelsiz ve bir gün çökmeye mahkum oluyor işte!

Alın bu futbol örneğini yaşamın her alanına uyarlayın...
 
İster ekonomiye, ister kültüre, ister siyasete... 
 
Hatta turizme... 
 
Bir futbol maçı aslında çok şey anlatır!..
 

09-07-2014 01:00
Önceki Yazıları
1 MAYIS EMEĞİN BAYRAMI
01-05-2014 13:12 | 1 Yorum | Yorumlar
TURİZM MEDYASI KADAR OLAMADILAR
12-06-2013 09:44 | 2 Yorum | Yorumlar
OLASI THY GREVİ VE YANSIMALARI
01-05-2013 12:45 | 3 Yorum | Yorumlar
AKIL TUTULMASI
07-01-2013 08:27 | 1 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
16-07-2014 20:05
8-0 mı?bence 88-0
Koloğlu nunki Çok güzel bir espri...Ama bugün bunu 8-0 yerine 88-0 yazmak daha doğru olur. Pele konusunda ise şunu eksik söylemişiniz bence:Bu kadar senedir dünyanın ve futbol tarihinin en büyüğü olarak bilinen Pele meğer pislik bir hayvanın tekiymiş....
ZafCen
12-07-2014 15:10
TURİZM EKONOMİSİNDE SADEDE GELELİM
Futbol üzerine kurulu ve Ülke kültürlerine bağlı değerli yorumunuzda, turizme de sadece bir dokunmuşsunuz Sn.Toksoy.. Fakat kıssadan hisse olarak altının çizilmesi gereken hususlar: Türk Turizmindeki çarpık gelişmenin yol açtığı yerel refaha katkı & personel gelirlerinde düşme ötesinde kültürel ve doğal kaynakların erezyonu gibi önemli alanlara hiç değinilmemesi ve sonuçta da, ÜçBuçuk yörede geliştiği sanılan turizmin, bu hastalıklarını Anadoluya da bulaştırarak asıl Kaynak & Değerlerin yitirilmesi riskleri gibi Kritik Makro Konular ne zaman aktif gündeme gelecektir acaba..??
M.Çor
10-07-2014 12:13
Mükemmel bir yorum
Bu son derece isabetli yorumunuz için kaleminize sağlık İsmail bey..Değerli spor adamı rahmetli Doğan Koloğlu hocamızın yaptığı yorum bana birleşik kaplar teorisini hatırlattı.Kaplarınızdan biri tamamen boş iken diğeri tamamen dolu olamıyor, genelde aynı seviyelerde oluyor.Bu açıdan baktığımızda, neden futbolda dünya çapında bir başarımız yok diye düşündüğümüzde aynı zamanda şu soruyu da sormamız gerekiyor.Şu anda her hangi bir sektörde dünya çapında kaç tane markamız var??Sevgi ve Saygılarımla..
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar


15-01-2017 12:00
Yorumlar