19.08.2018
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Yazarlar - TUNAY AKOĞLU
1 Yorum | Yorumlar
2014 BAŞINDA TÜRKİYE TURİZMİ

 

Türkiye  Dünya’daki en önemli turizm ülkeleri (top ten ) arasındaki yerini koruyarak 2014 yılına girdi. Yeni başlayan bu yılda turizm politikamızın ele alması gereken bir çok önemli nokta bulunmaktadır. En önemli ana hedef Türk turizminin gelişmesi ve eriştiği düzeyi korumasıdır. Bu hedefe varmak için kanımızca gerekli olan öncelikli  önlemler şu şekilde sıralanabilir :
 
(1) Yabancı turist başına düşen turizm gelirinin yükseltilmesi. Bu hedef turizm arzının çeşitlendirilmesi ile mümkündür.Turizm üretimi sonucu olan ürünlerin hizmet ve mal olarak yenilenmesi, daha iyi pazarlanması,     kalite/fiyat ilişkisinin sağlanması zorunludur. TL’sının Dolar ve Euro paritelerine bağlı olarak saptanması gereken turistik hizmet ve mal fiyatlarının, çok çetin rekabet koşullarının hakim olduğu   uluslararası turizm pazarlarındaki arz ve talep yapısına uyması gerekir.
 
(2) Daha çok dıştan kaynaklanan sosyo-ekonomik krizlerin ve Türkiye içi sosyal ve politik bunalımların dış turizme etkisini ön görerek kritik dönemlerde ‘kriz yönetimi’ ilkelerine uygun bir turizm politikasının izlenmesi yerinde olacaktır, (Bk: Tunay Akoğlu, Turizm ve Kriz, Rapor Inter-Media , Brüksel, 8 Temmuz 2013).
 
(3) Turizm konaklama  kapasitesinin bakım ve onarımı : Bu tesislerin devamlı  olarak kontrolu,ve vergi indirimi gibi, özel mali teşvik önlemleri sayesinde yenilenip onarımları sağlanmalıdır.
 
(4) Ayni çerçevede turizmle doğrudan ilgili alt-yapının da yenilenmesi ve bakımı önem taşır.
 
(5) Turizm pazarlaması ve reklamcılığının ulusal, bölgesel ve yersel turizm örgütleri tarafından, ulaşım ve iletişim kuruluşları ile işbirliği içinde planlanıp uygulanmaya konulması öncelikle ele alınmalıdır.
 
(6) Mesleki ve teknik turizm eğitim ve öğretiminin istihdama yöneltilmesi gereklidir. İş gücü talebinin yüksek olduğu turizm hizmetleri için eleman yetiştirmek veya mevcut elemanların yeniden ve devamlı eğitimleri gözönünde tutulmalıdır. Aynı düzeyde istihdam yoğunluğu ve olanakları gittikçe artan yeni teknolojilere bağlı turizm hizmetleri için kalifiye eleman yetiştirmek anlamlı olacaktır.
 
(7) Türkiye’ye yönelik turistik talebi geliştirmek amacı ile dış pazarlara dönüşük sağlık turizmi, kongre turizmi, golf dahil kişisel ve toplu spor turizmi, gençlik ve eğitim-öğretim turizmi,  yat turizmi, vs, vs kampanyaları düzenleyip uygulamak gerekir.
 
(8) Türkiye’yi ilgilendiren dış aktif turizm talep yapısını olumlu açıdan  geliştirmek için gittikçe artan Avrupalı yaşlı nüfusu turist olarak çekmek yerinde olacaktır.  Bu kesim sadece artmakla kalmayıp, aynı zamanda da yüksek satın alma gücüne de sahiptir. Özel sağlık ve ‘paramedical’ bakım hizmetleri ile, özellikle İstanbul’a yakın Bursa ve Yalova gibi kaplıca yörelerine çekebileceğimiz  bu turistlere ayrıca Türkiye’ye yerleştikleri takdirde (yani ‘resident’ olurlarsa) vergi muafiyeti de sağlanırsa çok önemli bir akın sağlanabilir. Bu yeni trend, örneğin Alanya’daki Almanlar, Fethiye’deki İngilizlere eklenecektir. 
 
(9) 2014 yılında uluslararası hava alanlarımızın birine yakın bir yerde, sadece yabancılara açık, uluslararası bir ‘Casino’ (Şans Oyunları Sarayı) kurulması planlanabilir. Bu casino’yu bir kaç lüks – birinci sınıf otel ve bir yat limanı (Marina) ile  çevreleyip işletmek öngörülebilir. Böyle bir ‘exclusive resort’ yeni bir turizm çekim merkezi oluşturacaktır. Bu tür bir yatırım bütün yıl boyunca ve mevsimlere bağlı kalmadan zengin yabancı turistleri çekebilir.
 
(10) KDV başta, çeşitli vergilerin turizm tesislerine olan etki ve yüklerini araştırıp değerlendirdikten sonra , bazı yeni mali önlemler almanın da zamanı gelmiştir kanısındayız.
 
(11) Turizm arz kapasitesinin önemli bir bölümünü oluşturan turizm tur güzergahları (tourist circuits) çeşitlendirilmeli ve değişik turist tiplerine göre üretilip pazarlanmalı ve satışa sunulmalıdır.
 
(12) Yeni başlayan yılda, geniş kapsamlı  ‘Turizm Memnuniyet Anketleri’ düzenleyip bunların sonuçlarına göre de ulusal turizm politikasını  yönlendirmek yerinde olabilir.
 
(13) İç turizm hareketlerine sosyal turizm ilkelerine göre ön tasarruf veya krediler aracılığı ile yeni bir hız vermek mümkündür. Türkiye’de her yıl kümülatif olarak 65 milyon kişi  iç turizm yapmaktadır. Bu yerli turistler yılda 16 milyar TL harcamaktadır (Kaynak: Prof. Güngör Uras).
 
Görüldüğü gibi iç turizm  önemli bir ekonomik aktivitedir. Dış pasif turizme karşın  iç turizmin desteklenip teşvik edilmesi yurt içi bölgesel , sosyo-kültürel dengeye ve yerel ekonomilere  katkı sağlayacaktır, ve aynı zamanda da dış ödemeler dengesi açısından tasarruf olanakları verecektir.
 
Yukarıdaki yaklaşımlara yenilerini eklemek elbette ki mümkündür.Bu hususu, gayet tecrübeli, girişken ve dinamik ‘turizmcilerimize’ bırakıyoruz.
 

02-01-2014 12:00
Önceki Yazıları

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
BirdalOymak
10-01-2014 14:08
Secenek
Türkiyede mevcut otellerin yildiz sayisina gore verdigi hizmet kalitesi uluslararasi standartlardan cok uzak dolayisiyla ucuz ve kisi basina yapilan harcama azdir... Seyahat acentalari rehber yevmiyelerinden ve sofor maaslarindan vazgecmis bedava adam calistirip ihale alip is yapiyorken gelen turistin harcadigida ona gore az olur... Cozum 1-Gerekli kanun duzenlemeriyle Rehber tam yevmiye alir 2-Devlet tarafindan yapilacak denetimlerle ve duzenlemeyle otellerin kalite citasi yukariya cekilir Dolayisiyla artan fiyat gelen turist profilini degistirir ve Turizm gelirimiz artar... Rehber Birdal Oymak
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar