27.05.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
8. Uluslararası Turizm Karikatürleri Yarışması'ndan... Seçme Karikatürler
Trayko Popov/ Bulgaria



Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri

Biletbayisi.com Türkiye'de ucuz uçak biletinin adresi.



Otel bulmanın en kolay yolu

Yazarlar - İSMAİL TOKSOY
2 Yorum | Yorumlar
TURİZM MEDYASI KADAR OLAMADILAR

Ülkemizde tarihi bir dönüm noktası yaşıyoruz. Hükümete karşı büyük halk kesimleri önemli bir kalkışma içine girdi. Taksim Gezi Parkı’nda ağaçların sökülmesi ve AVM yapılmasına karşı başlayan protestolar ülke geneline yayıldı.

AKP hükümetinin yıllar içinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş temellerine yönelik kademe kademe uygulamaya soktuğu saldırılar, halkta zamanla biriken bir tepkiye yol açtı. Son protestolar bu birikimin bardağı taşıran son damlası oldu.

Protesto gösterilerinin tamamında insanların barışçıl, demokratik eylemleri, AKP hükümetinin tavrı ve polisin tutumu ile terörize edilmeye çalışılsa da, bunun kendiliğinden gelişmiş bir halk eylemi olduğu genel olarak hemen herkesin kabul ettiği bir gerçek.

Bu gelişmeler, turizm dünyasını da yakından ilgilendiren gelişmelerdir. Zira, özellikle turizmde son yıllarda büyük iddialı hedefler koyan İstanbul, bu olaylarla turizmde kayıplar yaşar mı endişesi de sektör çevrelerinde yaşanıyor. Nitekim, gelişmeler sürerken turizmcilerden hükümete ve diğer kesimlere sağduyu çağrıları yapıldı.

Ülkenin kaderi ile ilgili bu denli önemli gelişmeler yaşanırken hükümetin ekonomik ve siyasi olarak baskı altına aldığı yaygın (ya da son zamanlardaki moda deyimle “ana akım”) medya, belki de dünya üzerinde bugüne dek hiçbir ülkede görülmediği kadar kör-sağır-dilsizi oynadı ve tamamen sınıfta kaldı!

Zira, bu çaptaki olay ve gelişmeler dünyanın her yerinde medyanın birinci haber olarak göreceği ve en çok yayın süresi ayıracağı gelişmelerdir. Yayın çizgisi ve siyasal eğiliminin gelişmelerin yanında ya da karşısında olmasından bağımsız olarak bir medya kuruluşunun varlık sebebi bunu gerektirir. Demokrasilerde yasama, yürütme ve yargıyı kontrol görevi verilen medya, varlık sebebi olan bu özelliğini yitirirse bitmiş demektir.
Nitekim, büyük gazetelerin açıklanmayan gerçek tiraj rakamları, halkın görevini yerine getirmeyen televizyon kanallarını protestosu, bu medyanın kendi kendini bitirdiğinin birer göstergesidir.

Yaygın medyanın kendi kendini bitirdiğinin en güzel örneği de 2 Haziran Pazar günü Başbakanı canlı yayına çıkaran Fatih Altaylı’nın Teke Tek programı oldu. Altaylı’nın programı, dünya basın tarihine; kendisi ile röportaj yapılan kişi, yani Başbakanın soruları sorduğu, karşısındaki gazeteci sıfatıyla oturan kişinin, yani Altaylı’nın “ama efendim...”, “öyle değil mi efendim...”lerle yanıtları verdiği ilk ve tek program olarak geçti.
 
Yaygın medyanın dünyada eşi benzeri görülmemiş bu hazin durumu, yabancı medya organlarında da Türkiye’de basının sansür altında olduğu biçiminde değerlendirildi.

Burada, yaygın medya kuruluşlarında çalışan basın emekçisi meslektaşlarımızı tenzih ediyoruz. Meslektaşlarımız bu gelişmeleri yerinde izlemiş, haber yapmış, ancak çalıştıkları medya kuruluşları bunları yayınlamamıştır.

Halk, gelişmeleri Halk TV, Ulusal Kanal, Hayat TV başta olmak üzere baskı ve sansür altında olmayan birkaç televizyon kanalı ve Cumhuriyet, Aydınlık, Sözcü, Birgün, Sol, Evrensel, Yurt gibi yine hükümetin baskısı altında olmayan gazetelerden izleyebildi.

Yaşanan son gelişmelerde medyanın bu önemli sınavı çerçevesinde düşülmesi gereken bir diğer önemli not da, “sosyal medya” denilen internet üzerinden paylaşım ağlarına ilişkin olsa gerek. Başbakanı da ürküttüğü “Twitter denilen bir bela var” sözlerinden belli olan paylaşım ağları, medyanın işlevsizleştiği durumda kitlelerin haberleşme aracı haline gelmiş durumda. Profesyonellik ve disiplinden uzak yapısı ile yayılan haberlerin doğruluğu açısından eleştiri konusu da olabilen paylaşım ağları, baskı ve sansür ortamlarında ise henüz iktidar erkinin kontrol edemediği bir alan olarak şimdilik farklı bir işlevi yerine getiriyorlar.

Ülkedeki, dünya çapında yankı uyandıran bu önemli gelişmeleri, internet ağırlıklı turizm medyası ise tek bir dar alanda yayın yapan sektör medyası olmasına karşın, yaygın medyadan çok daha fazla gördü. Gelişmeler, turizm medyasında gerek turizmi ilgilendiren yönleri, gerekse yurtdışındaki yansımaları ile verildi.

Bu anlamda, bu son gelişmelerde turizm medyası kadar olamayan yaygın medya sınıfta kalmış ve bitmiştir!

Böylelikle, medyanın holdingler kanalıyla büyük sermaye eline geçtiği 80’li ve özellikle 90’lı yıllarda, medyanın holdingleşmesinin onu demokrasi açısından işlevsizleştireceği eleştirisinin doğruluğu da net bir biçimde kanıtlanmıştır!


02-06-2013 12:00
Önceki Yazıları
1 MAYIS EMEĞİN BAYRAMI
01-05-2014 13:12 | 1 Yorum | Yorumlar
OLASI THY GREVİ VE YANSIMALARI
01-05-2013 12:45 | 3 Yorum | Yorumlar
AKIL TUTULMASI
07-01-2013 08:27 | 1 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Sworial
04-06-2013 19:48
Kutluyorum
Malesef çoğu holdingin tek düşündüğü para.Baskılar ve oluşturulmaya çalışılan imparatorluk bir takım körelmiş kesim için önemli değil.Biz turizmci gençler olarak siz ve sizin gibi olayları irdeleyerek aktaran şahışlara minnet duyuyoruz.
ErcanAk
03-06-2013 10:15
Besleme basından bu kadar olur
Besleme basın bu kadar yazabilir.. ama sonları geldi, kimse okuyup seyretmiyor onları
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar