24.02.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - Erdal ÇELİK
3 Yorum | Yorumlar
GÜNCEL TURİZM NOTLARI

Son dönemlerde yapılan “turizm içerikli kongre ve seminer”lerde yeni pazarlar yaratalım, Rusya üzerindeki derin potansiyeli asla ihmal etmeyelim, nüfusu yaşlansa da, dünya turizminde önemli bir pay sahibi olan Avrupa’yı  her zaman baş tacı yapalım ana fikirleri ortaya çıkmaktadır.

Turizm içerikli yazılı ve görsel medyada “Türk turizmi nasıl kurtulur?” “bu her şey dahil turizmi bitirdi” “oda kahvaltıya geçmek için bir pilot bölge olsun” “golf oynamak için uzun süre beklemelerinden dolayı, Belek – Antalya  bölgesi golf müşterisini kaybediyor” “İstanbul otelleri Antalya otellerinden daha çok kazanıyor” “KAYI tur operasyonlarını durduruyor mu yoksa ?” vb. haberler turizm kamuoyunu meşgul etmekte.

25 yıla yaklaşan turizm deneyimlerimin %50 ine yakın bir kısmı sayesinde tanıdığım HD Sistemi, büyük çoğunluğun da düşündüğü gibi desteklenmektedir. Antalya merkezli (Resort) turizm 12 aya yayılamama dışında bitik veya batık değildir. İstanbul’un zaten bir derdi yoktur.

Türk turizmi diye tabir edilen HD sistemi, gök yüzünden güneş eksik olmadıkça, denizlerimiz de kirlenmedikçe, nicelik olarak hiçbir zaman bitecek yada batacak da değildir. Elbet nitelik olarak değişime uğrayabilir. Son on yılda nitelik yönünde de dünyada emsali az olan örnek işletmeler türemiştir.

Türkiye’nin son 10 yıllık turizm gelişimini takip eden insanlar için, koşulların daha kötüye gittiğini söylemek her alanda mümkün değildir.

Her şey dahil turizmin mimarı olan kurum temsilcilerinin bile HD den vazgeçelim fikri elbette sürekli değişen dünya paralelinde insan aklının ve düşüncesinin de değişime uğraması olabilir, ama her akıl faydalanılacak akıl değildir.

Her şey dahilden vazgeçen bir Türk turizmi, Alman Turistlerin büyük bir kısmını, Rus turistlerin de  beklide hepsini kaybedecektir. Buda HD’ye göre yapılıp inşa edilen bir çok tesisin boş kalacağı, Akdeniz başta olmak üzere, diğer bölgeleri de içine alan, adeta bir yatak çöplüğüne dönüştürme projesi anlamına gelir. Ruslar  için ‘all incusive’ seçeneği olmayan bir çok Türk tatil beldesinin çekiciliğinin yok olacağını herkes biliyor. Buna bir de Türkiye’nin  komşu ülkeler ile olumsuz politik durumun etkileri de Rus turistleri gelecekte Türkiye’den soğutuyor olabilir.

Günlük gazete ve dergilere ek olarak kitap da okuyan Rus halkının her zaman bir politik duruşu ve algısının olduğu gerçeğini ihmal edemeyiz.  Bu şartlarda, her zor durumdan çıkış bulmayı beceren otel sahipleri ve o otellerin becerikli pazarlamacılarının Rus meslektaşları ile iyi anlaşabilen sektör yöneticilerine ümit bağlamak kalır.

Her şey dahili iptal edelim demek, diğer turistlerden farklı olarak, eğlence ve alışverişe daha çok zaman ve para ayıran Rus turisti yok saymak demektir. Bu, turizm bölgelerindeki yerel politikaların ve ticari anlayışın değişmesine sebep olacaktır. Sadece Belek Antalya bölgesi için geçerli olabilecek “Her şey dahil olan oteller yüzünden turist dışarı çıkmıyor” koca bir yalandır. Çünkü biz her gün ve her akşam görüyoruz ki, özellikle Rus turistler ve diğerleri de başta olmak üzere, akşam yemeklerini, sanki dışarıda bedava çeyrek altın veriyorlarmış gibi hızlı yemek yiyip sonra da koşarak dışarı gittiklerini görmekteyiz. Ancak parası çok olan turist diye adlandırılan A-PLUS müşterilerin Antalya değil Bodrum’a geldikleri gözlenmektedir. Bu müşteriye hitap edecek, otel dışında ve şehir merkezlerinde cazibe yerleri olmaması, o bölgedeki gastronomi ve eğlence alanlarının sayıları ve seviyelerinin beklentinin altında olması nedeni ile bazı Rus turistlerin İspanya’ya doğru yöneldiğini yakın çevremizden ve tanıdığımız bazı Rus ailelerden duymaktayız.

Turizmin lokomotifi olan otellerin de, maliyet baskısı nedeni ile kaliteden ödün verip, günü kurtararak hareket eden, oteli kredi ile yaptırdık, aman borç ödeme sekteye uğramasın, otel dolsun diye fiyatı aşağıya çeken otellerin işi giderek zorlaşabilir.

Belek bölgesinde yeni golf sahası yapacak araziler kalmadı. İklim güzelliği ile bilinen Alanya – Mersin arasındaki arazilerin gol sahası olarak tahsis edilmesi ile birlikte Gazipaşa Havalimanı’nın canlandırılmasına bağlı olarak Türkiye’nin golf turizmindeki sıkıntıları geleceğe yönelik çözebilir. Belek’te her otelin kendine at olan golf sahası olmadığından, bir otel komşu otelin gol sahasını kiraladığından ve golf  clublerin de sayısının yetersiz oluşu sayesinde çıkan haberler “müşteri golf oynamak için sıraya grince ve uzun süre bekleyince sıkılıp İspanya’ya kaçıyor” az da olsa gerçek payı vardır. Ama bilinmelidir ki, bizdeki gol sahalarının hizmet kalitesi İspanyada asla yoktur. İspanyada 200’ün üzerinde golf sahası var ise bizde 20 tane gol sahası var ama, adamın 200 tanesini toplasan bizdeki 20 tane etmez durumu söz konusu. Tüketici bu durumun farkındadır.
Kış aylarında Belek bölgesinin canlı kalmasını sağlayan golf turizminde de bir gerileme olacağını uzun vadede düşünmek haksızlık ve yanlış tespittir.  

Kayı Tur’un operasyonlarını durdurması Türk turizminin dışarıdaki imajı açısından için bir kayıptır. Öz be öz Türk markası olan bu kurumun, İngiltere de devlet tarafından desteklenen Tomas Cook örneğinde olduğu gibi, desteklenmesinin faydaları olacaktır. Bir marka kolay oluşmuyor. En az 10 -15 yılda marka, marka oluyor. Dolayısı ile Kayı Tur’un operasyonlarını durdurmaması her turizmcinin ortak arzusudur. 

Mesleğe başladığım yer olan İstanbul otelciliği halen otelcilik yapıyor.
Okullarda turizm derslerinde öğrendiğimiz otel tanımları ve çeşitleri içinde yer alan şehir otelleri – moteller – pansiyonlar – tatil köyleri – termal oteller - campingler’e sonradan eklenen resort (sahil kenarında kurulu) otel sahiplerinin her birinin ‘İstanbul’da uygun bir arsa bakıyoruz’ açıklamaları ile karşılaştığımız son dönemde, İstanbul’daki karlılık elbette her yatırımcının iştahını geliştirmektedir.

‘Yapacak isen, resort oteli Akdeniz veya Ege’de, şehir otelini İstanbul’da yap’ önerisi en geçerli yoldur. Büyük kentlerin işadamları sahillerde otel  yatırım yaparken şimdi şehirlere yönelmeye başlamaları, ilgili yatırımcının, geldiği süreçte yaşayarak öğrendiği, sahilde maliyet fazla, gelir az, şehirde ise maliyet düşük gelir yüksek gerçeğinin tespitine varılmıştır.

Son olarak, siz değerli turizm temsilcileri ve turizm gazetesi okurları ile şunu paylaşmak isterim: Sahillerde 12 aya yayamamak dışında önemli bir sorunu olmayan,kış dönemindeki istihdam sorununa devlet ile birlikte ortak çözüm bulamayan turizm batık yada kurtulmaya muhtaç değil, aksine su yüzünde güneş altında parlayan ve emin adımlarla yoluna devam eden bir sektördür. Turizmde, dünyada 5. sıradaki konumunu önümüzdeki 15 yıl içinde 4’üncülük olarak değiştirebilecek potansiyeli vardır.

Yeni Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ömer Çelik’ in sektör temsilcileri ile iyi başlayan teması, onları yanına alarak hareket edeceği ve turizmin gelecek vizyonunu sektörle birlikte yöneteceğine dair olumlu mesajlarından hareket ile, Türkiye’nin her alanda (dış siyaset ve ticaret, uluslar arası ilişkiler vb.) tanıtım markası olan turizm sayesinde bir çok alanda da başarılar elde edeceği gerçeğini ve iyimserliğini siz değerli okurlar ile paylaşmak isterim. 

 

 


18-03-2013 14:57

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
SırrıEsen
25-09-2013 09:04
ZALİM BELEDİYELER VE BİLİNÇSİZ OTEL SAHİPLERİ
Sayın Erdal Bey Çok güzel bir yazı yazmış fakat, Turizmin daha çok gelişmesini şerefini maddi imkanlara değiştiren Belediyelerimiz sayesinde Turizm bu gidişle iflas edebilir. Dünyanın gelişmiş ülkeleri 50-100 sene önce ülkelerini Demir ve deniz yolu ağlarıyla donatırken, özellikle Antalya ve çevre ilçeler sınıfta kalmıştır.Neden her otelin 1-2 personel taşıma servisi var? Çünkü Hantal bir ulaşım sistemine sahibiz.Hantal bir dolmuş sistemiyle turizmde siz bir yere varamazsınız.Hele Antalya REZALET bir ulaşım sistemine sahiptir. İlk önce en az Alanyadan Kaşa kadar bir RAYLI SİSTEMe ihtiyacınız var.Antalya şehri için bir an önce HAFİF RAYLI Bir sistem yapılmalıdır.Antalyaya gelen Turistlerin ülkelerindeki Ulaşım sistemi araştırın ve Antalyanın ne kadar geri kalmış bir şehir olduğunu görürsünüz.Sözde Antalya Dünyada ün yapmış Bir Şehir, tamam af edersiniz; Belden Aşağı Tabii ki Dünyada Antalya Ün yapmıştır ama, HANTAL bir ulaşım sistemiyle ancak ucuz Turistleri kendine çeker ve sadece bu ucuz turistlerle de Antalya bir yere varamaz. Özellikle turizm yöneticilerine ve Otelcilere sesleniyorum:Bütün çalışanlarınıza raylı sistemin rahat ve güzelliğini anlatınız, 5 Liraya benzin kullanan insanların paralarının Ülke dışına gittiğini, Antalya ve Türkiyenin Her sene Benzin Yüzünden Trilyonlar kaybettiğini, bu paranın Antalyada kalması için bir RAYLI Sisteme ihtiyaç olduğunu Söyleyin. ÖZELLİKLE RAYLI SİSTEM PROJESİ OLMAYAN BELEDİYE ADAYLARINA OY VERMEYİN diye Lütfen uyarınız.Rahat ve hızlı bir Ulaşım sisteminin daha çok KALİTELİ TURİSTLERİ getireceğini unutmayınız.
19-03-2013 16:29
başarılı tespit
başarılı tespit yapmışsın,güzel bir yazı olmuş,tebrikler
AliUYSAL
19-03-2013 11:57
elinize sağlık
Erdal Bey elinize sağlık. Alanya Mersin arası fikirlerinize katılıyorum. / HD den vazgeçmemizin artık zor olacağı gerçeği ile ilgili akıcı anlatımınız için bir turizmci olarak ben de teşekkür ederim.
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar


15-01-2017 12:00
Yorumlar