21.08.2018
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Yazarlar - Serdar KARCILIOĞLU
BAŞLAMADAN BİTMEK….


Serdar Karcılıoğlu

 

Bir turizm haber portalında; “Turizm Bakanlığı yaşanacak krizi gördü, devreye girdi… başlığı altında, Akdeniz çanağının önemli turizm ülkeleri Tunus'un ardından Mısır'da yanan isyan ateşinin yarattığı karışıklık Turizm Bakanlığı’nı harekete geçirdi……….” şeklindeki yazıyı okuyunca yıllar önce yazdığım bir yazım aklıma geldi…

 

O yazımda; ülkemiz turizminin hiçbir şekilde devlet politikaları içerisinde değerlendirilmediğinden bahisle, sektörün, plansız ve “Turizm Alt Yapısı” oluşturulamamış bir şekilde büyüme trendine girdiğini belirterek, önemli bir endişemi dile getirmiştim.

 

Ve o tarihlerde, endişelerimi oluşturan sebeplerin Türkiye de hiçbir sezon yaşanamamış % 100’lere yakın dolulukların belki de olumlu bir pozisyon alma sürecinin başlangıcı olabileceğini düşünmüştüm.

O günlerde ülkemizde 600 binler civarında bir turizm yatağı vardı.

Konaklama sektöründe çalışanların % 87.4 ü eğitimsiz idi.

Güney Antalya Turizm ve Gelişim Bölgesi projesi gibi düzenli bir Fiziksel alt yapıya sahip aynı mantıkla geliştirilmiş başkaca bir Turizm destinasyonu yok idi.

Turizm routeları üzerindeki yollar yetersiz ve tehlikeli idi.

ve bu yollarda her yıl özellikle turizmin yoğun yaşandığı sezonlarda yüzlerce kazalar oluyordu.
Yağmur yağdığında rüzgar estiğinde Elektrikler kesiliyor ,turizm tesislerinin etleri sütleri kokuyor cihazları yanıyordu.

Marka olduğunu iddia eden bir çok turizm destinasyonunda! Çöp imha merkezleri yerine bu işler vahşi depolama ile gerçekleşiyordu.

Su yoktu, Bodrum gibi dünyada isim yapmış !!! önemli bir destinasyonda “Su” taşıma sistemle, tankerlerle sağlanıyordu.

Doğru dürüst Atık Su arıtma ve kanalizasyon sistemi yoktu.

Telefonlar yazdır bekle sisteminden kurtulmuştu ama yinede parazitler eksik olmuyordu.

Daha önemlisi milyon dolarlık tesisler profesyonelce “Otel İşletim Prensipleri” uygulanarak işletilmiyordu.


Hastane, eczane, okul, marangozhane açan için açılış ruhsatına bilgi ve deneyimi anlatan “sertifika” istenirken aynı yatırımcının yapıp tabelasına “otel” yazdığı her tesise nasıl olsa bunun için bilgi ve deneyimin ne önemi var?

Yurt dışına çok seyahat etmiş, onlarca otelde konaklamış her kişi nasıl olsa otel işletmeciliğini de becerebilirdi…!  mantığıyla hemen işletme ruhsatı veriliyordu.

Dahası, yatak istatistiklerinde sayılan yatakların büyük bir bölümü bilinçsiz yapılaşma nedeniyle yaşlanmış yatak çöplükleri oluşturmaya başlamışlardı.

İşte tüm bu olumsuzluklar içerisinde inşallah bunlar düzeltilmeden ülkemizde bir turizm patlaması, % 100’e yakın doluluklar olmaz da imajımız zedelenmez, ”başlamadan bitirmek” gibi nefes kesici bir durumla karşılaşmayız diye görüşlerimi dile getirmiştim.

 

Gelinen bu noktada ; Sevindirici bir gelişme, ilk kez Tunus ve Mısır’da (..ki bu destinasyonlar ülkemizin ciddi rakipleri konumundadır) gelişen bu olumsuz koşulların neticesinde domino etkisi ile süregelen iptallerin alternatifi olarak çok büyük ölçüde ülkemize kayması kaçınılmazdır.

Kültür ve Turizm Bakanlığının Uzun yıllar Bodrum Kaymakamlığı ve İstanbul Valiliğinin Turizmden sorumlu Vali Yardımcılığı görevleri esnasında turizm sektörü ile iç içe bulunmuş deneyimli Tanıtma Genel Müdürü Sayın.C.Güven Taşbaşı krizi görmüş önlem almaya adım atmış, çok önemli bir harekettir…

 

Burada konu Mısırda yaşanan; kurban bayramında misafirlerin otellerde yer bulabilmeleri konusunda yaşanan rezaletler meselesinden çok bizim, böyle bir operasyona hazır olup olmadığımız konusudur.

Burada mesele, coşkuya kapılıp insanların fiyat ve işletim sistemleri üzerinde bilinçsizce oynamaya kalkmamaları meselesidir.

Burada mesele, ilk kez yaşanabilecek bir talep patlamasının pimi çekilmiş bir el bombasına dönüşmemesidir.


Üzüntü verici olay, yukarıda özetini verdiğim yazımı ben 1998 yılında yazmışım.

Bu güne baktığımızda; Neler Değişmiş…? sizlere bırakıyorum!!!

Keşke bu kriz, geçmiş seneler için maalesef geç kalınmış bu olumsuzluklar için yine de bir başlangıç olabilse…

Keşke bu kriz, yapılan zirve toplantıları ile çözülebilse…

Keşke bu kriz, insanları geldiklerine bin pişman etmeden , ”Başlamadan….. Bitmese……”

02-02-2011 14:04

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar