24.10.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - HALİM BULUTOGLU
1 Yorum | Yorumlar
İSTANBUL'U DOĞRU KENTLERLE KARŞILAŞTIRMAK..

 

Önce rakamlar:

1994’te Türkiye’ye gelen turist sayısı 6.7 milyon iken İstanbul’a 1.9 milyon yabancı ziyaretçi gelmiş. Oran %29. Yıl 2003. Türkiye’ye gelen turist sayısı 14 milyon, İstanbul’a 2.9 milyon kişi gelmiş. Sayı artmış ama  oran %21’e düşmüş..
Fransa en çok turist çeken ülkeler sıralamasında birinci.  Fransa’ya 2003’te gelen yabancı turist sayısı 77 milyon, Paris’e 45 milyon. Oran %58. İngiltere en çok turist çeken ülkeler sıralamasında altıncı ve 2003’te giden yabancı ziyaretçi sayısı 24.2 milyon. 13 milyonu Londra’yı da ziyaret etmiş. Oran %54. Oransal olarak yüksek kentler arasında Budapeşte, Prag ve Tokyo da var. Macaristan’a gidenlerin %58’i Budapeşte’yi,  Japonya’ya gidenlerin %58’i Tokyo’yu ziyaret etmiş.

Böyle bakınca İstanbul oldukça gerilerde kalıyor. Hem oransal, hem de sayısal açıdan.

İstanbul’dan daha fazla turist çeken metropoller arasında New York, Meksiko, Roma, Amsterdam, Madrid de var. Oransal olarak düşük olsalar da sayısal olarak İstanbul’un çok üzerinde. (Bakınız Tablo)

Neden İstanbul yabancı ziyaretçi çekemiyor? Ya da yeterince çekemiyor?
Sorun ne? Paris’te, Londra’da, Roma’da ne buluyor da, İstanbul’da bulamıyor?
Paris’i ziyaret edenlere sormuşlar. Neden geliyorsunuz diye. Paris kent yaşamının gecesi ve gündüzüyle çekiciliği yanıtlar arasında ilk sırayı almış. Sonra sırasıyla kültürel etkinlikler, alışveriş, tema parklar (Disneyland vb.) gelmiş.
Benzer soruları, Londra’yı, Tokyo’yu ziyaret edenlere de sormuşlar. Aşağı yukarı benzer yanıtlar verilmiş.

İstanbul’u ziyaret edenlerin yanıtı ise farklı kültürler tanımak, tatil, eğlence ve kültürel faaliyetler olmuş. (DİE 2003 araştırması sonuçları)

Demek ki İstanbul’la Paris’e gidenlerin beklentileri arasında çok belirgin bir fark yok. Ama birine 45 milyon kişi gidiyor, diğerine 2.9 milyon.  Demek ki müze arayanların tercihi İstanbul değil Paris. Alışveriş isteyenlerin tercihi İstanbul değil Londra. Müzik arayanların tercihi İstanbul değil, Viyana. Türk mutfağıyla çok övünürüz. Zengin mutfaktır gerçekten de Türk mutfağı ama İstanbul’a bu mutfak için gelen yok denecek kadar az. Mutfak yanıtı DİE istatistiklerine yansımamış bile. Buna karşılık Tokyo’ya gidenlerin tercihlerin arasında mutfak %75 ile ilk sırada yer almış. (Japon Turizm Otoritesi istatistikleri) Başka güdülerle gelip de Türk mutfağının gerçek örneklerini tadan kaç kişi var diye sorsak, vereceğimiz yanıt iç açıcı olmayacaktır.

Bir de gidişlerin türlerine bakalım. Paris’e paket turlarla gidenlerin toplama oranı %20. Berlin’e paket tur satın alarak gidenlerin toplam içindeki oranı sadece %17. Bir başka deyişle Paris’e, Berlin’e gidenlerin çok büyük bölümü gezi organizasyonunu münferiden yapmış.  İstanbul’a tura katılmadan, tek başına, ailesiyle ya da arkadaşlarıyla ama münferit organizasyonla gidenlerin oranı ise %40’a yakın. Tatil bölgelerimize(Antalya, güney ege) paket turlarla gidenlerin oranı ise %80’e yükseliyor birden bire.

Peki hangi araçlar kullanılıyor, bu gidişlerde?

Paris’e gidenlerin yarısı havayolunu kullanmış.

Roma’ya gidenlerde bu oran %60. İstanbul’da oran yükseliyor.  Neredeyse %70’i havayolunu kullanmış İstanbul’a giderken. Türkiye’nin tatil bölgelerine gidişlerde havayolu kullanımı ise %92.

Paris’i, Roma’yı ziyaret edenlerin büyük bölümü Avrupalı. Avrupa dünyada turizmin merkezi. WTO rakamlarına göre en çok turisti Avrupa çekiyor. En çok turisti de Avrupa ülkeleri gönderiyor. Özellikle de Orta Avrupa ülkeleri. Avrupalılar en çok Avrupa ülkelerini ziyaret ediyor. 1-2 saatlik yolculuklarla. Tren de, karayolu ulaşımı da, havayolu ulaşımı da bu süreyi geçmeyecek şekilde planlanıyor. Hafta sonu turları ağırlıklı bölümünü oluşturuyor ziyaret paketlerinin. Sonuçta bütün ülkeler kapı komşusu neredeyse, ulaşım kolay, vize sorunu yok, sınır yok.

Tablo

 

Ülkeler ve şehirlere giden yabancı ziyaretçi sayısı (2002-2003 verileri)
Fransa 77,0 milyon Paris 45 milyon   (%58)
İspanya 51.8 milyon Madrid 3.5 milyon   (%6.7)
İtalya 39.8 milyon Roma 7.6 milyon   (%19)
İngiltere 24.2 milyon Londra 13 milyon    (%53)
Avusturya 8.6 milyon Viyana 3.5 milyon   (% 19)
Almanya 18 milyon Berlin 1.7 milyon   (%9.4)
Macaristan  15.8 milyon Budapeşte 8.8  milyon  (%56)
Yunanistan 14.2 milyon Atina 3.1 milyon    (%22)
Türkiye  14 milyon İstanbul 2.9 milyon    (%21)
Japonya 5.2 milyon Tokyo 3 milyon       (%57)

 

Kaynak: WTO ve ülkelerin turizm ofisleri verilerinden derlenmiştir.

Atina’ya havayoluyla girenler

İstanbul’u Paris ile karşılaştırmak doğru değil

İstanbul’un turizm rakamları, bugünü ve yarını, konulan hedefler bu veriler ışığında değerlendirilmeli.

İstanbul’a Roma kadar, Londra, Paris kadar turist çekebilmek mümkün mü, bunu sorgulayalım. Ya da daha doğru bir deyişle, İstanbul’un turist rakamlarını Londra, Paris ve Roma ile karşılaştırmak doğru mu buna bakalım.
Baştan söylemeli: 2.9 milyon ziyaretçiyle İstanbul dünya turizm pastasından hakettiği payı alamıyor, bu doğru. Ama İstanbul’u Paris, Londra ile karşılaştırmak yanlış.

Paris 25 milyon turist alıyor, İstanbul’un nesi eksik, biz de rakamı İstanbul’da 25 milyona çıkarabiliriz demek yanlış.

İstanbul doğru şehirlerle, konumu, coğrafi ve tarihi özellikleri benzer şehirlerle karşılaştırılmalı. Atina, Kahire, Madrid, Lizbon, Moskova gibi. Belki son olarak Roma da katılabilir bu karşılaştırmaya.

Böyle olunca rakamlar farklılaşıyor.

Atina’ya 2003’te 3.1 milyon turist gitmiş. Madrit,  3.5 milyon, Kahire 2.1, Roma 7.6 milyon turist çekmiş 2003’te. İstanbul’a gelen yabancı ziyaretçi sayısı ise 2.9 milyon.

Bu karşılaştırmalı veriler de İstanbul’un olması gerekenin çok altında turist çektiğini gösteriyor. Ama en azından İstanbul için 5 yıllık, 10 yıllık, 25 yıllık hedeflerin hayalci değil, gerçekçi olması için doğru karşılaştırma yapma olanağı sağlıyor.

Devam edeceğiz...


18-08-2004 14:52

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
25-08-2004 11:35
DOGRU YAKLASIMA DOKUNMAK
koca turizm sekterümüzün yüzü bu günlerde gülüyor...yada sahte bir gülücük mü var yüzlerimizde.sektörde çalışanlarımızdan kaçının içi çok rahat.geleneksel türkiye yi ucuza satıyoruza değinmeyeceğim ama halim'in ( sektörün içindeki uzun yılları içinde içinde herkese dost olması nedeniyle ismi ile hitab ettim) istanbula yaklasımı kapadokyalara,can lara, hattusasa, nemruta, hepsi yazılsa binlercesine gösterebiliyormuyuz diye kendi kendimizi turizmci olarak yargılıyormuyuz..... amacım aslında istanbula güzel bir yaklasım yapılmıs baska yerlere yapılması değil.Şunu vurgulamak istiyorum. Türkiyede belki % 90 iyi yetismis, iyi turizmci var.ama sadece % 5 in yaptıkları ile çok iyi olmaktan çok uzağız. bu % 5 ülkemizi iddialı olmaktan uzaklastırmasına iyi birer seyirciyiz. İste Halim Bulutoglunun yaklasımın önemi burda.Yani doğru yaklasımların önemini bilmeliyiz.güzel tesbitlerin, doğru yaklasımların etrafında olmalıyız. Halim Bulutoğlunu bu konuda da tebrik ediyorum.bunu bir doğru yaklasımdan, turizcilerin prestij bir akımına dönüstürmekde görev kime düser dersiniz. Hepimiz yanımızdakının yüzene bakarsak eğer, o yapsın diye ;minus çalısan acentacılara turizmci demeye devam ederiz. turizmi bir yere tasıyacağına sadece istanbul için Türkiye nin bir çok yöresindeki turizm yapılanmalarına örnek olacağına inanıyorum bu yaklasımın.Bu yaklasımın adını da koymalı belki.ve tartismaya açılmalı.ÇOk derine gider ve bize çok sey kazandırır bu çalısma. Bu yaklasım konusundaki fikirlerimi yazmıyorum nedeni ise benimm bakıs açımdan bu ortaya konan bir yazı değil.Bir koca yaklasım.Bunu incelemek gerek.Ben böyle düsünüyorum o böyle düsünüyoru aşmız Bulutoğlu. Bu patıkada yüremeliyiz. Sevgi ve saygılıyım omer kocaman
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.