21.08.2018
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Yazarlar - Serdar KARCILIOĞLU
ANTALYALI GİBİ DEĞİL TÜRKİYELİ GİBİ DÜŞÜNÜN


Serdar Karcılıoğlu

 

Son altı aylık verilere bakıldığında bir kez daha görülmüştür ki, Antalya birinci ligdeki turizmde yine uzak ara başroldedir.

 

Buradan net bir şekilde ülkemizdeki turizm hareketinin Antalya’da olduğu kadar gerçekleştiğini çıkarabiliriz.
Başka bir deyişle Antalya Türkiye turizmini sırtlamış götürmektedir.

Unutulmamalıdır ki, Türkiye öncelikli olarak bir tatil ülkesidir.

 

Tabiî ki bu muhteşem coğrafyada dünyanın hiçbir turizm ülkesinde olmayan tarihi kültürel ve din eksenli değerler vardır ancak dünyada her yıl turizm hareketine katılan bir milyara yakın kitlenin sadece yüzde beşi kültürel turlara ilgi göstermektedir.

 

Kısaca dünyada gezen insanlar yoğun iş tempolarının verdiği yorgunluğu “resort trendine” odaklanarak gidermektedirler.


Bu nedenle bizimde öncelikli olarak stratejik bir plan ve turizm politikası oluşturmak kaydıyla resort turizmine ağırlık vermemiz akılcı bir davranış biçimi olacaktır.

 

İşte tam da bu noktada dünyanın en büyük tur operatörlerinin odak noktası konumundaki (bu büyük pastadan sadece yüzde birlik payla yetinen) ülkemizde Antalya’ya fazla yüklenildiği aşikar olup, Antalya bu noktada muhtemel bir talep artışına da cevap verebilecek durumda olamayacaktır.

Anlaşılamayan, ülke turizmine getirdiği büyük ivme ile rahmetle andığımız Turgut Özal döneminde Antalya’da başlatılan hamlenin halen ülke geneline yayılamadan başladığı yerde  kalmış olmasıdır.

 

Yılın ilk 7 ayında Antalya’ya gelen turist sayısı 4.478.352 iken Türkiyenin en uzun sahil şeridine sahip olmakla övünülen ve Tur operatörlerince alternatif turizm destinasyonu olarak belirlenen Muğla’da ise bu sayı 1.443.096 olarak gerçekleşmiştir


Kısır çekişmeler, ehil ve meslekten gelmeyen sözde  turizmciler ve maalesef bu kesimlerce de desteklenen bir takım çevre örgütlerinin turizm planlamalarına  ve yatırımlarına karşı yürüttükleri top yekün dirençler nedeniyle Coğrafya ve iklim olarak Antalya’dan daha avantajlı olan, Muğla’yı (özellikle Bodrum yarımadasını) bu büyük yarışta nal toplar durumda bırakmıştır.

 

Bu öyle bir dirençtir ki, Bodrum yarımadasının Gündoğan, Yalıkavak ve Türkbükü beldelerinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca gerçekleştirilen “Turizm Merkezi” ilanına beldelerin her biri farklı partilere mensup seçilmiş Belediye Başkanları ve halkları destek verirken, bu olgu bir takım kişilerce güya “çevre” bahanesi ile olayı , siyasi boyutta değerlendirerek ve de çöple saman karıştırılarak iptal istemi ile mahkemelere taşınmaktadırlar.

 

Ülkemiz turizm verilerinin yüksek performansı  paralelinde  getireceği artı değerler ve sıra dışı ekonomik girdileri ile makus  talihimizi değiştirecek boyutta sağlayacağı nimetleri üzerinde oluşturulan bu karşı duruşların elbet bir gün gerçekleri göreceklerini umut ediyorum.

 

Olayı bu gerçekler ışığında görmek , açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşayan, milyonlarca yurdumun insanlarının yaşamlarını değiştirecek turizm olgusunun gelişimi açısından başta siyasi iktidarlarca oluşturulacak devlet  politikaları ile rakip ülkelerin, içimizdeki destekçilerinden çıkan çatlak seslerin kesilerek Antalya’nın dışında yeni alternatif destinasyonların oluşturulması noktasında gerekli adımların atılması artık kaçınılmazdır.

 

Gariptir ve bu öyle kanıksanmış bir konudur ki Antalyalı turizmci arkadaşlarımızda yaptıkları her tartışma ve toplantıda yazdıkları her yazıda haklı olarak sadece Antalya ‘yı ön plana çıkarmakta Ülke turizmini sadece Antalya ile özdeşleştirmektedirler.

 

Bir tarafta alt yapısı ve diğer tüm fonksiyonları ile organize olmuş bir destinasyon on iki ay turizmi hak ettiği şekilde yaparken diğer tarafta turizm yapıldığını sanan bir başka önemli destinasyon ise bilmeden evcilik oyununu oynamaya devam edecektir…İşte asıl sorun ve yanlış bu noktadadır.

 

Sığ politikaların ve düşüncelerin esaretinde kalmış diğer destinasyonlar kış uykularından uyanmadıkları sürece de bu böyle devam edecek ve Ülke turizminin buradan daha ileriye gitme şansıda hiçbir zaman olmayacaktır.

 

Unutulmamalıdır ki alttaki genel bozukluğun üstüde tehdit edeceği gerçeği ile denizi, güneşi, kumu, tarihi, kültürü ve daha bir çok özellikleri ile buna hazır olan, top yekun bir turizm seferberliği başlatacak ve ülke genelini kucaklayan bir liderin heykeli dikilecek ve beklenen bu lider  “Antalyalı gibi değil Türkiyeli gibi” düşünebilen guruptan doğacaktır.

 

Sevgilerimle


08-09-2009 11:17

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar