21.08.2018
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Yazarlar - Serdar KARCILIOĞLU
İNANILMAZ DİRENÇ


Serdar Karcılıoğlu


"Başbakan Erdoğan, ekonomik krize önlem olarak bugüne kadar değişik zamanlarda açtığı 5 ayrı pakete bir yenisini daha ekledi. Ama bu pakette de turizm ile ilgili herhangi bir şey yer almadı."

 

Turizm Gazetesi’nin Manşetinde yer alan cümlelerdi bunlar ve haberin içeriğini okudukça bu günkü hükümetin Turizme bakış açısı değerlendiriliyor ve ince bir eleştiri, serzeniş getiriliyordu.

 

Cumhuriyet tarihinde ilk kez, Laikliğin, Türban ve Örtünmenin bu kadar önemli bir gündem oluşturduğu bir süreçte, AKP’nin Turizme bakış açısını eleştirmek, turizmin ekonominin lokomotifi olduğu olgusunu birinci öncelik olarak görmesini beklemek, turizmi ahlaki, kültürel değerleri örf ve adetleri zedeleyebileceği inancını taşıyan tabanına anlatmakta zorluk çekebileceği gerçeğini görmezlikten gelmenin ve böyle bir ortamdan aşırı beklentiler içine girmenin, akılcı bir olgu olamayacağı kanaatindeyim.

 

Ayrıca, turizm adına ilk kez yapılan ve çok önemli bir gelişme olan Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ün hazırlanıp onaylatılmasının büyük bir çelişki gibi görülmesine rağmen en fazla bu hükümet, özellikle Atilla Koç döneminde yapıldığını da anımsatmakta fayda olacağı kanısındayım.

 

Ancak asıl vahim olan laik ve çağdaş Devlet ilkesini savunan diğer muhalefet partilerimiz ve bu olguyu destekleyen ulusal basınımızın turizm olgusu karşısında nasıl bir duruş sergilediklerini irdelememek önemli bir eksiklik değil midir?

 

Ekonomik krize önlem paketleri içerisinde ivedilikle desteklenmesi gereken bu sektöre her hangi bir şey çıkmadığında, hangi muhalefet partisinin karşı durduğunu konunun önemini anlatmak için çaba harcadığını meclis kürsüsüne taşıdığını gördünüz.

 

Eğer rahmetli Özal’ın Güney Antalya Turizm Bölgesi ilanı ile başlattığı atağı bir milat olarak kabul edersek, siz hiç bu güne kadar parti programlarında kulaktan dolma hiçbir gerçeği yansıtmayan birkaç paragrafla yer alan cümlelerin dışında gerçekçi bir turizm atağı, ciddi stratejik bir turizm planı programı sunulduğunu veya hükümet olduklarında turizme bu günden daha fazla destek verildiğini gördünüz mü.?

 

Siz hiç, liderlerinin propaganda programlarında, bu ülkenin, dünya turizm pazarında ne denli önemli bir yer tuttuğunu Tanrının yaratırken “TURİZM ÜLKESİ” diye belirlenecek bir coğrafyayı bahşettiğini, muhtemel iktidarlarında bu olguyu iyi değerlendirerek yoksul ülke konumundan zengin ülke konumuna çok kısa bir süre içerisinde geçebileceğimizi ve bunu ekonomik kalkınmanın bir alternatifi olarak kabul ettiklerini ve konuştuklarına şahit oldunuz mu?

 

Siz hiç yerel seçimler esnasında “işsizliğe gerçek bir çare bulan varsa beri gelsin” restine dokuz maddelik çözüm önerileri içerisinde; 1984 turizm atağı eşdeğerinde bir başlangıçla  desteklenecek turizm yatırımları ile bir çırpıda Bir milyon işsize iş olanağı yaratabileceği maddesini koymayan ana muhalefet lideri gördünüz mü?

 

Siz hiç bir liderin ve parti yöneticilerinin Türk Turizminin bu gün içerisinde bulunduğu bu çelişkili ve olumsuz konumundan kurtulması adına her gün “TURİZM GAZETESİ” nde başta Nizamettin Şen arkadaşımız olmak üzere hemen her gün makaleler yazan diğer yazar arkadaşlarımın çok önemli tespit, görüş ve önerilerini okuduklarına ve bunlardan faydalanmak adına herhangi bir adım attıklarına şahit oldunuz mu?

 

Dahası, bu arkadaşlarımızın ve “Gerçek Turizmci” diğerlerinin ülkemiz geleceği için bu çok önemli fikir ve görüşlerini yansıttıkları yazılarının e-gazete kimliği ön planda olan Turizm Gazetesi sütunlarından ulusal basın köşelerine taşındığını, onlarca magazin ve geyik programlar içinde ülke menfaatlerinin reyting kaygısının önüne geçirilerek ciddi bir “Turizm Arenası” vs. gibi düzenli bir tartışma programları yaptıklarını gördünüz mü?

 

Göremezsiniz zira dünya turizm pastasından en büyük payı alan gelişmiş turizm ülkelerinin kendilerine göre çok ciddi  bir rakip olarak gördükleri ve korktukları , bu büyük pasta payına sahip olmayı en fazla hak eden ülkemizin yapabileceği muhtemel atağın önüne geçmek adına geliştirdikleri bir taktik olduğu ve bu konuda yerel yandaşlar kullandıkları gerçeğinin düşünülmesi zamanı geçmek üzeredir.

 

Bu gelişmeyi topraklarımızda var olduğu bilinen petrol ve doğalgazın çıkarılamaması noktasında toplumun büyük bir bölümünde oluşmuş yaygın kanıyla eşleştirmenin komplo teorisi olarak değerlendirilmeyeceği inancındayım…

 

Bu konuda inanılmaz bir bilgi kirliliği, Turizmci kimliği ve yetki sorununun görmezden gelinmesi ve oluşan bir sürü olumsuzluklar karşısında bu kimliği taşıyan kişi kurum ve kuruluşlardan herhangi bir tepki gelmemesi ve Turizmin bir devlet politikası olması noktasında hiç bir çaba gösterilmemesinin altında, ayrıca turizmi; betonlaşma, orman katliamı kültürel ve ahlaki yozlaşma olarak algılamanın  ve algılatmanın toplum üzerinde bu çerçevede bir negatif duruş imparatorluğu oluşturmanın karşılığı sizce de bir yerlerden beslenen DİRENÇ değil midir?

 

Sevgilerimle


08-06-2009 07:52

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar