26.05.2020
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi.com


Otelleri.net
Türkiye Otelleri otelleri.net adresinde.


Yazarlar - Aydın Özdemir
İSPANYA'YI GEZERKEN TÜRKİYE'DE OLMAK


Aydın Özdemir

Fransa'da yabancı dil eğitimi için bulunduğum süre zarfında tüm sınıf hafta sonu trenle İspanya turunu kararlaştırmıştı. Sınıftaki tek Türk bendim ve bu gezi için vize almam gerekiyordu.
Ertesi gün Paris’teki İspanya konsolosluğuna gittiğimde vize için Türkiye’deki Konsolosluklara başvurmam söylendi. Elimdeki tüm belgeler, tur programı, biletler vs. hiçbir şey fayda etmedi.

Kendimi maalesef ikinci sınıf biri olarak görmüştüm. Geziye katılan arkadaşlara benim vize problemim olduğunu anlatabilmem zor olduğu gibi onların gezi sonrası anlattıklara keyifli muhabbetlere katılabilmem de zor olmuştu. Kısacası İspanya’yı gezmek arzusunu nihayet geçen hafta gerçekleştirebildim.

İspanya dil okulları ve üniversite kurumlarının davetlisi olarak gittiğim gezi süresince başta eğitim kurumları, öğrenci yurtları,kampuslar, kent yaşamı, yeme-içme olanakları, sosyal hayat, öğrencilerin İspanyaya bakış açıları ve turizm sektörü  hakkında gözlem yapmaya bilgiler toplamaya çalıştım.

Doğal olarak bir hafta içinde her konu hakkında bilgi sahibi olunamaz.
Barcelona, Valancia, Madrid ve Salamanca’yı kapsayan programımız detaylı hazırlanmıştı. Sabah saatlerinde okul ziyaretlerinde kısa seminerler, öğrenci konaklama yerlerinin incelenmesi vardı. Günlük programımız 14:00-16:00 arası uzun öğle yemeği, rehber eşliğinde şehir turu, geç akşam yemeği, Flamenko show ve müzik dinletisi şeklinde devam edip arzu edenler için gece 01.30 da açılan gece kluplerinde kendilerini ritimli müziklerin havasına teslim ettiler. Flamenko’yu beceremediysem de Kafkas figürleriyle renk kattığımı söyleyebilirim.
İspanya hükümetinden aldıkları desteklerle dünyadan değişik ülkelerden eğitimcileri kendi ülkelerinde ağırlayan bu kurumların elbette asıl amaçları daha çok öğrenciyi ülkelerine çekmektir. Bu konuda ne kadar başarılı olduklarını öğrencilerle yapmış olduğumuz doğaçlama sohbetlerden anlayabildik.

Fransa'dan katılan Madam Reina da benim gibi meraklı olduğundan ara ara program dışına çıkıp sokaktaki öğrencilerle bol bol sohbet ettik. Tüm öğrencilerin kendilerine sağlanan imkanlar ve yaşam koşullarından mutlu olduklarını doğrusu kıskanarak dinledim. Avrupa ülkelerinde İspanya rüştünü son ispatlayanlardandır. Kendi insanına verdiği özen ve sağladığı yaşam koşullarına Valancia’dan bir örnek vermek isterim:
Şehrin tam ortasında 10 km uzunluğunda bir park, ne ararsanız bu parkta mevcut. Spor alanları, kültür parkları, hobi köşeleri, müzeler, tekno parklar, havuzlar, yürüyüş alanları vs. dahası Avrupadaki şehirlerde kişi başına düşen yeşil ve sportif alanlardan en fazlası burada. Benim en hoşuma giden parkın tarihçesi. Daha önce nehir olan bu parkın sel taşmasından dolayı, 100 kişinin ölmesi sonucu hükümet kararı ile nehir yatağı tamamen şehir dışına alınıp böylesi devasa bir parkın inşa edilmiş olmasıdır. Artık nasıl yorumlarsanız… bir ulusun tarihinde önemli olaylar, büyük devlet adamları, din adamları, politikacılar, sanatçılar, doktorlar ve eğitimciler vardır. İspanya’da tüm şehirlerde tarihteki bu kişilerle ilgili mutlaka bir eser görebilirsiniz. Eserlerin mevcut olması kadar, bunları ülkeyi ziyafet edenlere anlatan profesyonel rehberlerin olması da çok önemlidir. Program süresince dört şehri farklı rehberler eşliğinde gezdik. Hepsi de işlerini harika yapıyorlar. Bizi bir alışveriş merkezine götürmedikleri gibi herhangi bir malın reklamını da yapmadılar. En çok,tarihlerinden ve  İspanyolların yaşamlarındaki önemli konuları açıkladılar.
Söylenişi Coros olan bildiğimiz halka tatlının şurupsuz halini sıcak çikolata eşliğinde yemek için barların önünde kuyrukta bekleyen İspanyolları şaşkınlıkla izledim. Güzellikler yanında özellikle popüler bar ve cafelerde aşırı yoğunluktan zeminlerin sigara izmariti ve çöplerle dolu olmasını uygun bulmadım. Bu kadar iyi kazanan işletmeler ve popüler mekanlar nasıl olur da böyle kirli kalabiliyorlar?

Turizm sektöründeki sohbetlerde İspanya'nın ayrı bir yeri vardır. Kış dönemi olmasına rağmen üç yıldızlı otellerde 56 avrodan daha düşük bir fiyatla karşılaşmadık. Valancia’daki Arenas Hotelinin dağ manzaralı odalarının yaz ayında 400 avrodan satıldığını da içim burkularak dinledim.Aceba biz ne zaman bu fiatlara yaklaşabiliriz?
Bizim, ülke olarak tesis kalitemiz ve özellikle de yiyecek içecek hizmetlerimiz muhteşem. Geziye Ukrayna ve Avusturyadan katılan eğitimcilerin ortak cümleleri şöyleydi: “Son yıllarda Türkiye’de tatil yapmak bizde alışkanlık yaptı, Türkiye’ye gelmediğimiz zaman tatil yaptık saymıyoruz.”
Üstüne üstelik Belek’teki otelleri yere göğe sığdıramadılar.
Gezdiğimiz şehirlerdeki özellikle esnafın tutumuna hayran kaldım. Alışveriş yapmak için turistik eşya satan dükkanların önlerinde vitrinleri doya doya seyrettik. Bizi kimse içeriye zorla davet etmedi. Hatta içerde de istediğiniz gibi dolaşabiliyorsunuz. Sizi uzaktan izleyip bir ihtiyacınız olduğunda yardımcı olmaya devreye giriyorlar. Rahatça bir alışveriş yapabiliyorsunuz. Gruptaki herkesin de bir şeyler aldığını gördüm. Akşam sohbetlerinde Türkiye’de çarşıya çıkmaktansa otelde kalmayı tercih ettiklerini esnafın zorlamasından çok rahatsız olduklarını işitmekten konuyla ilgili savunma yapmak durumunda kalmaktan mutlu olmadım.

Sokaklarda hanutcu ve çığırtkanlar olmadığından huzurla gezdiğimiz güzel mekanlardan herkes çeşitli hatıra eşyalar aldı. Grupta on iki kişi ki bunlar memur olup ortalama alışverişler kişi başı 350 avro oldu.

Unesco şehri ilan edilen Salamonca’daki öğrencilerin mutluluğu, şehir halkının öğrencileri kucaklamasını, ülkemizin de bir model olmasını çok arzu ederim. Öğrenciler doğrudan bir ekonomi yarattıkları gibi, ailelerin de ziyaretlerine gelmesi turizm açısından artı bir değer katıyor.

Tarihi eserlerin bu kadar iyi korunması meyvelerini büyük bir keyifle yiyen İspanyolları eğitim sektöründe yakaladıkları başarılarından dolayı kutlamalıyız.
Bizim de ülke olarak sahip olduğumuz tarihsel mirasları ve doğal değerleri gelecek nesillere bırakacağımız, kentlerin yöneticilerinin seçilmesine önümüzdeki  seçimlerin bir fırsat olmasını  kim istemez?


31-01-2009 18:41
Önceki Yazıları

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar