26.05.2020
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi.com


Otelleri.net
Türkiye Otelleri otelleri.net adresinde.


Yazarlar - Aydın Özdemir
SEKTÖRDE YÖNETİCİLERİN İŞSİZLİK SENDROMU


Aydın Özdemir 


Bu sezon genel anlamda iyi diyebileceğimiz bir sezon idi.

İşverenlerin döviz kurunun düşüklüğünden olan şikayetleri son bir aydır tersine dönmüştür.
2007 ve 2008 i maliyetler anlamında karşılaştırdığımızda temel işletme giderlerinde ve sarf malzemelerindeki yüksek artışlar olmadı değil.

Ancak olumsuzlukların doluluk oranlarındaki artışlar ile bertaraf edildiğini ve işletme lehine bir artı olduğunu söyleyebiliriz.

Eylül ayın başında mevcut iyimserlikler maalesef global krizin etkisiyle yerini dalgalar halinde karamsarlığa bırakmış durumda.

Yıllardır dinlediğimiz döviz kurundaki artışlar turizme olumlu etki eder söylemleri bu dönemde aynı olacak mıdır? Bu soruya Avrupa’daki rakip ülkelere nazaran avro dışında olmamızın ülkemize olumlu etki edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. İspanya, İtalya Fransa gibi klasik tatil ülkelerindeki krize bağlı hayat pahalılığı ve işsizlik gibi sorunları ülkemizde daha hafif hissedeceğimizi düşünüyorum. Özellikle döviz kurlarındaki artış ve ülkemizin sektörel üstünlükleri Avrupalı turistlerin ülkemizi tercihlerini etkileyecektir.

Ancak Rus pazarı için yorum yapabilecek bir öngörüye sahip değilim.

Değerli okurlar bu haftaki konuyu asıl yöneticilerin işsiz kalmasına getirmek istiyorum.

Son iki haftadır bir çok tesis kapandı veya ay sonuna kadar kapanacak.Yıllardır turizm sektörünün yıl sonu sendromunu bir türlü aşamıyoruz.Bu yıl, sanki global krizin etkisiyle daha fazla yöneticinin sezon sonu işsiz kaldığına tanık oluyoruz.

Ekim ayının başında düz personel azaltıldı, arkasından orta kademe yönetici sayıları düşürüldü derken Kasım ayında departman müdürü ve genel müdürlere güle güle denildi.
İşin neresinden bakarsak bakalım tam bir trajedi. Mayıs ayında Turizm bakanlığının Belek’te yapmış olduğu arama konferansına katılmış ve gündeme gelen konulardan çok umutlanmış idim. Yiyder adına bakanlık müsteşarına verdiğimiz sözlü ve yazılı bilgilerin dikkate alınacağı umut etmiştik. Sektörde temel sorunun kış dönemi işsizliğin bir çözüme ulaştırılması kış dönemi istihdam üzerindeki yüklerin, devlet tarafından kaldırılmasına olumlu yaklaşımdan bir sonuca gidileceğini arzu etmiş idik. Ancak şimdilik değişen bir şey yok.

Maalesef sayısını bilemediğimiz binlerce sektör çalışanı bu kışta işsiz kaldılar. İçlerinden bir kısmı işsizlik fonundan bir ücret alacaklar. İşteki çalışma süreleri ve ayrılama kriterleri uygun olamayanlar ise tekrar işe girebilecekleri günün hayalini kuracaklar.

Sektörde ilk defa işe giren, genç, bekar, üstünde aile geçindirme yükü olamayanların kış dönemi işsiz kalmalarını bir nebze anlayabiliyorum. Yazdan bir tasarrufları var ise  birazda ailelerinin desteğiyle kışı geçirebilirler. Tabii bu durum her sezon sonu tekrarlanırsa sektörü kendine güvenli bir liman olarak görebilirimi?

Eğitimi, tecrübesi ve lisanı olan mesleğini çok seven bir yönetici mali endişeler ile kapı kenarına konulursa ne olacak bu durum.

İşverenin bir yöneticiyi işten ayırırken gerçekten objektif kriterler etkili oluyorsa hiç sorun yok. Başarısız,iletişimi zayıf,verimli olmayan, vizyondan yoksun bir yöneticinin tabiî ki  iş akdini fesh edebilirsiniz. Ancak bunun içinde sezon sonunu beklemeyin derim.Bu tip yöneticileri işletmeye sezon içinde zarar vermeden ayırmalıyız.

Beni çok üzün durum şudur: Yöneticilerin tamamen subjektif kriterlerle iş akitlerinin sonlanmasıdır. Kulak altı bilgilerle, kişisel çekişmelerin işverenlere yanlış aksettirilmesi ile işini kaybeden çok değerli yöneticiler vardır. Bu durumun sebepleri;

-İşverenin güvendiği bir kişinin işletmede zamanla iyi bir noktaya gelmesi. Bu tip yöneticiler genellikle alaylı olup vizyon sahibi kişilerle pek anlaşamazlar.

-Mali konularda ve satın alma departmanlarında işverenin kendi güvendiği kişileri yönetici olarak ataması. Bu durumda diğer yöneticilerle sorun olduğunda işverene daha yakın kişiler doğal olarak işvereni daha iyi etkileyebilmektedirler. Sorun kaynağı olan kişilerin mali açıdan işletmeyi düşünmedikleri gibi temelsiz eleştiriler yapılmaktadır.

-İşverenlerin işletme içinde kendine haber kaynağı kişilerden aldıkları bilgileri tamamen doğru olarak değerlendirmesi.

-İşveren çocukları ve yakınları tesis içinde yönetici olmadıkları halde kendilerinin sayılmaları ve misafirlere nazaran öncelik istemeleri! Profesyonel yöneticiler bu kişilere olması gerektiğinden fazla itibar etmezler ama, arkalarından daima asılsız yorumların yapılmasını da engelleyemezler.

-İşverenin, verimlilik ve iş akışı konularında daima son söz sahibi olmak istemesi.

-İşverenin, yöneticilerin bilgisi dışında kararlar alması ve bu kararların üçüncü kişiler tarafından asıl bilmesi gereken kişilerden önce bilinmesi.

-İşverenin yöneticilere işe alırken sağladığı olanakları ve verdiği yetkileri süreç içinde bir bir geri almak istemesi.

Turizm sektöründe işvereninde asıl amacı misafir memnuniyeti ve verimliliktir. Bu amaçlara profesyonel yöneticilerle ulaşılabilir. Her sezon sonu tüm yöneticilerin iş akdini fesh etmek bir marifet olamaz. Onlara kış dönemi sağlanacak iş imkanları veya karşılıklı konuşarak bulunacak çözümler işletmelerin büyüklüğüne ve ciddiyetine daha çok yakışacaktır.

Üst düzey yöneticilerin konumlarına uygun yaşam standartlarını devam ettirebilmeleri her türlü moral değerler acısından önem arz etmektedir.

Çok uzun yıllarını sektöre adamış profesyonelleri kapı kenarına koyarken iki defa düşünmeliyiz.

 


18-11-2008 08:32
Önceki Yazıları

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar