26.05.2020
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi.com


Otelleri.net
Türkiye Otelleri otelleri.net adresinde.


Yazarlar - Aydın Özdemir
SÖZDE CEVRECİYİZ

 

Kim çölde bir ev hayal eder?
Çöller, bozkırlar ve uçsuz platolar yaşadığımız doğanın birer parçasıdır. Çok doğaldır ki bizim yaşamımızda, hayallerimizde, evliliğimizde, emekliliğimizde veya kuracağımız bir işyerimiz için hayaller hep farklıdır.Yeşillik,doğa,ırmaklar ve dağlar vardır hayallerimizde.
Ancak biz hayalperestliğimiz den midir, kurduğumuz  hayallerimizinde içeriğine de kolayca erişebilmeyi arzu ediyoruz.
Sadete gelmek istiyorum. Başta turizm kentlerimiz, ören yerlerimiz ve antik kentlerimizde yaşanan görsel kirlilikten ve doğa tahribatından bahsetmek istiyorum. Çevre konusunun sadece görsel kirlilikten ibaret olmadığını biliyoruz ancak konuyu gerçek uzmanlarına bırakmak doğru olacaktır.
Benim kişisel rahatsızlığımla aynı paralel duyguları paylaştığımız çok kişinin olduğunu da biliyorum. Neden biz, toplumsal olarak çöp meselesini çözemiyoruz.
Antalya’dan Kemer’e kadar tabiatın tüm güzelliğini seyrederek keyifli bir yolculuk yaparsınız. Bu yolculuğu Adrasan, Finike, Kaş tarafına devam ederek keyfinizi katlayabilirsiniz. Ülkemizin çeşitli belde ve koylarını defalarca seyretmeye doyum olmuyor.
Bu güzel keyfinizi bozmak istemez iseniz yol kenarlarına bakmayınız, gözleriniz hep yukarıda ve uzaklarda olsun.
Özellikle yaz sezonunda artan trafik ile yol kenarında ve piknik alanlarındaki çöpler devamlı artmaktadır. Meşhur Konyaaltı Plajında öğleden sonra denize girmenizi tavsiye edemiyorum. Denize atılan tüm atıklar dalgalarla birlikte sizden intikam alırcasına vücudunuza çarpar durur.Bu durum bazıları için oldukça keyiflidir.Denizden gelen karpuz kabuğunu sahilden atılan karpuz kabuğuyla def etmeye çalışır kahkahalar koparırlar.
Yol boyu bir trafik ışığında durduğunuzda önünüzdeki harika bir aracın kapısı açılıp yere kül tablasının boşaltılması ve biriken çöplerin dökülmesini hangi duyguyla hoş görebilirsiniz. Önünüzde giden araçlardan yola atılan şişeler, petler, kağıtlar, meyve kabukları aman Tanrım kaçıncı sınıf bir ülkede yaşıyoruz soruları kafanızda zonklar.
Mahalli idareler son yıllarda çevre düzenlemelerinde ve atıkların toplanmasında oldukça hassas davranmaktadırlar. Yaptıkları yatırımlarla beldelerinin temiz ve düzenli olması için caba sarf eden duyarlı yöneticileri takdirle karşılıyoruz. Ancak yetkililerin koydukları çöp kontenerları boş etrafı pisliklerle dolu olunca kime ne diyeceğimizi bilemiyoruz.
Doğaya atılan plastiklerin yüzyıllarca doğada kalmasının yarattığı sorunun yanında atılan şişelerin ve cam paralarının orman yangınlarının sebebi olabildiği ihtimali bile insanı ürkütüyor. Ömrü boyunca bir ağaç ekmemiş birisinin hektarlarca ormanın yok olmasına sebep olmasının akla mantığa uyacak hiçbir mazereti olamaz. Çevreye olan duyarsızlığımızdan meydana gelen orman yangınlarından daha büyük bir felaket olabilir mi?
Çocukluğumda köyümüzün arkasında çıkan bir orman yangınında köydeki hamile ve bebek sahibi kadınlar dışında herkesin orman yangınına gittiğini hatırlıyorum.
Bu yıl Antalya için çok şansız oldu.Tarihin en büyük orman yangınını yaşadık. Manavgat bölgesindeki yangın devam ederken aynı tarihlerde Oliympos-Çıralı bölgesinde de yangın başlamıştı. Bir akşam için gittiğimiz Adrasan da kaldığımızda o yörede oturanlar ile yangına yardıma gitmeyi teklif ettiğimde karşılaştığım durum, şahsen milli duyguların zedelendiğine dair çok önemli bir işaret olmuştur. Bizim köydeki yangından otuz yıl sonra yangınlara müdahale konusunda karşılaştığım durum: Görevliler var,uçak var, helikopter var biz ne yapabiliriz ki soruları olmuştur.
Vergisini, sigortasını, prim  borcunu vaktinde ödemeyen ama yangın söndürmeyi devletten bekleyen zihniyet…Büyük tehlike burada.Sözde milliyetçilik,vatanseverlik,dürüstlük konusunda kendimize söz söyletmeyiz. Ama yaşadığımız çevreyi kirletir, tarihi eserleri tahrip eder, ormanları yakarız.
Bu güzel ülkemizi önce duygularımız koruyacak, sözde çevreci olmak nafile!


25-08-2008 00:38
Önceki Yazıları

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar