27.06.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - YILGÖR YASİN DEMİRTAŞ
EN ÇOK AKP DÖNEMİNDE OTELLER EL DEĞİŞTİRDİ

 

1987 ve1989 yıllarında dönemin Başbakanı merhum Turgut Özal tarafından teşvikleri verilmeye ve açılmaya başlanmış otellerin zamanla sayılarının çoğalması ve son 17 yıla baktığımızda sadece son 5 yıldır hiç tahmin bile edemeyeceğimiz otellerin el değiştirmesi ya da icra ve bankalar tarafından el konulması doğrusu zaman farkıyla hemen dikkat çekmektedir.  Bu durum da fark edilmeye başlayınca teknik bir açıklama aramaya aslında pek gerek yok…

 

Türkiye’de turizm biraz daha soft kontrollü ve toleranslı olarak Anap döneminde gelişmeye başlamıştı. Hatta ilk başlangıç projelerinin bizzat merhum sn. Turgut Özal tarafından yönetildiği ve start aldığını söyleyebiliriz. Bir diğer konu da bu dönemde açılan oteller daha istikrarlı ve güçlü bir hava vermekteydi.

 

Turgut Özal’ın ilk projelendirdiği bölge; Türkiye’nin Alanya ile birlikte ilk iki turistik yerinden biri olan ve zaten tanınan Kuşadası olmuştu. Kuşadası’ndaki Long Beach geleceği yüksek çok özel parsellere ayrılmış teşvik ve projeleri yapılmıştı.  Ancak dönem belediye başkanlarının rant mücadelelerinden ve de halkın geleceği görememesinden site inşaatlarına yönelmesinden dolayı bu proje daha sonra aynen Antalya Belek bölgesine uygulanmıştı.

Kuşadası’nda olan toplam 7 adet 5 yıldızlı otelin 5’i bu dönem yapılmış ve halen de Kuşadası bu otellerle ayakta durmaktadır. Ancak bodrum’da havaalanı yapılmasıyla büyük tur operatörleri Kuşadası’na operasyonlarını da durdurmuşlardır. Son 5 yılda Kuşadasının birkaç oteli yenileme yatırımı yapmış ve Pamucak-Selçuk plajında yeni birkaç otel yapılmıştır.

 

Antalya ise zamanla acenteler ve güçlü tur operatörlerinin de etkisiyle daha da gelişmiş, tüm otel yatırımları resort olarak neredeyse buraya yapılmıştır. Son dönem Lara projesi Anap – AKP rekabetinde hızlı bir şekilde doğmuştur.

 

Peki Özal’dan beri o kadar Başbakan ve hükumetler gelip geçti, neden Turizmdeki yarış sadece Anap ve AKP rekabeti halinde göründü?

 

Çünkü dünyada siyasi ve ticari dengeler ilk değişmeye başladığından beri Türkiye’de tek başına iktidar 2 parti oldu. Anap ve AKP…. Turizm Anap ile başlarken tüm kadrolar ve sistem buna göre kuruldu.

 

Şimdi de AKP dönemindeki tek parti iktidarında kadrolar ve sistem tabi ki değişiyor, değiştiriliyor. Lara projesi AKP gelmeden gündemde değildi ama Anap kaybedince mecburen hızlı bir şekilde gündeme geldi. Bu her ne kadar rekabet gibi görünse de aslında AKP’nin işine geldi çünkü bu kadar otel inşaatının aynı anda gelmesiyle ülkede bir anda inşaat, tekstil, ziraat gibi sektörler yoğunlaşma sağladı ve para dönmeye başladı.  Ardından Anap döneminde yıllardır yapılmayan yollar ve alt yapı destekleri otel sahiplerinin de ortaya çıkmasıyla birlikte AKP’yi kamçıladı ve hızlı bir şekilde yapıldı.

 

Öte yandan 1986 – 1990 arası alınan teşvik ve kredilerle yapılmış otellerin geri ödeme yapmadıkları da yine bankaların ve icraların el koymasıyla bellidir. 2003 yılına kadar ancak yurtdışı şirketlerden türk şirketlerine geçen oteller genellikle görünmekteydi ama 2003 yılından itibaren o kadar çok otel el değiştirdi ki; akla şu soruyu getirdi:

Kredi borçları mı ödenmedi yoksa vergi borçları mı ağır bastı?

Her ikisinin de katkısıyla trilyonluk oteller ortada kaldı. Çünkü Sn. Turgut Özal’dan sonraki hükumetler genellikle koalisyonlar olduğu için kredileri ve vergileri geriye isteyebilecek güç zayıftı. İkide bir erken seçim koalisyon sahiplerini ayakta tutmaya bile yetmiyordu. Her kesin her kesimden tanıdığı vardı. Sistem kilitlenmişti. Tanıdığı olmayanın oteli de göstermelik olarak devlet bankaları tarafından el konulmuştu. Ancak bu tek bir partinin iktidarı ile olabilirdi. AKP gelince ise bu uzun yılların kredi ve vergi borçlarının peşine düşülmüştü. Otelini satabilen kurtarmış, ödeyebilen ödemiş, ödeyemeyenin elinden de otel alınmıştı. Yeni bir sistem kurulmuş, vergi borçları taksitlendirilmiş ve ödeme kolaylıkları sağlanmıştı.

 

Son 3 yılda öyle oteller el değiştirdi ki acenteler de şaşırmıştı. Peki bu durum sektör tarafından nasıl karşılanabilirdi? Bu kadar otelin el değiştirmesi, temel taşların yerinden oynaması yeni patronlar mı doğurdu? Yoksa kalite mi getirdi? Ya da ülkemiz merkez bankası kasası için gelirlerin artması bir anda bu kadar borcu olan Türkiye için önemli ve şart mıydı?

 

Sektör biraz sarsıldı, bu da 2006’ya yansıdı. Turizmin kara yılı. Çünkü geleceği göremeyen ve ürününü geliştiremeyen sektörden mecburen çekildi gibi görünüyor. Ama arkası 2007 için güçlü geldi. Türkiye gelir kaynakları açısından alacağının peşine düşmesi için neden teşkil etti ve iyi gibi görünüyor. Bazen neşter gerekli oluyor. Aslında bu neşter bence sektörü daha sistemli, kaliteli ve kadroları eğitimli hale getirdi. İşe çok uzak olan patronların dahi gerçekleri görmesini sağladı diyebilirim. Aslında bu sözümü pozitif ele alırsak son 5 yıldır büyük beklentilerle güçlü yatırım yapmış ama beklediğini alamayınca yatırımını satmış patronlarımız da var.

 

1900’lü yıllarda müthiş bir alman sermayesi Türkiye turizminde dönüyordu. Otel almak isteyenler, otel yaptıranlar, teşvik edenler vs….  2000’li yıllara ise Rus sermayesi damgasını vurdu. Hem de Almanlardan çok daha güçlü bir vaziyette geldiler. 2005 yılında camiada rus ve bdt devletlerinden bir çok patron adına otel arayan ve gezen o kadar çok kişiye denk geldik ki anlatamam. Son 3 yılda da satılan ve inşaa halinde olan otellerin maliyeti ya da değerlerinin artması türk yatırımcılarının da bir nev’i kurtarıcısı olmuştur. Tek sorun bir şirketin en iyi ürünleri satın alıp tekel haline gelmesidir ki o da şu an olmaktadır.

 

Ne yababiliriz?

Bu artık büyük bir konu…  İş bilen turizm çalışanları, yöneticileri devamlı Turizm Bakanlığına ve Başbakanlığa yazılar yazarak meselenin güncelliği ve kulağını çekebilirler. Bir de Rekabet üst kurulu diye bir kurum da var. Örneğin; zamanında Gima, Carrefore ve ATV gibi markaların satışı gündemde olduğunda talip olan şirketlere, rekabet üst kurulu tarafından onaylanmadığı için satışın durdurulduğunu da özellikle belirtirim.

Ne diyelim, Dengeler önemlidir.


06-12-2007 08:54

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.