17.08.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar
MEHMET HAN ERGÜVEN

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - YILGÖR YASİN DEMİRTAŞ
YENİ PAZARLAR ARAYIŞI

 

 

Ülkemiz İstanbul’dan sonra Antalyamızla birlikte de yurtdışında hızla tanınmaya başladı. Ancak bu tanıtımı korumada ve rekabet yarışında görevimizi yapmakta yeterli miyiz?

 

Yıllardır yurtdışı fuarlarda Berlin ITB’yi bilirdik. Ardından Moskova geldi. Ardından Belçika ve Hollanda gelişti ve derken her ülke fuar yapmaya başladı. Türkiye de fuar tanıtımında EMITT ile öyle güzel zamanda ortaya çıkıp iyi bir noktaya geldi ki Berlin ITB, Moskova MITT, İngiltere International Confex ve Hollanda UTRECHT fuarlarından sonra Avrupa – Asya – Afrika kıtaları arasındaki turizm döngüsünde sayılı ve etkili bir yere geldi. Hatta Mısır’ın elindeki kültürel değerlere rağmen ve tanıtımda nerdeyse Türkiyeden ileride olmasına rağmen kayda değer bir fuar çalışması yok. Mass Turizmindeki ülkeler içinde neredeyse sadece Türkiye EMITT ile uluslar arası ve yoğun – etkin bir fuar organizasyonu oluşturmuştur. Artık Mısırlı otelciler, Ummanlı otelciler, Tunuslu otelciler, Rus ve Ortadoğulu turizmciler Türkiye EMITT fuarını planlarına mutlaka almaktalar ve önem vermekteler, hatta bu fuar ile kapılarını Avrupa ve Asya’ya açmaktalar.

 

Avrupadaki ülkeler ve Rus BDT ülkeleri de (Sibirya, Minsk, Kazakistan, Ukrayna) ayrı ayrı fuarlar oluşturmaktadır. Sizce bu fuarlara katılım sağlamalı mıyız?

 

Turizm öyle bir sektör ki hata affetmiyor. Devamlı trend halinde kalmanız gerekiyor, çünkü hayal ve gelecek satıyoruz. Büyük yatırımları hizmet ve reklam ile beslemek gerekiyor. Rekabet hayalgücü tanımıyor. Hatta turizm kendi içinde de farklı sektörlere ayrılıyor. Oteller, Acenteler, Havayolu şirketleri, Deniz işletmeleri, Shoping merkezleri, Taşımacılık, Tanıtım şirketleri…

 

Türkiye’de ilk ege kıyılarında kuşadasında İngilizlerle başlayan mass turizmi, alanyada Almanlarla devam etti. İlk İngiliz pazarından sonra Alman pazarına baktığımızda zamanla otellerin çoğalması, dünyada yeni turizm merkezlerinin de açılmasıyla ülkemizi pek besler halde değildi. Neredeyse bu pazarları korumak çok zordu. Dünyada İngiltere ve Almanya turizmde merkez ülke haline geldi. Nedeni ekonomi ve devletin tatil fonu gibi maaşdan bilinçli kesip tatili zorunlu hale getirmesiydi. Buna zamanla Hollanda, Danimarka, Belçika ve İskandinav ülkeleri de katıldı. Hatta Almanya devleti tarafından bu potansiyeli destekleyebilmek ve kontrol amaçlı TUI adıyla tur operatörü oluşturuldu. (2005’de bir ilaç firmasına satıldı)

 

Almanya ve İngiltere bu nedenle bir anda potansiyel hale geldi ve en yakın sahil ülkelerindeki yatak kapasiteleri cevap veremiyordu. Bu potansiyeli de besleyebilmek için TUI ve Thomas Cook gibi acente ve tur operatörleri yatırımcılara finans sağlayıp oteller inşa ettirdi. Dolayısıyle zamanla Almanya ve İngiltere sahil kesimindeki ülkelerde çok güçlü bir Pazar haline geldi. İlk tatil merkezi İspanya Avrupa birliği ülkelerinden olduğu dolayısıyle turizmdeki yerini öncelikli olarak aldı. Almanya ve İngiltere zamanla kış aylarında da Dominik, Kanarya adaları ve Karaipler gibi ülkelere tatil hedefledi.

 

Tunusla birlikte başlayan Türkiyenin turizmde 1995 sonrası atağa kalkması Mısır’ı da hareketlendirdi. 1998’de Dubai turizme atıldı ve zamanla Umman, Yemen de turizme girdi ve son olarak Kenya Avrupanın hedefi oldu. Bu arada Malezya, Maldivler, Tayland ve Singapur da turizme girerek rekabete başladı.

Avrupa bu kadar dağılırken Türkiyedeki yatırımlar da kaymaya başlarken Rusya neredeyse bir kurtarıcı gibi yetişti ve USD, Alman Mark’ından daha verimliydi. Kur dengesi de 2000 yılında Euro ile USD’ın önüne geçince Rus pazarı biraz yavaşlar gibi olsa da artmaya devam etmektedir.

 

Rus pazarı daha bir yıl öncesine kadar 600000 pasaportlu varken diğer turizm ülkelerine açılmaya başladığında Türkiye bu durumdan özellikle 2006’da ciddi etkilendi. Ama Rusya’da pasaport alımı kolaylaşınca 2007 yılında bunun etkisini çok güzel gördük.

 

Otellerimizde de bu arada satış departmanları oluşturulmaya başlandı ve acentelerin kendi ülkelerindeki dünya rekabetiyle reklam tanıtım hareketlerine katılımlar sağlanmaya başlandı. Bana göre en rahat tanıtım otel tanıtımıdır. Çünkü cebinizden çıkan bir para yok, acentelere oda satışından bütçe verilmektedir. Yani acente satarsa bu reklamı karşılayacak demektir.  İşte bu merkezde İspanya ve Dubai gibi turizm merkezleri turizm pastasını maddi güçleriyle büyütmeye başladılar ve yeni pazarlara girmeye başladılar. Bu biraz da TUI, Thomas Cook ve Teztour, Coral Tour, Pegas gibi tur operatörlerinin de girişimiyle oluşmaktadır. Dağılan büyük devletlerden sonra ülke sayılarının çoğalmasıyle hemen hemen her ülke kendi içinde turizm fuarı oluşturmaktadır. Fuar takvimine baktığınız zaman adeta 365 günün dolu olduğunu görüyorsunuz hatta aynı tarihlerde ayrı ayrı yerlerde fuar olduğunu görüyorsunuz.

 

Turizm Bakanlığımız hemen hemen hepsine katılım sağlamaktadır ama bu kadar fazla fuar ödeneğine baktığımızda Bakanlığa hiç tanıtım yapmıyor demek içimizden gelmiyor. Ama benim önerim doğru reklam yani bu kadar dünyada her yere gitmektense önce bize gelebilecek yakın çevreleri keşfedip buralarda yoğunlaşmak lazım derim. Örneğin; Ülkemize yakın pazarlar yani; Avrupanın bütün ülkelerinde, Rus ve BDT ülkelerinin hepsinde, Ortadoğunun tüm ülkelerinde güçlü tanıtımlara devlet olarak girmek gerekir.  Oteller olarak da eğer mass turizm ise Avrupa ve Rus BDT ülkelerinin hepsini hedeflemek; eğer İstanbul ve Kapadokya gibi kültür turizmi ise Ortadoğu, Yeni Zelanda, Avustralya ve ABD’yi de hedeflemek gerekir.

 

Her küçük bir devletten dahi hiç ummadığımız potansiyeli alabiliriz. Örneğin; belki o devleti sadece biz keşfetmişizdir, belki de kalan % 5’lik doluluğu da bu Pazar ile dolduracağız ya da average ortalamamızı bu devlet ile yükselteceğiz.

 

Bence Almanya ve Rusya’yı hiç boş bırakmadan devamlı tanıtımla beslerken, Kazakistan, Belarus, Gürcistan, Azerbeycan, Türkmenistan, Özbekistan ülkeleri yanıbaşımızda ve direk çekebiliriz.  Ukrayna UITT fuarı Rusyadan sonra bu bölgede iyice büyümeye başladı ve bize çok yakın. Litvanya, Letonya, Karadağ, Sırbistan, Hırvatistan, Polonya, Romanya da potansiyel ülkeler ve İspanya bu ülkeleri hedef almaya başladı. Türkiyenin bu yarışta yolu büyük. Mutlaka bu ülkeleri portföyüne eklemesi gerekir. Hem Bakanlık hem oteller  hem de acentelerle birlikte bu ülkelerden beklentimiz yok diye düşünmemek lazım.

 

Yani üzerinde durduğum konu ülkemize yakın ülkeleri devamlı markaja almalıyız. Yukarıda saydığımız bu ülkelerin de tatil açısından ekonomik ve kalitede yine en iyi cevap verebilecek Türkiye’dir.  Bu avantajı hissettirmeliyiz. Masraftan kaçınmanın faturası ağır olabilir.


03-10-2007 09:37

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.