28.07.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - YAVUZ ATAÇ
2007'de Turizm; imaj ve aldatılma duygusu !

 

Hollanda Turizm pazarı hakkında şimdiden sağlıklı fikir yürütmek, yaz sezonu rezervasyonları yeni başlamış olmasından dolayı oldukça erkendir.

Ancak, elimizdeki ilk verilerin 2005, hatta 2004 yaz sezonunu yakalayacak bir yükseliş sinyali vermediğini belirtmeliyiz.

 

Yaşadıkları doğal sorunların üstünü örtmek için ugraşan birkaç tur operatörünün, Utrecht fuar dönemlerinde vermiş oldukları bilgiler, (2006 yılının rezervasyonları ile kıyaslanınca, alınan günlük, yüksek yüzdesel artışlar) ne yazık ki ilerleyen dönemlerde çoğu sektör çalışanlarını ve özellikle otelcilerimizi hüsrana uğratacaktır.

 

Turizm Bakanımız bile, bu yıl turizmin geçen yıldan daha iyi olacağının işaretini aldıklarını şimdiden belirtmiştir. Bu artışın Avrupa’dan gelmeyeceği kesin gibidir. (en büyük pazarlarımız olan Almanya ve İngiltere’de bile alınan rezervasyonlar gecen yılın gerisindedir).

 

Hollanda pazarı için elimizdeki ilk verilerin, net olmasa da, yolcu sayısının önümüzdeki yıl için geçen yılınkinden çok yüksek olmayacağı, sadece İstanbul’un sağlayacağı artışla 2007 sezonunun sona ereceğini göstermektedir.

 

Burada farklı ve iyi hizmet veren tesislerin satışlarında yine artış olduğunu söylemeden geçemeyiz. Zaten geçmiş dönemlerde bu tesisler doluluk yönünden fazla bir sorun yaşamamıştır.

 

2006 yılı Türk turizminde sıkıntılarla başlayan, olumsuz bir dönemin başlangıcı olarak akıllarda kalacaktır. Geçmis yılın değerlendirmesini yaparken, öncelikle son yıllarda ülkemize tatil için gelen ziyaretcilerin belli bir bölümünün, hangi sebepten olursa olsun artık memnun ayrılmadığını kabul etmemiz gerekir.

 

Tabii ki, mutsuz ayrılan bu ziyaretçilerin, aile, arkadaş ve iş çevrelerinde Türkiye tatilleri ve Türkiye hakkında olumsuz izlenimlerini aktarmış olduklarını da unutmayalım.

 

Burada aslında en önemlisi de turizm ülkesi olarak, Avrupa’da büyük bir imaj kaybına uğramış olduğumuzdur. Belki de bu imaj kısa dönemde telafi edilmeyecek en büyük kaybımızdır.

 

Turizm Bakanlığı'nın 120 milyon dolarlık bütçe ile başlatmış oldugu ve daha şimdiden tartışılan yeni kampanyasının ise ne getireceği meçhuldur.

 

Ancak, sektörde son dönemlerde  dile getirilen ve bence doğru da olan, sektör temsilcilerinin de içinde olduğu bağımsız bir kurum veya kuruluşun, benzer imaj çalışmasını yürütmesidir.

 

İhtiyaç olan uzun vadeli bir turizm politikası ve bu politika doğrultusunda bir Master Plan’dır. Ama artık herşeyi devletten beklemenin ve talep etmenin ne kadar yanlış olduğunu da düşünmek gerekir. (yabancı tur operatörleri bile artık ülkeye turist getirdikleri için açıkcça maddi destek istemektedirler).

 

Devletin ise geçen yıl Londra’da özel sektör tarafından desteklenen “Turks” veya bu yıl Amsterdam'daki ‘İstanbul, Şehir ve Sultan’ gibi turizme katkı sağlayan sergileri bir kültür etkinliği olarak daha da çoğaltması gerekmektedir.

 

Bu arada, büyük bir görev de Türk sivil havacılığına düşmektedir. Artık Türk sivil havacılığının sadece iç hatlarda değil, dış hatlarda da büyümesi gerekmektedir. Burada en önemli etken ise, güçlü ve güvenilir Havayolu Markası yaratmaktır. Gerekirse 80’li yıllarda olduğu gibi, planlı bir şekilde Avrupa’da kendi tur operatörlerini kurmasıdır.

 

Bu arada, artık sektör dışı şahıslar tarafından bile söylenen “Çok hızlı büyümüş olduğumuz” gibi görüşlere katılmadığımı yinelemek isterim. Türkiye turizmde

yirmi yılda bu noktaya gelirken, doğal olarak kum-deniz-güneş üstüne herseyi kuracaktı. O zaman bundan kaçamazdı ama, artık turizmi ülke geneline ve 12 aya yaymamız, tarihsel, kültürel ve doğal kimliğimizi de ortaya çıkarmamız gerekmektedir.

 

Ancak bu şekilde dünya turizm pazarı içinde kendimizi ilk beş arasına sokma hedefine yaklaştırmış oluruz. Geçmiş dönemlerde yaşanan olumsuzluklarda gördüğümüz, kum-deniz-güneş tatili yapan insanların, ziyaret etmiş olduğu ülkelere sadık olmadığı olgusudur. Bundan dolayıdır ki, 2006 yaz sezonunun nerdeyse sonuna kadar, kendimizi sevdiğimiz tarafından aldatılmış gibi hissetmedik mi ki ? 

 

Yazımı bitirirken, çizmis olduğum olumsuzluklar hakkında ilerde yanılmış olmak ister ve tüm turizm camiasına başarılı bir sezon dilerim… 

 

 “En kolay şey, insanın kendisini aldatmasıdır. Çünkü insan genellikle arzu ettiği şeyin gerçek olduğuna inanır”. DEMOSTHENES


18-01-2007 15:05

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.